EN SAĞLIKLI ÇOCUK BESLENMESİ

Ekim 13, 2018
Çocuklarımızı sağlıklı besliyor muyuz?
Ne kadar sağlıklı besliyoruz?
Her gün olabildiğince mi, arada sırada mı, yoksa yaşa göre değişken mi?

Peki sağlıklı demek az yemek mi? Yoksa belli bir gruptan (yağ, karbonhidrat, protein) biri ya da birkaçı olmadan beslenmek mi?

Ya biz sürekli kontrol etmediğimizde yine sağlıklı besleniyorlar mı? Yani alışkanlık haline getirebildik mi, yoksa günü mü kurtarıyoruz?

Aslında herşey bebeklikten başlıyor. Daha siz hamileyken "sağlıklı yemek, sağlıklı yaşam" kelimelerini hayatınıza dahil ettiyseniz, 1-0 öndesiniz; çünkü hem bedeniniz hem beden içinde taşıdığınız beden sağlıklı besleniyor. Hamilelik dahil çocuğun hayattaki ilk 1000 günü genel olarak sağlıklı besinlerle geçiyorsa, işte 2. zaferiniz! Çünkü çocuğun gelecekteki sağlığının temeli bu ilk 1000 günde atılıyor. Sadece ben demiyorum, uzmanlar diyor.

Peki altın kurallar ne?





1- Dengeli beslenmek; herşeyden azar azar
2- Yeterli beslenmek; azı karar, çoğu zarar!
3- Düzenli beslenmek; öğün atlamadan, yaşam felsefesi haline getirmek!

Çocuklar düzeni çok sever ya, beslenme düzenini de oturtabilir ve bunu alışkanlık haline getirebilirsek, arada hastalıktan ya da farklı sebeplerden sapmalar olsa da ana fikri benimseyeceklerdir. Hemen değil, kararlılıkla, zaman içinde, yavaşça, sabırla... Ama mutlaka içselleştirirler.

Mesela;
1- İşe kendi beslenme alışkanlıklarımızı gözden geçirerek başlamalıyız. Altın kuralları uyguluyor muyuz? Bizi sürekli izleyen ve dediğimizi değil yaptığımızı yapan bir çift göz ve şahane bir akıla iyi örnek oluyor muyuz?

2- Paketli abur cubur diye tabir edilen ürünleri yedirmemeliyiz, ama başta yememeliyiz. Hatta eve alırken çok ince eleyip sık dokumalıyız. Bisküviler, gofretler, çikolatalar, cipsler, gazlı içecekler, vs. Eğer bu alışkanlıklarımız varsa yine de geç değil, önce biz bırakmalı, onlar için bu yiyeceklerin yerlerine geçen alternatif seçenekleri suna suna, zararlarını anlata anlata, hatta başta biraz abartarak ve korkutarak, sonunda da net tavırla kesinlikle almayarak örnek olmalıyız.

3- Daha çok meyve-sebze, daha çok kuru yemiş, tam tahıllar, mineral-protein-vitamince zengin gıdalar tükettirmeli, ev dışında her zaman nispeten daha sağlıklı gıdalara yöneltmeli ya da atıştırmalık çanta hazırlamalıyız.

4- Hem sağlıklı yiyecekleri hem de suyu uzanabileceği mesafede sunmalıyız ki acıktığında ya da susadığında elinin altındakilere güvenebilelim.


Nasıl mı?

İşte, okullarda ya da evde, kahvaltı, beslenme saati ve öğle arası için alternatif bir menü şöyle olabilir:

🍍 Dikkat! Çocuğun sevdiklerine, yemesi gerekenlere, alerji durumuna ve eldeki imkanlara göre değişebilir, ama

✨ Protein ve minerallerce zengin ve sinir sistemini destekleyen kuruyemişlerin (ceviz, badem vs), kuru meyvelerin (hurma, kayısı vs),

✨ Meyve suyu yerine özellikle posasıyla birlikte lif ve vitaminlerce zengin mevsim meyvelerinin,

✨ Bağışıklığı güçlendirici çiğ ya da hafif haşlanmış sebzelerin,

✨ Lif kaynağı tahıl grubunun

✨ Mutlaka suyun menüye dahil edilmesi dengeli bir beslenme stili oluşturacaktır.


🍍 Eğer okullarda yemekhane bir zorunluluk değil de tercihse, evde hazırlanan minik bir beslenme çantası çocukların neyden ne kadar yediğini kontrol edebilmenizi; yanına daha çok sevdiği besinlerden koyabilmenizi ve temizliğine/lezzetine güvendiğiniz gıdalardan yemesini sağlayacaktır. Çorba veya sulu ya da kokulu gıdaları eve gelince de yiyebilir.



🍍 Okula yeni başlayan çocukların okul kantininden kendi başlarına alışveriş yapması; miktarını ve anlamını bile tam kavrayamadıkları “para”nın yalnızken ellerine tutuşturulması, kaç olursa olsun “para üstünü” alacak mı kaygısı, “parayla neler aldı” diye sağlıksız yiyeceklerden uzak tutabilme endişesi, “söylediklerimi alır” diye düşünürken “ya arkadaşları alırken canı çekerse” ikilemleri bizi kantinden uzak tuttu. Canı olur da birşey çekerse bize söylemesini ve kantine gidip gördükten sonra gerekirse bizim alabileceğimizi söyledik.



🍍 En önemlisi de kendi beslenmesinden kendi sorumlu olacağı. Yani okula götürmesinden, zamanında ve okulda bitirmesinden, kabı geri getirmesine kadar kendi görevi. Eğer kendi başına kendini doyuracak kadar yerse güçsüz düşmeyeceği; zamanında bitirirse arkadaşlarıyla oyun oynamaya zamanı kalacağı vurgulanabilir. Aslında yeni okula başlayan bir çocuk öğlen 1 elmayla da doyabilir. Yanına gidip kaşıkla beslemek sorumluluğunu üstünden almaktan ve oyun vaktini çalmaktan başka işe yaramaz. Hem karnı hem ruhu doysun, kendi kendini yeterince beslenmeyi öğrenebilsin ve de bunu alışkanlık haline getirebilsin... Çocuklarımız sağlıklı büyüsün ve gelişsin.



BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate