OKUL HAYATININ İLK GÜNÜ

Eylül 10, 2018
Canımın içi mis kokulu pırlantam benim!

Hayatımda nadiren bu kadar duyguyu aynı anda taşıyabiliyorum, bugünkü gibi; senin okul hayatına başladığın ilk günkü gibi... Nasıl yoruldum bugün, ama sonunda nasıl da kuş gibi hafifledim anlatamam!

Ben acaba ne tepki vereceksin diye bu kadar heyecanlı ve stresliyken bile benden daha sakin ve kendinden emin okula girebildiğin için sevinci; birlikte geçirdiğimiz çok mutlu okul öncesi dönem adına gururu; daha dün doğmuşken nasıl hızla büyüdün de önümdeki beşikten bu sıraya geçtin diye düşünmekten korkuyu yaşıyorum ben bugün. 


Senin adına çok mutlu ve çok huzurluyum, her daim şükrediyorum; ama bir bilsen yüreğimi, elimden kayıp gitme hissini... Sanki seni kendi ellerimle bırakıyormuşum ve gidiyormuşum gibi... Kimselere emanet edemezken seni, hiç tanımadığım insanların arasına hiç tanımadığım öğretmenine teslim etmek zorundayım. Bu sefer arkama ağlayarak değil dimdik bakmak, gülmek, sanki herşey çok normalmiş gibi davranmak ve yine çok güçlü olmak zorundayım.







Ama zor bebeğim. Bir anne için öyle zor öyle çaresiz bir durum ki... Allah sağlıklı, böyle gururlu ayrılıklar versin tabi ama sen bebeğimsin ki hala benim... Seni tamamen herkesden ve herşeyden koruyabildiğim yanıbaşımdan hiç bilmediğim bir ortama koyuyorum şimdi. Ve işin acı tarafı bu yeni hayatımızın, yeni açılan sayfanın başlangıcı. Geriye dönüş yok bir daha... Hayat boyu yaşanacak ayrılıkların ilki ve bu aşama aşama devam edecek biliyorum. Sana söyleyemiyorum ama içimde ne fırtınalar kopuyor...

Diğer yandan, müthiş gururluyum. Sağlıkla, mutlulukla, kahkahalarla, dolu dolu zaman geçirerek geldik bugünlere birlikte... Çok şükür, bin şükür. Belki yaptıklarımızı tek tek hatırlamayacaksın ama umarım sana hissettirdiğim duygular kalbinde bir ömür yer alır, kişiliğini şekillendirir ve hep "iyi ki" lerle donatır.

Biz nasıl mı hazırlandık okul hayatına seninle? Bir yazımda yazmıştım detaylı, şimdi başka bir açıdan yazayım...
Oynadık.
Çok oynadık.
Plansız, programsız, zoraki olmayan oyunlar kurduk. Her işi birlikte yaptık, ki onlar iş değil senin hayata hazırlanman için en güzel etkinliklerdi bana göre. O etkinlikleri biz hep sohbetle, hep masallarla, hep hayallerle, hep şakalarla, yaratıcılıkla ve keyifle yaptık. Ev işinden tut bahçe işine, alışverişten tut spora... Ben seninle kendime yeni bir hayat kurdum, baştan aşağı seni hayatın içine dahil eden ve kendimi unutmadan asıl seninle ben olduğum bir hayat. Seni elimine etmeden, yokmuşsun gibi davranmadan, tam tersine seninle inanılmaz eğlenceli ve bana çok şey öğreten bir hayat. Kimi zaman kitaplarla, kimi zaman müziklerle dansla, ders çalışarak, ders vererek ve alarak, sorumluluk alarak, kahkahalar atarak, kendimizle dalga geçerek, yani hayatı dolu dolu yaşayarak çocuk büyütmeye çalıştım ben... Tabi babanla ve sonradan aramıza katılan kardeşinle birlikte...

Önce kreş hayatın, sonra da okul öncesi dikkat ettiğimiz birkaç nokta da hazırlık sürecimize yardım etti;
  • Okula başlayacağın için çok heyecanlı ve gergindik. Özellikle kreşe başlaman bizi psikolojik olarak zorladığı için. Ama korkularımızı hep içten yaşadık ve sana hep kendimizden emin davrandık. "Yaaa Demir çok heyecanlı biliyor musun ilkokul" diyerek başladık konuşmalarımıza ve hep keyifli anılarımızı anlattık. Seni korkutmadan yüreklendirmeyi tercih ettik. Öğretmen-öğrenciler, sınıf, okul, davranışlar, alışkanlıklar, dikkat edilmesi gerekenler, kendini koruma yöntemleri, ahlak kuralları vb. herşeyi adım adım anlattık, gün ve gün... Aklımıza geldikçe, en önemli noktaları anlayabileceğin kadar basit, kısa ve net şekilde konuştuk...
  • Birlikte yaptığımız onca şey bir sürü etkinlik sana dil gelişimin, sosyal gelişimin, sorumluluk alman, temel görgü kuralların, saygılı ve sevgi dolu oluşun, el becerilerin, akademik seviyen olarak o kadar şey katmış ki farkında olmadan, uzman da dahil dışarıdan bakan gözler, tüm yakınlarımız bunu çok kolay anlar hale geldi
  • Bir yerde okumuştum. "Eğer çocuğunuzla güvenli bağlanmayı sağlayabildiyseniz okul öncesi dönemde, okulun ilk günü tahmin ettiğiniz kadar zorlanmazsınız" yazıyordu. Ayrılık kaygısı daha kolay aşılırmış. Sanırım bunu başardık bebeğim. Artık biliyorsun; biz söz verdik mi tutarız. "Burdayız" diyorsak burdayızdır, "bekliyoruz" dersek hiç bir yere gitmeyiz. Bizim zaten sana güvenimiz sonsuz, ama daha da önemlisi senin bize güveniyor olman. Öyle huzur verici ki...
  • Bu yazı spor etkinlikleriyle geçirdik. Hem senin sosyalleşmen, hem beden sağlığın, sporu hayatına yavaş yavaş kalıcı olarak sokman ve bizle yaşadığın kısa ayrılıklar da seni farklı kişi ve ortamlara hazırladı diye düşünüyorum. Tatil de yaptık, okulun başlamasına 2 gün kala eve döndük. "Yok artık" diyeceksin ama bize göre minimum stres yaşaman gerekiyordu ne yapalım :)
  • Seninle hiç ayrılmadık bebeğim, hem de hiç. Allah ayırmasın, sen istemeden de ayrılmaya niyetim yok. Ne sensiz bir tatil, ne bir gezi, ne de bir faaliyet. İstiyorum ki sen bize biz sana doyalım, doya doya yaşayalım çocukluğunu, sevgimizi. Çünkü bu çocukluk 1 defa yaşanıyor. Eğer mutlu yaşarsan izleri ömür boyu hayatında ve karakterinde taşınıyor.
  • Bugünden itibaren alıştırma haftasındayız. Her gün 2 saat okula getirip bırakacağız seni ve çıkana kadar orada bekleyeceğiz. Haftaya servise başlayıp 09:00-15:00 arası okulda olacaksın. ve ben seni "bekliyorum" dediğim yerde bekleyip kucaklayarak karşılayacağım.

Ve boncuğum...
Okul yaşamının bu ilk günü gibi 🦋 Gönlün her zaman tertemiz sıcacık kalsın, gözlerin her koşulda umutlu hep ışıl ışıl baksın, vicdanın rahat şansın bol olsun, akademik başarılar bir tarafa ki insani değerlerinin yanında hepsi boş-en önemlisi gittiğin yol Atatürk’ün yolu; önceliğin Cumhuriyet; hedefin hep “iyi insan” olmak olsun, eğilip bükülmeden onurlu ve özgür yaşamak ilken, en başta da hep güzel insanlarla karşılaşacağın/aksi durumda da tüm zorluklarla başetmeyi öğrenip dilediğince yaşayacağın “çok ama çok mutlu” bir ömrün olsun 💙


Hep önünde ve arkanda, istediğin sürece yanında, sadece bir nefes uzağında, tüm kalbimle seninleyim. 💕

Seni sonsuz, senin deyiminle "uzay kadar, hatta ondan da çok" seven annen...

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate