EMZİRME SONU VE VEDALAR İLE 19.AY!

Temmuz 18, 2018
Bir kere daha aynı ayrılık kaygısını yaşıyorum, bu sefer Deniz için.

Bu yazıda 3 ayrı vedadan bahsedeceğim; memeye-yatak odasına-biberona. Çünkü üç ayrılık da birbirine o kadar bağlı ki...





1. Memeye veda

Demir'i yaklaşık 15 ay emzirebilmiştim. Kendi isteğiyle, memeye isteği azala azala ve benimle oyun isteği artarak bir anda bıraktı emmeyi. Çok tuhaf hissetmiştim. Her zaman emzirdiğim saatlerde, bir akşam işten eve gelip, emzirmek için oturduğumda kafasını çevirip reddetmesiyle şok oldum. Öyle ki tekrar sordum, tekrar istemedi. Onun yerine elimden tuttu ve beni içeriye oyun oynama çekti. O zamanları, emzirme sıklığını ve bırakma aşamalarını, süreçte okuduğum doktor ve psikolog yazılarını bir yazımda detaylarıyla anlatmıştım.


Demiştim ki; "Memeden kesme, bebeğin anneden ayrışmasını ve bireyselleşmesini destekleyen ilk adım olduğu için anneler söz konusu olan bağımlılığı yitirme kaygısıyla bu konuda çelişki yaşayabilirler."

Aslında ilk değil; önce ilk adımlarla bağımsızlık kazanılıyor, sonra yavaş yavaş kendi beslenmekle, sonra da emzirmenin bitmesiye. Bu ayrılıklar hiç bitmiyor. Ve çocuk anneden böyle böyle kopmazsa anne çocuktan hiiiç mi hiç kopamıyor!

Evet biliyorum, çok şükür ki Deniz'e de anne sütü verebildim. Ve "ne kadar içse kardır" lafıyla başlayıp, "6 ay yetse keşke", "1 yaşına kadar emerse iyi olur", "abisi kadar emse ne ala" diye diye çok uzun bir süre de içti, çok şükür. Hamilelikten başlayarak doğum sonrası emzirme sonuna kadar o kadar dikkat ediyor ki bir anne herşeyine...Beslenmesine, sağlığına, uykusuna, kilosuna...Her dönem canının parçası için yaşıyor ama bu uzun süreçte daha da özverili oluyor ve olmak zorunda. Hatta bu "dikkat süreci" ne o kadar alışıyor ki insan, emzirme sonuna geldiğinde bile hala dikkat etmeye devam ediyor :)


Yaklaşık 18 aylıkken, bebeğimin emme süresi azaldı, gündüz akşama kadar hiç aramadığı oldu, bazen emmeyi reddetmeye başladı, gece uyuma süresi arttı. Hatta gece en fazla 2 kere kalkıyordu. Dedik ki artık yavaş yavaş zamanı geliyor. Bir gün hiç emzirmedim, akşam yatarken de emzirmedim. Kıyamet koptu tabi akşam uykusu geldiğinde, ama kararlıydım. Çünkü sadece alışkanlıktan emiyordu. 2 gün alışma süresi derken 3. gün ve gece aramadı bile. İkinci gün ben biraz rahatsız oldum ve pompayla kalan az sütü sağdım. Bir daha da süt gelmedi, Deniz de emmedi.

2. Yatak odasına veda

İki çocuğu da birbirinden uykusuz ve emziren bir anne olarak, tecrübemize dayalı "çocuk odası ve uyku düzeni" hakkında yazdığım yazıda bahsetmiştim; emzirme dönemi bitmeden ya da gece emzirme aralıkları uzamadan bebeği annenin odasından ayırmanın bir anlamı yok. Daha çok gel-git lerle sinirler harap oluyor, hepsi bu. Deniz'de 1 yaşından sonra denememize rağmen o gece sabaha kadar 6-7 kez kalkıp yanına gittim, hem de art arda 3 gün! 4. gün park yatağını tekrar odamıza taşıdık. Hazır değildi. Çünkü gece hala 2-3 saatte bir kalkıp emiyordu. Bir de beni göremeyince kokumu alamayınca sinirleniyordu.


Emzirmeyi sonlandıracağım gün yatağı abisinin odasına yani artık "çocuk ve oyun odası"na taşıdık. Hem memeye hem de bizim odaya aynı gün veda etti yani :) Tabi bunları hep birkaç gün önceden konuşmaya başlayarak yaptık. Çok küçük, anlamaz dememeli insan. Cin gibiler ve öyle iyi anlıyorlar ki hoşlanmadıkları olayı duyunca daha dinlerken yüzlerini buruşturuyorlar :) Odaya veda da korktuğum gibi olmadı. Eskisi gibi gecede 1 ya da 2 kere kalkarak uykuyu sürdürdü. Bu vedayı da başarıyla tamamlamıştık.

3. Biberona veda

Emmeyen çocuk gece yatarken ne içiyor peki? Tabii ki normal süt. İster devam sütü, ister inek sütü ya da keçi sütü olsun; sütü seven çocuğun yatarken süt içmesi kadar güzel birşey yok. Hem sabaha kadar tok duruyorlar hem de ılık bir sütle kucakta rahatlıyorlar. Mümkünse balsız, kesinlikle şekersiz, sadece süt olsun ki diş çürümesini teşvik etmeyelim. Peki sütü nasıl içiyor?


Biz 1 yaşından beri yavaş yavaş pipet kullandırdık ikisine de. Bardaktan su içerken pipetle rahat içiyorlar. Böylece evde olduğumuz zamanlarda su içimini tamamen bardaktan yaptık. Sütü de bir süredir ara ara bardaktan yine pipetle içiriyordum ki geçişimiz kolay olsun. Biberonları artık atacağımıza, hep bardaktan içeceğimize çünkü büyüdüğümüze dair açıklama yaptıktan sonra emzirme olayının tamamen bitiminde biberonları birlikte çöpe attık. Hiç ağlamadan kabul etti durumu, çünkü bardağa alışmıştı. Akşam da sütü bardakta içip yattı. Peki ya gece? Uyandığında meme yok, biberon yok, bardaktan da veremiyorum. Bu şekilde sabaha kadar süt olmayacağını da birkaç gece direnerek anladı. Hem de avazı çıktığı kadar bağırarak, kendini geriye doğru atarak, yeri göğü inleterek! Vallahi ben uykusuz çocuklarımı bu uykusuzlukla ve yorgunlukla fırlatıp atmadıysan bu dönem, bir daha da atmam :))

Biz bu 3 vedayı her zaman olduğu gibi olay öncesinde konuşa konuşa, açıklayarak, tane tane anlatarak aştık. Tabii ki direnecek, zorlanacak, isyan edecek. Açıkçası canımıza okudu küçücük kuzu! Ama alışma sürecinde çok normal diye sabrediyoruz. Artan oyun isteğini, paylaşım isteğini görerek daha çok ilgilenmeye ve oyunlarla sohbetle bol sarılıp öpmelerle iletişime devam ediyoruz.

Bu evreleri sağlıkla atlatmış ebeveynler olarak şükür diyor, 2 yaş sendromuna adım adım yürüyoruz :)!

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate