BEBEK SÜNNETİ

Mart 21, 2018
Oğlu olacağını olan her anne baba gibi daha cinsiyetini öğrenir öğrenmez düşünülmeye başlanır sünnet konusu. Öyle korkulur ki bu olaydan ve iyileşme sürecinden, insanın gözünde büyür de büyür; olay ertelendikçe ertelenir...

Bizde olduğu gibi...


Demir doğmadan önce, "40'ı çıkınca hemen yaptıralım" dediğimiz sünneti 3. ay bitiminde anca yaptırabilmiştik. O zaman İzmir'de yaşadığımızdan, oradaki doktor araştırmamızı, yaşadığımız stresi, süreci, öncesi ve sonrasını blogda detaylı yazmıştım. İşlem özetle cerrahi bir işlemdi. Ama istediğimiz gibi bebeğin uyutulması söz konusu değildi. Lokal uyuşturarak işlemi yapıyorlar. Biz doktorun bütün bilgilendirmelerini dikkatle izleyip hassasiyet gösterdik ve çok şükür bir sorun yaşamadık. Gittiğimiz doktorumuz Dr. Cengiz Gidener'in sayfasına buradan ulaşıp detaylı bilgi alabilirsiniz. Hatta öyle memnun kaldık ki, çevremizde birçok kişiye güvenerek önerdik. Dedik ki, "keşke bu kadar korkmadan daha da erken yaptırsaymışız". 1-2 hafta daha gecikseymişiz epey zorlanırmışız, çünkü Demir yan dönmelere başlamıştı. 





İkinci bebeğimizin de erkek olduğunu öğrenince, bir de bu sefer Ankara'da yaşadığımız için hemen başladık doktor arayışına. Daha erken yaptırma konusunda kararlıydık bu sefer, ama yine lohusalık sürecini atlatmak istedik; hem benim sağlığım/emzirme düzenim vs., hem de onun kendini toparlaması için. Bu konu hakkında araştırmalar aslında çeşitli; bazı uzmanlar sünnetin psikolojik sorunlara yol açmaması için özellikle 1-6 yaş arası yapılmaması gerektiğini savunuyor. Bazıları ise 7 yaş sonrasında yapılmasının ileride fizyolojik etkilerinin olacağından bahsediyor. Aslında çocuğun bilinci fazla gelişmeden ve çevresiyle fazla etkileşmeden, gereksiz şakalara ve dolayısıyla korkulara maruz kalmadan bu olayı atlatmak en mantıklısı diye düşündük biz de.  

Ankara'da "kolay sünnet" diye araştırırsanız Dr. Ferda Şenel'in sayfasını göreceksiniz. Kolay yöntem olmasının sebebi, cerrahi işlemin ve insanı rahatsız eden "kan" görüntüsünün olmaması. "Plastik kıskaç" denen yöntem ile ilgili detaylı bilgiye sayfasından ulaşabilirsiniz. Deniz henüz 42 günlükken sünnetini yaptırdık. İşinde oldukça titiz, ilgili bir doktor Ferda Bey ve bize süreci, dikkat etmemiz gerekenleri tüm detaylarıyla hatta karşılaşacağımız durumlar ve örneklerden bahsederek anlattı. Cerrahi yöntem ile kıyaslayacak olursak bakım süreci belki biraz daha zahmetli (1 hafta kadar çift bez, bardak ve yağlı krem kullanımı gibi) ama kesinlikle sonuç süper. En önemlisi açık bir yara olmadığı için cerrahi yönteme göre enfeksiyon riski çok çok az. Deniz'in de daha küçük olması Demir'den çok daha hızlı toparlanmasına sebep olmuştur mutlaka.  


Bu işlemde yöntemden ziyade doktor ve çocuğun yaşı çok önemli. Tavsiyeler, olabildiğince küçükken; hatta yenidoğan sünneti dediğimiz ilk 30 gün içinde sünnetin yapılması. Çünkü bu evrede bebeklerin ağrı eşiği çok yüksek yani ağrıyı az hissediyorlar ve çok az ağrı kesici kullanılıyor, vücut hareketleri kısıtlı olduğundan hem kendilerine zarar verme olasılığı az hem anneye bakım kolaylığı var, yara iyileşmesi çok hızlı, psikolojik olarak etkilenmemiş oluyorlar ve sağlığa faydalarından da (idrar yolu iltihabı gibi) bir an önce yararlanmış oluyorlar. Ben Ankara ve İzmir'deki bu doktorları gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim. Nerede olursak olalım, mümkün olduğunca yaptıranlarla konuşup doktor tavsiyesi alarak gitmeli. Tabi herhangi bir sağlık sorununun olmaması ve bakım yapacak olan kişinin (genelde annenin) hazır olması ilk şart. 

Kuzucuklarım benim...Hayat boyu en büyük acınız bu kadar olsun. Biraz olsun hafifletebileyim diye ellerim hep üzerinizde olsun...ve böyle unutulup yazılarda son bulsun...

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate