ÇOCUKLARDA UYKU DÜZENİ VE ÇOCUK ODASI

Aralık 25, 2017
Daha önce biz çocuk odasını nereden aldık, nasıl yaptık diye anlatmıştım. Bir de bunun arka planı var, "ne zaman odalar ayrılmalı?" dolayısıyla "uyku sorunu ne zaman aşılıyor?"

Aslında belli zamanı, kuralı yok. Durumlar, şartlar, maddi imkanlar, manevi durumlar aileden aileye ve çocuktan çocuğa göre değişiyor. Kimi uzman 1 yaşından sonra oda yapın diyor, kimi 2 yaşına kadar anneyle aynı odayı paylaşması güvenli bağlanma için daha iyi olur diyor, kimi de 6.aydan sonra odanızı da yataklarınızı da ayırın diyor.



Bence önemli olan hazır olma durumu. Çocuğun hazır olması değil, ebeveynlerin hazır olması :) Çünkü çocuk doğal olarak anne-baba ile yattığı odadan ayrılmak, o güvenli kokuları ve sıcaklığı bırakıp yalnız başına başka yatağa geçmek istemez. Ama ebeveynler hazırsa, kararlıysa ve de bu konuda istikrarlı davranırsa çocuk da yeni düzene alışacaktır. Değilse, düzen oturtma konusunda tekrar ve tekrar başa dönüp durursunuz. Örnek: biz :)
  • Biz ne mi yaptık? Öncelikle yeni doğmuş bir bebeğe oda yapmak istemedik. Büyüyene kadar ihtiyacı olacak bir yatak olarak oyun parkı almaya onu da kendi odamıza koymaya karar verdik. Evet büyüyene kadar, ama kime göre neye göre :) 
  • Sonra, 6.ayda büyüdüğüne karar verip yattığı oyun parkını yan odaya taşıdık. Yine oda yapmadık çünkü küçük kutu gibi bir evimiz vardı. Yakın bir zamanda taşınacaktık ve taşınacağımız eve göre çocuk odası yapmaya karar verdik. Yani şimdilik sadece odamızı ayırdık. Ama özlemin yanında, emzirmem 15.aya kadar devam ettiği ve her 2-3 saatte bir uyandığım için bana git-gel durumları eziyet oldu. O da yalnız uyumaya alışmadı, hatta özleminden ve korkusundan gece benden daha zor ayrıldı. Bu ders oldu ve 2. çocuğumuzda 6 aylık hele de sürekli anne sütü alan bir çocuğu odamızdan ayırmaya hiiiç yeltenmedik :) 
  • Madem öyle, olsun...O zaman emzirme bitince kararlı bir şekilde uygulamaya geçeriz dedik. Ne de olsa gece uyanma aralıkları kocamaaan 3 saat olmuş gibiydi. Ama bütün gece uyuması gerekmez miydi, neden bizim çocuk böyle uykusuzdu, ne zaman akşam yatıp sabah kalkacaktı? Neyse karar verilmişti bir kere, uyansa da yan odaya gidip pişpişleyip yatırılacaktı. Sonuçta neredeyse 1.5 yaşındaydı! Ama o zaman da işler hiç kolay olmuyordu: çünkü çocuk büyümüştü, ayaklanmıştı, gece uyanıp bir de oyun parkında geziyordu, daha bilinçliydi hem de strateji geliştirecek kadar, ağlıyordu ama meme yoktu, anne sallayıp yatırıyor ve gidiyordu, ama her ağlayınca odaya geri geliyordu, eh çocuk anne kokusu istiyordu, o yüzden daha sık ağlamalıydı, hatta anne yatırdığında uyumuş gibi yapıp anne odadan çıkar çıkmaz gülücükler atmalıydı! Ve tabii ki, o yorgunluğa, uykusuzluğa ve de ağlamalarına dayanamadım, eh sabah iş de var bahanem hazır...kararlılığım kısa surdu ve akşam kendi yatağına yatırsam da gece ben yattıktan sonra ilk kalkışında yanıma almaya başladım. Sonra bir baktım ki ondan çok ben alışmışım bu duruma, onunla koyun koyuna yatmaya, kokusuyla uyumaya, onun ihtiyacı vardan öte bizim de ona ihtiyacımız olduğuna inandık, zaten ben kabul etmesem babanın "nooolur"larına dayanamayacaktım ve “birgün kendi yatağında yatmaya alişacak ve sonra zaten yanımıza gelmeyecek, neden tadını çikarmayalım” dedik. Belki de uykuyu seven bir çocuğumuz olsaydı çok kolay hallederdik bu uyku sorununu, ama biz inat etmeyi bıraktık :) Bu sebeple de 2. çocukta en azından gece emzirme aralıklarım uzayana kadar böyle oyunlara hiç mi hiç girmiyoruz bile :) Deniz'im şu an 1 yaşında, hala emziriyorum, çok uykusuzum ama en azından sinirlerim öncekine göre daha az harap oldu :)

  • Sonra Demir'im 2 yaşında oldu, yatış şeklinden ve kapladığı alandan yataklara sığmaz bizi de sığdırmaz oldu boncuğum :) Taşınma vakti geldi. Artık beğendiği renkler, tercih ettiği şekil ve oyuncaklar vardı. Ona sorarak, biraz yönlendirerek, birlikte heyecanlanarak kendimize göre bir oda yaptık. Çok beğendi, çok heyecanlandı. Ama bir şartımız vardı; sadece o yatakta yatacak olan o odayı kullanabilirdi. Eyvah! 
  • Odasını hazırlayıp onu yatırdığımız ilk gece kabusla uyanıp yatağımdan deli gibi sıçradım; bir de gece gece ağladım nasıl bırakırdım onu başka bir odada! Nasıl terkederdim onu başka bir yatakta! Eşim bana gülüyor ben çocuğuma ağlıyordum. O gece yanımıza gelince aylardır görmemişim gibi sarılıp bağrıma bastım :) Sonra başka gece o geldi, bir daha, bir daha...Dedik ki odana ihtiyacın yoksa onu ihtiyacı olanlara verelim içindekilerle beraber. Sen hep yanımıza gelip duruyorsun...Hayıııır diye inletti ortalığı!
  • Bir gece uyandım ki, odamızın kapısında ağlıyor, "neden ağlıyorsun ne oldu gelsene bebeğim diyorum "sizi çok özledim ama şimdi ben yanınıza gelirsem odamı başkalarına verirsiniz" cümlesi içime işliyor. Nasıl strese sokmuşuz farkında olmadan...Hemen alıyorum yine sarılarak yanıma, sabah konuşalım diyoruz...
  • Bu sefer son ve bence EN İYİ kararımızı uyguladık o gün, tartışarak ve konuşarak. Herkesin odası ayrıydı, herkesin yatağı da ayrıydı. Herkes kendi odasında ve yatağında uyumaya gidecekti akşam, uyumuyorsa zaten öyle bir odaya ve eşyalara gerek yoktu; ihtiyacı olanlara verilecekti. Ama yoook odamızı, eşyalarımızı, yatağımızı çok sevdiysek işte o zaman başka odalara gitmeye gerek yoktu. Ama strese girmeye de gerek yoktu. Gece uyandık, uyumaya çalıştık uyuyamadık, çok da özlediysek gidip anne-babamızın yanına kıvrılmaya; anne-babanın da özleyince çocuğunun yatağına gidip özlem gidermeye hakkı vardı. Sabah olunca zaten hemen kocaman yatakta toplaşılıp günaydın öpücükleri verilecekti :)
Sonra ne mi oldu? Böyle odalar arası gidip gelmeleri devam etti. Yaklaşık 2 yaşından sonra gece 1 defa kalkar oldu, onda yanımıza gelip yattığında sabaha kadar uyurdu. Önceleri her gece gelip kalan uykusunu bizimle tamamlardı, sonradan azaldı, 3 yaşından sonra iyice azaldı...4 yaşından beri de sayılıdır yanımıza geldiği...

Şimdi 5 yaşında. Yaklaşık 3. aydan beri oturtmaya çalışıyorum uyku düzenini. Gündüz ve gece uyku saatlerinin düzenli olması çok önemli benim için. Çünkü çocuk düzeni sever! Önceleri akşam 8'di uyku saati, sonra yavaş yavaş kaydırdık. Şimdi her akşam 21:00-21:30 arası yatağına birlikte yatarız, masallar okur anlatırız. Uyuyunca yanından ayrılır, sabah üstümüze atlamasıyla uyanırız. Sorsanız, en sevdiği yatak kendi yatağı, en vazgeçemediği oda kendi odası. Ama tercihen en sevdiği uyku pozisyonu kucakta, burnunu boynumuza sokarak ona sarıldığımız pozisyon. Sonra yatağına götürmemizden mutlu oluyormuş :) Ama çoğu gece yine de yatakta uyumayı tercih ediyor.

Yani onca debelenme, oda/yatak ayırımı için acele etmeye çalışma falan...Gereksiz. Çok da dert etmemek lazımmış. Her aile çocuğuna göre şekillendirmeli her tür düzeni. Uyku düzeni olsun da, nerde nasıl uyuması gerektiği değil önemli olan...Zamanında uyuması...Nasıl mutluysa öyle uyuması...Kucakta, sarılarak, kokumuzu alarak, eğri büğrü, yatağımızda, dizimizde...Doğrusunu bilerek, konuşarak, ama strese sokmadan, onu rahatlatarak, ona güvence vererek, huzurlu olmasını sağlayarak yavaş yavaş uyku düzeni kurulması...

Bizler rahat olalım ki, onlar da rahat olsun :)

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate