EVDE YOĞURT YAPIMI

Aralık 07, 2013
Evdeki çocuk sayısının 2'ye çıkması, defalarca yoğurt denemesi yapılması ve ailenin yoğurda bayılması sonucu minik ek gıda kavanozlarıyla yola çıkılan yoğurt tecrübeleri büyük tencerelere aktarılmış olup, yıllar önce yazılan bu yazı güncellenmiştir :)

Evde yapılmış yoğurdun lezzeti gibi var mı? Nerede yenirse yensin hem tadından hem kıvamından anlaşılır ev yoğurdu olduğu. Buram buram süt ve çocukluğumuzda annelerimizin/anneannelerimizin öğrettiği nasihatler kokar. Herkes sevmeyebilir tabii. Hele ki satılan o kadar güzel kıvamlı, lezzetli yoğurtlar varken. Ama söz konusu çocuğunuzsa herşeyin olabildiğince en doğalını, kendinizin görerek-dokunarak-içeriğini bilerek, güvenle hazırlayıp yedirmeye çalışıyorsunuz.

Hele bir de çocuğunuzu tanıştıracağınız İLK ek gıda yoğurtsa...Demir de Deniz de ilk 6 ay sadece anne sütüyle beslendiklerinden, 6. ayda tanıştıkları ilk ek gıda yoğurt oldu. Burada bir not düşelim;

1- İlk 6 ay hem bebek sağlığı hem anne sağlığı için MÜMKÜNSE SADECE ANNE SÜTÜ, değilse devam sütü alsınlar ki bağışıklıkları, sindirim sistemleri iyice gelişsin.

2-1 yaşına kadar bebeklere inek sütü verilmemesi gerekse de süt ürünleri için böyle bir kısıtlama yok. 3 gün bekleme ve azar azar öğüne ekleme koşuluyla, örneğin yoğurt yapımında, sindirim sorunlarına yol açan protein parçalandığı için rahatlıkla bebeklere verilebilir.

Yoğurtlu bebeğim:)
Ben de kurabiyeme yedirmek için 5 sene önce ilk defa yoğurt mayaladım. Ayrıca bir yoğurt yapma makinesi almadım. 1 yaşına kadar 200 ml'lik kapaklı cam kavanozlarda mayalayarak, her gün 1 tanesini öğün olarak tüketmelerine özen gösterdim. Dışarıya çıkarken de hazırsa 1 kavanozu yanımıza aldım. Şimdi Demir 5, Deniz 1 yaşını geçti. Artık tencerede mayalıyorum ve ikisinin de her gün 1 kase yoğurt yemelerine dikkat ediyorum.



Tarif anneanneme ve anneme ait. Yalnız birçok yerde yapılandan farklı olarak ben çiğ süt kullanmıyorum. Gıda mühendisi olup işin arka planını bilince daha temkinli yaklaşıyorum. Hem sağlığımız hem de sütün besin değerlerinden maksimum yararlanmak için çiğ süt yerine yoğurdumu PASTÖRİZE (GÜNLÜK) SÜT ile yapıyorum. Sütler hakkında özet bilgiyi en anlaşılır şekilde şu yazımda verdim.

İlave olarak şunu unutmamalıyız; bir kere çiğ süt mutfağa girdi mi, içindeki bakterilerin mutfağa bulaşmaması mümkün değildir, çünkü kullanılan bütün ekipmanlar sterilize edilemeyecektir. Ayrıca uzun süre kaynatma ile besin değerindeki düşüş pastörize sütteki besin kaybından daha fazladır. "Ama eskiden pastörize süt mü vardı, çiğ süt kullanılıyordu" cümlesini kullanıyorsanız bilin ki, öncelikle eskiden herkesin süt aldığı kişiler belliydi, güvendikleri yer ve insanlardan alınıyordu. Bu insanların beslediği hayvanlar da, hayvanların sağlığı da, yedikleri yem de belliydi. İlave olarak yerleşim yerlerinin az ve birbirine yakın olmasından dolayı hızlı bir şekilde sütün dağıtılmasında da sorun yoktu. Buna rağmen olası hastalıkların da kaynağının çiğ süt olup olmadığı bilinmediği için birçok kişi hastalanıyor ve hatta ölümden dönüyordu. Günümüzde maalesef çiğ sütü temin edeceğimiz insanların sağım şartlarını bilemiyoruz. Onlara güvensek de hangi hayvandan aldıklarını, o hayvanın hastalıklı olup olmadığını, nasıl beslendiğini, dolayısıyla içerdiği parazit ve diğer mikroorganizmaları bilemeyiz. Ayrıca ülkemizin, hatta büyük şehirlerin bir ucundan diğerine taşınacak onca sütün soğuk zincir kırılmadan güvenli bir şekilde taşınması da mümkün değil. Bu sebeple hayvan sağlığının ve yetiştirilmesinin yanında çiftliklerin, çiftçilerinin eğitimlerinin dahil kontrol edildiği endüstri sütlerini tercih etmek gerekir. Hangisini gönül rahatlığıyla tüketeceğiniz size kalmış, tercih sizin, risk sizin.

Gelelim püf noktalarıyla yoğurt yapımına;


  • Önce mayayı hazırlayın. Evdeki yoğurdunuzdan bir miktar bir kaseye alın ve iyice karıştırarak inceltin. Koyu olursa sütün içinde kolay erimeyip dibe çöküyor! Biraz sonra ısıtacağınız sütten de ekleyip hafif sulandırabilirsiniz. Yoğurt market yoğurdu olabilir, hiç sorun değil, zaten yoğurt yapa yapa en doğal mayayı elde etmiş olacaksınız.
  • 1 litre pastörize günlük sütü (güvendiğiniz, büyük firmaların markalarını tercih edin) bir tencereye alın ve ocakta ısıtmaya başlayın. Termometreniz varsa yaklaşık 40 dereceye ulaştığınızda, yoksa temiz elinizin serçe parmağıyla sütün içinde 7-10 saniye bekleyebildiğinizde mayalama sıcaklığına ulaşmışsınız demektir. Çok sıcak olursa yoğurdunuz kesiliyor, soğuk olursa tutmuyor, ılık olmasına özen gösterin.
  • Artık mayalayabilirsiniz; ölçü olarak 1 litre süte 1 yemek kaşığı denir ama ben biraz daha fazla koyuyorum. Örneğin 200 ml'lik kavanozların her birine sütü bölüp 1 tatlı kaşığı yoğurtla ayrı ayrı, ya da tencerede 1 litre ısınmış süte 2 dolu yemek kaşığı tek seferde koyuyorum. Burada karıştırma hafif yapılmalı, çok karıştırıp süt soğutulmamalı ve hemen kapak kapatılmalı.
  • Önceden battaniyeye sararak yaptığım mayalama işlemini artık daha pratik olduğu için fırında yapıyorum. Önceden 50 dereceye ısıttığım fırına kavanozları/tencereyi koyup fırını kapatıyorum. Yaklaşık 3 saatte yoğurdunuz mayalanmış oluyor. Bu süreyi çok aşarsanız yoğurdunuz ekşi ya da az kıvamlı olabilir. Daha az beklerseniz de yoğurt tutmamış oluyor. Yaklaşık olarak 3 saatten sonra kontrol ederek işleme devam edebilirsiniz. Eğer yeterince kıvam almışsa hemen buzdolabına koyun, daha da toparlanacak ve ertesi gün şahane yoğurdunuz hazır olacak. Eğer kıvamı hala süt gibiyse fırını yakıp 50 dereceye getirin ve kapatın. Bir yarım saat-1 saat sonra tekrar kontrol edin ve sertleşene kadar bunu tekrarlayın. Sonra hemen buzdolabına koyun. Üstünde biriken besleyici suyunu dökmeyin, yoğurduğunuzu çok sulandıracağını düşünüyorsanız onu üstten alıp çorbalarınıza da koyabilirsiniz.

Kavanoz yoğurtlar

  • Özellikle çocukların kalsiyum ve protein alımları, sağlıklı gelişimleri ve besleyici yeme alışkanlıkları kazanımı için her gün yoğurt tüketmelerine dikkat edelim. En başta bizler tüketerek onlara iyi örnek olmalıyız. Sevmeyenler için, sarımsaklı yoğurt, meyveli yoğurt, ya da yoğurt çorbası vb. alternatifler hazırlayabilirsiniz. 
Nefis ev yoğurdu


Afiyet olsun :)


BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

6 YORUM

  1. Bebeğe 6. Ay degil en az 10. Aydan sonra yoğurt verilmesi gerek. Çünkü bebeginizin böbrekleri yeterince gelişmiş degil ve yoğurt kalsiyumu süte göre kat be kat fazla bir besin. Ileride bebeğin böbrek taşı olmasını istemiyorsanız yogurda daha geç geçilmesi önemli.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benim okuduğum ve bildiğim kadarıyla uzmanlar 4-6.aydan itibaren bebeklerin yoğurt tüketebileceğini söylüyorlar. Hatta yoğurt (özellikle evde mayalanan) kolay sindirilebilir olması, fazla alerjik olmaması ve yüksek kalsiyum deposu bakımından verilen ilk ek gıdalardan biri. Bunu diğer bir süt ürünü olan peynir de izliyor. 1 yaşına kadar inek sütü almayan ve hatta maalesef çeşitli sebeplerle bazı emzirilemeyen çocuklar için en önemli kalsiyum kaynakları bunlar. Bildiğim kadarıyla böbrek taşı oluşmasının genetik yapı olmak üzere birçok sebebi var. Yoğurdun 6. değil de 10. ayda verilmesinin böbrek taşı oluşmaması bakımından sağladığı yararla ilgili elinizde bilimsel veri var mı acaba? Mümkünse kaynaklarıyla birlikte paylaşırsanız biz de bilgileniriz. Böylece kulaktan dolma şeylere inanmak yerine bilimsel araştırmalara dayanan günümüz gerçeklerini öğrenmiş oluruz. Sevgiler...

      Sil
  2. Merhaba. Yazınızı şimdi gördüm de, ben de başımdan geçen bir olayı paylaşmak istiyorum yine bu konuyla ilgili. Bimden Dost marka günlük sütle denedim bugün ama maalesef tutmadı. Daha önce 4 kez yoğurt mayalamıştık da annemle beraber, gayet iyi tutmuştu. Düşünüyorum da acaba bu marka süte antibiyotik ya da koruyucu madde mi katılıyor? Yani açıp baktım yaklaşık 2 saat önce, mayalarken nasılsa şimdi de öyle, hala sıvı kıvamda. Gayet iyi de kapattım çevresini ama niye olmadı anlamadım. Bunu tekrar ısıtsam tekrar mayalasam olma ihtimali var mı? Ve siz gıda mühendisi olarak bu dost sütte koruyucu olup olmadığı, ya da antibiyotik gibi bir madde olup olmadığı hakkında bilgi sahibi misiniz? Ve bir şey daha soracağım da meraktan, 15 dakika bir kaynamanın ardından süt ne kadar bir besin kaybına uğrar? Başka zaman da Sütaş sütle mayalamayı deneyeceğim zaten. Saygılar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayır bir de yani birazcık sıcak ya da soğuk bir sıcaklıkta katmış olsaydım birazcık da olsa bir mayalanma olurdu diye düşünüyorum. Mayayı kattıktan sonra biraz karıştırdım, acaba bu sıcaklığını düşürüp mayanın üremesine engel olmuş olabilir mi acaba?

      Sil
    2. Merhabalar. Yoğurt mayalayabilmek birkaç faktöre bağlı. Kullandığınız sütün tazeliği ve sıcaklığı, kullandığınız mayanın (eski yoğurdun) tazeliği, mayalama sıcaklığınız gibi. Örneğin süt yeterli sıcaklığa gelmediyse mayalanma olmaz. Fazla sıcaksa mayalar yaşayamayacağından yine olmaz. İdeal ısı 35-40 derece, yani serçe parmağınız içindeyken 20'ye kadar sayabildiğiniz sıcaklıktır. Tam da bu sıcaklıkta mayalama yapılmalı. Kullandığınız eski yoğurt yani maya biraz ekşi gibiyse de istediğiniz sonucu alamamış olabilirsiniz. Çünkü diğer bakteriler ğremiş ve hazırda olan mayaların gelişimini engellemiştir ki ekşimiştir. Mayalarken sadece sütün içine mayayı koyup kaşığı birkaç defa hafifçe sallamanız yeterli. Sıcaklık çok hassas, özellikle bu soğuk havalarda sıcaklığı sabit tutmak zor. Kavanoz ya da tencere hemen kapatıp hemen örtülmeli. Yine soğuk havalarda daha fazla örterseniz ya da kalorifer yakınına ya da fırın içine koyarsanız daha iyi olur. Ben kavanozların arasına sıcak su dolu ağzı kapaklı bir büyük kavanoz da koyuyorum ki biraz ısı versin ortama.

      Markayla ilgili olduğunu çok düşünmüyorum. Çünkü çok farklı markalarda ben de denedim. Dost markasını da denedim. Ama hep tutarken bazen ben de tutturamayabiliyorum, dediğim gibi birçok faktöre bağlı. 2-3 saat sonra baktığımda katılaşma olmadıysa, sıcak su içine oturtabilirsiniz kavanozunuzu. Eğer sorun sıcaklıktan kaynaklıysa zaten bir süre sonra katılaştığını görürsünüz. O anda yapılmalı tabi, beklerse yine tutmaz.

      Sütler kaynatmadan sonra yaklaşık %80 oranında besin kaybına uğruyor. Bu sebeple kontrollü sıcaklıkta çok kısa süre uygulanan pastörize ya da UHT süt tercih etmemiz gerekiyor. Sütlerin içine maalesef söylediğiniz gibi koruyucu ve antibiyotik konulabiliyor ve varsa yoğurt*peynir yapımını da engelleyebiliyor. Sağlığa çok ciddi yan etkileri olan bu olay yasalarca kesinlikle yasak. Bu maddeler sadece analiz edilirse anlaşılır dolayısıyla hangi markada koruyucu var bilemeyiz. Tavsiyem sokaktan ve bilinmeyen markada kapalı süt almayın. Çünkü bilinen markalarınki sıkı bir analiz ve ardından denetimlerden geçiyor. Pakette/şişede Tarım Bakanlığından izni olduğuna dair yazısı olanları tercih edin.
      Umarım yardımcı olabilmişimdir. Sevgiler...

      Sil
    3. Teşekkür ederim abla ama zaten tutmuş :D Daha sonra o sıvı halde zannettiğim yoğurdu dolaba koydum, dolapta biraz daha kıvamını almış iyice. Hatta ayran da yaptık birazını. Ama pek kaymağı olmadı. Sizin yaptıklarınız da oluyor muydu abla? Hatta daha sonra Sek marka sütten yapmayı denedim, onda da pek öyle ahım şahım kaymak olmadı. Sanırım kaynatılarak yapınca kaymak oluyor, yanlış mıyım?

      Sil

FACEBOOK

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *

Translate