MİNİK DUAYLA GELEN DUYGUSALLIK: 11.HAFTA!

Ekim 04, 2016

De-ja-vu! 4 senenin ardından yine bir sürü test, hangisinin yaptırılacağına karar vermece-tabi tercihimiz sorulursa-, sonra test sonucunu heyecanla beklemece, sonra bir sonraki teste kadar azıcık huzurlu günler...Yani Demirde böyleydi...

Şimdi daha iyiyim, daha bir eminim. Tabii ki yine korkularım endişelerim var, ama artık her dakika gözümün taa içine bakan, bakışlarımdan neler olduğunu anlamaya çalışan, hatta bakmadan bile benim ruh halimi hissedip bana dokunan ve benden çok ama çok etkilenen bir can parçam var karşımda...Nasıl belli ederim ki şimdi ben endişelerimi? Hatta açıkça söyleyim, endişelenmek için vaktim ya da lüksüm mü var? Hayır! İşte eskisi gibi boş olmadığı için hayatım, hatta enerjisi derya deniz bir çocukla 7-24 zamanın nasıl geçtiğini anlamıyor ve dolu dolu yaşıyorsam "acaba? yok ya inşallah olmaz.." gibi kuruntulara yer yok artık hayatımda...her konuda hem de. Bunun yerine "ben eminim, her şey gayet iyi, miniğim çok sağlıklı ve her şey yolunda" gibi güçlü ve dimdik sözlere yerim var.

Böyle böyle 11. hafta ve 2'li test aşamasını sağlıkla atlattık çok şükür. Doktorumuz Hüseyin Pehlivan, bir süredir araştırmalarımız sonucu aldığımız arkadaş tavsiyeleri üzerine karar kıldığımız; rahat, güler yüzlü, enerjik, güçlü biri...Sanırım ondaki rahatlık ve pozitiflik de beni epey rahatlatan bir durum.

Ben nasılım 11. haftada? Henüz 2 kilo aldım. İlk hamileliğimde ilk 3 ayda 3 kilo almıştım ama bu sefer özellikle ilk 9-10 hafta midem zorla bir şeyler kabul etti. Eti hiç sevmedim ama zorla yedim. İçim yandığı için meyveler, özellikle karpuz ve soğuk içecekler yardımıma koştu. Bunun dışında şu ana kadar çok şükür ki hiçbir sıkıntım olmadı. Hamile olduğum hala belli değil, bu yüzden iş görüşmelerine rahatlıkla devam ediyor, sokakta çocuğumla sorulara-yorumlara maruz kalmadan rahatlıkla koşup oynuyorum :)

Ama duygusallık işte...bazen fena coşturuyor. Bir gece balkonda oturuyoruz, bebeğim kucağımda uykuya dalmak üzere...Masal anlattım bitti, öpücüklerimizi verdik ve koynumda gözlerini kapattı. Derken ezan başladı. "Anne ezan okunuyor" diye kaldırdı başını bebeğim..ve benim çoğu günler ezan okunurken soruları üzerine "bu dua edelim diye seslenmedir kuzum, hatırlatmadır" açıklamalarımı beyninde kaydetmesi üzerine dedi ki "hadi dua edelim"...ve 3.5 yaşındaki bir çocuğa o güne kadar öğretebileceğim en basit tarifleriyle "dua"yı şöyle sıraladı: "Allahım bize sağlık veeer, hiç hasta olmayalıııım, ben de olmayııım annem de olmasııın babam da olmasııın kimse olmasııın; bize akıl veeer, çok güçlü olayııım, mutlu olalııım, babama çok para veeer bana çok araba, çikolata, bonibon, şeker alsıııın"

işte böceğim :)

Var mı bundan saf, tertemiz, güzel ve içten bir dua? Ohhh dökülsün anneden yine gözyaşları, hem de bu sefer baya baya hıçkıra hıçkıra...meleğim koynumda...onu öpe öpe kokusuyla ve uykudaki derin nefes alışlarıyla susabildim.

Böyle saf dualar korumaz mı bizi her türlü kötülükten, dertten, kederden? Böyle dilekleri olan bir miniğim varken hakkım var mı benim bu hayatta herhangi bir şeyden korkmaya ya da bir kaç testten endişelenmeye ya da zayıf durmaya? 

İnanın meleklerim, kendimi hiç bu kadar güçlü hissetmemiştim!

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *