YENİDEN ÇEKİRDEK OLMAK :)

Mart 05, 2015

Nihayet taşındık bebeğim. Çok şükür!

Babanla 19.5 aylık ayrılığımız nihayet sona erdi ve biz yine çekirdek aile olduk.

Baban, mesleği gereği bir süre Ankara'da çalışmak zorunda olduğundan; ben, eğitim hayatım ve doktoram boyu devam eden laboratuvar deneylerim yüzünden İzmir'de çalışmak zorunda olduğumdandı bu ayrılık. Allah kimseye ayrılık vermesin, daha kötü ayrılıklar da vermesin ama çok zordu be kuzum...Sadece yaşayanın bileceği bir zorluktu.

Şimdi, baban yanına gelip ona tekrar huzurlu ve içinde biz olan bir ev verdiğimiz için çok mutlu; ben babana, hayat arkadaşıma, mutluluğuma, huzuruma, günümün ışığına kavuştuğum ve seni babana kavuşturduğum için çok mutluyum, sen ise hem benim artık işe gitmeyerek bir süre evde seninle baş başa olacağımız için; hem de her akşam babanın üzerine atlayarak karşıladığın; onunla uçup uçup döndüğün; sabah akşam inatlaştığın için çok mutlusun. Allah'a binlerce kez şükrediyoruz ki tekrar birbirimize kavuştuk ve sen, anlamaz nasıl olsa daha lafına inat, bu huzur ortamını öyle anlıyorsun ki...

Bu ara alışma evresindeyiz. Herşey yeni. Yeni bir şehir (her ne kadar benim için eski ve bildiğim olsa da, bu sefer yeni hayatımla yeni bir şehir), yeni bir ev, yeni bir düzen oldu hayatımızda. Düşün ki böceğim üçümüz birbirimize alışıyoruz :) 

Sen, devamlı evde olan bir anneyle yaşamaya alışıyorsun. 6.5 aylıkken sen, işe başladım. O zamandan beri hasretim sana ve suçluluk duygusu içindeyim. Hem çalışmak istiyorum, hem seninle olmak. Çalışan kadınların en büyük zorluğu: hem çalışmak hem anne olmak. Şimdi ise sana gün doğdu. Öyle ki gün boyu gölgem gibi takiptesin. Genelde bacaklarımın arasındasın, bazen de elele tutuşarak yürüyoruz :) Evimize ilk alışan sensin görünürde, koşturuyorsun, zıplıyorsun, çok mutlusun. Ama tüm odalar yabancı olduğundan yalnız kalmak istemiyorsun. Hoş zaten kenem gibiydin bana her daim yapışık ama belki de evde olmamın en çok sen tadını çıkartıp iyice yapışıyorsun. Seninle iş yapmak tarifsiz bir mutluluk! :) Maaşallah kağnı hızıyla yerleşebildik, 2 ileri 1 geri :) Zorluğunun yanında, sen hatırlamayacaksın belki ama ben bana gece gündüz sinen, burnuma yapışan kokunun tadını çıkardığım bugünleri hiç unutmayacağım! Benimle birlikte, artık sadece haftasonları değil her akşam işten eve gelen babanın varlığına; sabahları beni değil babanı işe uğurlamaya, akşamlarını 1 değil 2 oyun arkadaşıyla birlikte geçirmeye alışıyorsun ve çok çabuk adapte oldun bile.

Bir de bunun bizler açısından durumu var...Ben, çok yoğun bir çalışma temposundan çıktım. Henüz işlerimi bitirmedim ama artık tezimi yazım aşamasına geçiyorum ve bedensel olarak iş koşturmacası yok. Demir koşturması var :) Valla hangi koşturma daha yorucu bilemedim! Bir anda evde olmak, çok yoğun çalışıp bir anda boşluğa düşmek, tüm gün seninle koşturup boğuşmak, nefes almak için 1 saatlik öğle uykunu beklemek ve yapacağım bir dünya işe başlayacak olmamın gerginliği ve doktora sonrası iş stresim var. Bunun yanında hem arkadaşlarımdan, can dostlarımdan hem çok sık gördüğüm ailemden, akrabalarımdan, hem mis kokulu hergün denizini doyasıya izleyerek işe gittiğim İzmir'den, kutu gibi küçük şirin ama ilk gelin girdiğim ilk doğum yaptığım anılarla dolu ilk evimizden, apartman görevlisinden bile ayrılığım var ki sen düşün bebeğim... Annen bu ara musluk misali :( Neyse ki sen varsın! İlacımsın, en küçük ama en büyük arkadaşım, yaşama sebebimsin!


Biz biriciğim babanla ikimiz bile yeni düzenimize alışmaya çalışıyoruz ki, birbirimizi nasıl özlemişiz, babanın seninle, tekrar 3 kişi olarak, bir de senin kurduğun düzenle yaşamaya alışması var ki o hepsinden komik :) Bu aralar benim tercümelerimle senin kurduğun harf topluluklarından ortaya çıkan cümle benzeri şeyleri anlamaya; derdini anlamaya ve seninle iletişim kurmaya çalışıyor. Bir yapı markete gidip lazım olan 3-5 parça şeyin "amaan ne var ki kahvaltı sonrası gidip 2 saatte halleder geliriz" ile alınamayacağını, İkea'da öylesine elini kolunu sallaya sallaya gezip 1 günde tüm beğendiklerimizin bulunamayacağını ve hatta tüm alışveriş merkezlerinin heryerini herşeyini ellemeden gezmeden "ce eee"lersiz bitirilemeyeceğini; tüm yürüyen merdivenlerinden inilip çıkılmadan dışarı çıkılamayacağını, halı almanın, perde almanın aslında saklambaç oynayarak vitrinlere tırmanmak olduğunu;  senin her öğle yemeğinde, akşam yemeğinde, afedersin kakanı yaptığında ve malum 2 yaş krizlerine girdiğin an hayatın durup yine afedersin kuşum ama ancak gazını alıp pohpohlayınca tekrar kaldığımız yerden devam edebileceğimizi anlamaya çalışıyor. Tabi onun işi çok zor gördüğün gibi, ne olur yardımcı olsan? Bak daha 1 hafta oldu geleli, bezdirdik, daha ilk haftasonu adam "evimiz için bu kadar koşturdum, bu kadar alışveriş yaptım, hiç bu kadar yorulmamıştım" dedi :) ve ekledi; "ama ben şimdi mutluyum" Ben de cevap verdim "tabi tabi hı hı" ve ekledim; bir ton öpücük :) Yavaş yavaş dozu arttır miniğim, biranda yüklenme.

Bu alışmalara bir de senin yeni odan ve yalnız yatman eklenince tadına doyum olmuyor :) Onu da sonra yazacağım...

Biraz zaman sanırım, hepimizin alışması için. Biz birbirimizin yeni düzenine zaten hemencecik alışırız. Baban zaten dünyanın en mutlusu ve sana, bize kavuştuğu için her akşam bizi seyrede seyrede şükrediyor. Sana zaten biz olalım, hep yanında olalım, zaten mutlu bebeksin, hemen coşmaya uçmaya dönmeye hazırsın. Sanırım en zoru benim için. Sanki hiç uzakta kalmadım! Hem ailemden, hem arkadaşlarımdan, hem memleketimden sanki hiç ayrılmadım! Benimki de laf...Belki de ayrıldığım için zorlanmam, bunun ne kadar zor olduğunu bildiğim için, yıllarca hasret çektiğim kokularını özlediğim konuşmak isteyip konuşamadığım yakınlarım için, gizli gizli ağladığım ve bir gün bitecek olan hasrete dayandığım için, belki ailesine çok bağlı olduğum için, belki çok duygusal olduğum için...O yüzdendir şimdi geceleri, gündüzleri böyle kuytu köşelerdeki gözyaşlarım...

Allahım bizi birbirimizden, hiçbir seveni ailesinden ve yuvasından ayırmasın! 

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *