Ek gıdalar-bebekler ne yer?

Ek gıdaya geçiş yaptığımız ilk günlerde internetten epey araştırma yapmıştım. Ben bal böceğime kahvaltıda, öğlen yemeğinde, kısaca gün içinde neleri-hangi aşamada yedireceğim diye. Uzman tariflerinden de okudum, uzman olmayan insanların çocuklarına her gün yedirdiklerini de. Doktorumuzun yönlendirdiği beslenme uzmanıyla da görüştük, çevremizi de dinledik. Vardığımız şonuç şu oldu: en iyi doktor nasıl anne-babaysa; en iyi aşçı da yine anne-babadır.

Çünkü günler geçtikçe aynı şeyleri yapmaktan, yedirmekten sıkılıyorsunuz. O nasıl sıkılmasın? Bir de değişen damak tadı var, anne-babanın yiyeceğine özenme var, onun yiyen sizin hazırlayan olarak farklı ruh halleriniz var. Ben de mutfaktaki yaratıcılık sınırlarımı zorlayıp, müthiş becerikli annemin sırlarını da katıp, kimi zaman çok lezzetli, kimi zaman tadı birşeye benzemese de yalayıp yuttuğu, kimi zaman nefis olsa da kuzumun canı istemediği için başka şeylerle birleştirip kakaladığım ama kesinlikle hepsi birbirinden şifalı birçok şey yaptım. Yapıyorum ve biliyorum ki ömür boyu yapacağım :) Zevkle! "Aaa bakalım nasıl birşey çıkacak" merakıyla. Kuzumdan başkasının böylesine iştahlı yemeyeceği, hatta kuzumun bile ilerde öğrenince "annneeee yaaaa nasıl yedirdin bana bunları" diyeceği türden. Yaşasın anne olmanın gücü! :)

Emininim her anne yaratıcılığını konuşturduğunda çocuğu için mutfakta şaheser yaratır. Ama bazen tıkanıp kalır ya, işte o an belki yazdıklarım yararınıza dokunur. "Nefis Tatlar-Ek gıdalar" bölümünde Demir'e yedirdiğim bazı tarifleri (yoğurt gibi) paylaşacağım. Ama genel olarak nelerle başladın, şimdi neler yiyiyor derseniz;


- Her gün süt öğünlerimiz var. Emzirirken başta sadece anne sütü, emzirmeyi bırakmama yakın Aptamil-sabah-öğle-akşam, bıraktığımda yavaş yavaş geçiş yaptığım inek sütünden sabah ve akşam uyku öncesi sabırsızlanarak içiyor (Aman dikkat! inek sütü alerjik ve kademeli geçiş yapılması gereken gıdaların başında. İnek sütüne alerjisi olanlar keçi sütüne, bunlardan yapılan peynirlere ve Aptamile de alerjik tepki gösterebiliyormuş. Yoğurt yapıldığında sorun yok). Pastörize, günlük süt, cam şişede. Uykuyu da tetikliyor zannediyorum. Sütü kurallara uygun olarak hergün en az 500 ml şeklinde vermiyorum. Kural var mı doğru mu onu da bilmiyorum. Benim bebeğimin kuralı var. Toksa fazlasını içmiyor, çok içerse yemek yemiyor :) Ben de onun midesini bildiğimden ona göre hareket ediyorum.

- Her gün yoğurdumuz var. Yaklaşık 200 ml (benim ölçümce 1 kase kadar). Akşam üzeri yiyiyor (saat 16:00-17:00 civarı) 5.5 aylıkken ilk yoğurtla başladık. Çok sevdi, her gün şapırdata şapırdata yedi. Son zamanlarda biraz burun kıvırıyor; ama görmezlikten geliyorum. Taktik değiştirip açlık durumuna göre sade ya da biraz ekmekle verdiğim yoğurdun içine 1 çeyrek elma ve 1 çeyrek armut rendesi karıştırıp, 2-3 cicibebe bisküvisiyle zenginleştirip veriyorum. Bir ara içine yarım salatalık rendelediğim de oldu. Bazen içine azıcık sarımsak ve nane koyuyorum. Bazen de çorbasını yoğurtlu terbiyeli yapıyorum; yoğurt çorbasına asla hayır demiyor.

- Her gün kahvaltıda peynirimiz var. Tercihen Pınar beyaz ya da Pınar labnenin 8'li paket kutuları. Hepsi tek seferlik, güvenilir oluyor. Kaşar hariç diğer peynirler çok tuzlu olduklarından 1 gece öncesinden suda bekletmekte fayda var. Ekmeğe sürerek yemeyi pek sevmediğinden omletinin içine karıştırıyorum.

- Karbonhidrat hemen hemen her öğün tüketiyor. Sabah 1 dilim tam buğday ekmeği, öğlen çorbasının (aslında yemeğinin) yanında da 1 dilim , akşam üzeri yoğurdunun yanında makarna/bulgur pilavı olarak karbonhidratını alıyor. Öğlen yemeğinin içinde irmik, bulgur, şehriye, patates çok varsa; sabah da kahvaltısında patates varsa 1 dilimden daha az ekmek yiyiyor.

- Yumurtamız en vazgeçilmezler listesinde. Alerjik bünyesi olduğundan ağır gelir diye 2 gün yiyiyorsa 1 gün ara veriyorum. İlk başlarda hiç sevmezdi, hep haşlama yedirmeye çalıştığım için. Sonraları bir süre çorbasını terbiyeleyerek yedirdim. En son da omleti denedim. Sonuç: bayılarak yiyiyor! Ama düz omlet değil tabi, içinde ne ararsan var :) Tarifini ekleyeceğim.


- Yağ olarak zeytinyağı kullanıyorum. Ama böreğin/pilavın/makarnanın içinde tereyağı da yemiş oluyor.

- Her gün öğlen yemeğinde ya da akşam yoğurdunun yanında mutlaka et var. Ya tavuk (mümkünse organik ya da köy tavuğu mandıradan); ya kuzu eti, ya dana kıyması ya da balık olarak. Her hafta balığı en az 2 gün tükettiriyorum. Kızartma olarak değil tabi. Tavuk ve kuzu etini önceden haşlayıp minik kapaklı kaselere bölüp, her birinin içine de 1 öğünlük etleri tiftiyorum ve deepfreeze'de depoluyorum. 1 haftalık hazırlık, çalışan bayanlar için iyi oluyor. Çünkü etlerin haşlanması, tiftilmesi ve yemeğin hazırlanması; hele bir de günlük yapıyorsanız epey vakit alıyor. O gün istediğim et+et suyu kabını çıkartıp yemeğini hazırlıyorum. Balık ve köfte tarifini "Nefis Tatlar"da vereceğim. Çok şükür ki ete bayılıyor. Eti yemesi güzel, keşke her çocuk en az Demir kadar sevse ve iştahla dur durak bilmeden yiyebilme potansiyelinde olsa...da çıkışı kötü! Çıkan kokuya inanamayacaksınız ;) Hele ki tavuk! Offf of...Neyse ki maske icat edilmiş!

- Her gün sebzemiz var. Olmazsa olmaz. Artık gün ve gün değiştire değiştire; hatta sabah kahvaltıda  ne kullanıyorsak öğlen başka sebze kullanarak bir menü yapmaya çalışıyorum. Patates-havuç-kabak üçlüsü en az alerjik, en başta verilen, en yararlı ve hemen hemen her gün kullanılması gereken sebzeler. Sabah kabak-havucu kullanıyorsam, patatesi öğlen çorbasında kullanıyorum, ya da tam tersi. Ya da bazen üçünü de sadece yemekte. Bunun dışında; haftada 2 gün pazı/ıspanak olmalı. Pırasa da yiyebiliyor. Mevsimi olmadığı için salatalık/biber/domatesten uzak durmaya çalışıyoruz bu ara. Ama normalde biber ve salatalığı kıtır kıtır yemeyi (yemeye çalışmayı) çok seviyor. Domates alerjik dikkat! Azar azar genelde de kahvaltıda, bazen çorbasında kullanıyorum. Patlıcan yok. Maydanozdan birkaç tutam kullanınca güzel oluyor. Ege otları mı? Şu ana kadar ebe gümeci, şefketi bostan, karışık bahçe otu yemeklerine bayıldı. Egelim benim :) Kerevizi de ara ara azar azar veriyorum. 6. ayından beri her gün yediği daha doğrusu kemirdiği sebzelerin başında taze soğan geliyor. Hem antibiyotik, hem doğal diş kaşıyıcı. Tavsiye ederim, çok hoşlarına gidiyor çekip çekip koparamamak :) Kahvaltısında-çorbasında da kuru/taze soğan kullanıyorum. Kattığı lezzet inanılmaz! Tek sorun o mis kokulu bebeğiniz gidiyor, baya buram buram soğan kokuları çıkaran bir minik adam geliyor :) Olsun, o hep mis. Soğan bile onda çok güzel kokuyor :)

- Ve tabiiki meyve. Her gün en az 1 çeşit, mevsimine göre. Elma-armut en zararsızlarından olduğu için onlarla başlıyoruz ilk başlarda. Gün geçtikçe miktar ve çeşitleri artıyor. Muz tok tuttuğu için akşam yatmadan önce yediriyorum, sütlü ya da sade. Mevsimine göre yemesi en güzeli. Bu ara hemen hemen her gün 1 mandalinası var. Elma, armut, üzüm, muz diğer yedikleri. Elma ve armutu elinde çıt çıt yemeyi de çok seviyor. Portakal en son denediğim meyveydi. Narenciyeleri sona bırakmıştım, ki hala portakaldan emin olarak yediremiyorum vücudu kabarıyor diye. Çilek ve kiviyi denemedim bile, sanırım henüz erken. Yazın da kayısı, şeftali, erik, tüm üzüm çeşitleri, incir denediklerimizden. Allahtan meyveyi de seviyor. Sindirim sistemine birebir. Kışın kayısı yedirmek istiyorsanız gün kurusu kayısıdan faydalanabilirsiniz (kükürtlü olmayandan). Suda haşlar yedirip içirirseniz bağırsak hareketlerine de çok yardımcı olacaktır. Bu konuda meyvelerden kışın kuru incir ve armut da çok etkili.


- Kuruyemişlerden fındık ve ceviz yiyoruz. Yine dikkat! Çok kuvvetli, temkinli yaklaşmakta fayda var. Ben 1 yaşından beri yedirsem de hala her gün vermiyorum; gün aşırı daha güvenilir. Bir de alerjik herhangi bir gıdayla bunları aynı gün içinde vermemeye çalışıyorum. Örneğin; domatesle ceviz aynı gün ağır gelebiliyor.

- Hazır gıdalar? Mümkün oldukça evde yaptıklarımı dışarıya çıkarken süt saklama şişeleri/kavanozlara koyup götürme taraftarıyım. Özellikle 1 yaşına kadar dikkat ettim. Zorda kalınca hazır sebze yemeklerinden ya da meyve karışımlarından alıyoruz. Abur cubur yemeyi ben sevmem, ona da yedirmek istemiyorum. Nereye kadar? Olduğu kadar :) Tuzsuz (ya da tuzunu sıyırdığımız) çubuk kraker ve cicibebe hariç atıştırması yok. Gün içinde ağzı hiç boş durmuyor maşallah :) ama meyveler, sebzeler, evde yapılmış ekmekle geçiştiriyor. "Eeee tatlı da mı yok?" derseniz; ıı ııhh yok. Meyvelerde yeterince şeker var, sütte şeker var (bazen sütlaç yapıyorum), cicibebe de tatlı (her gün yediklerinden) Tabi evde kek-kurabiye yapınca mutlaka oğluma da ayırıyorum küçük porsiyonlarda. Ama bunun dışında ne şeker, ne bal, ne pekmez veriyorum. Arada çikolatadan tattırıyoruz tabi çok minik olmak şartıyla; o da biz yersek.


Ben kuzuma ayrı yemek yapıyorum, çünkü baharatsız yemeli. Ayrıca mümkün olduğunca çok şey karıştırıyorum yemeklerine; bizimki o kadar karışık değil :) Bizim yediklerimizden de istiyor tabi, masaya beraber oturuyoruz çünkü. Ben de şöyle yapıyorum. Örneğin makarnamız, pilavımız az tuzlu ve et bulyonsuz. Direk veriyorum. Köfte yaparken baharatlarını eklemeden onunkini ayırıyorum ve ona mutlaka ızgara/haşlama yapıyorum. Ya da dolma yaparken baharatlarını koymadan Demir için biraz sarıyorum, dolduruyorum, gerisi bizim. Ya da bize pişi yaparken mayalı hamurdan bir parça ayırıp ona bazlama yapıyorum. Bize börek yaparken içine acı biber koyuyorsam ona koymadan ve az yağlı sarıyorum. Kurabiye ve keklerimde kuruyemiş olmadığı takdirde direk veriyorum. Yani onun yiyebileceği şeyleri direk veriyorum, veremeyeceğim zaman onu biraz değiştirerek bizim tabaklardan veriyorum. Biz hiç mi zararlı şey yiyip içmiyoruz? Tabii ki kaçınılmaz! Ama kolayı, sodayı artık kutu/şişeden değil içi görünmez kupadan içiyoruz ki bir ağlama krizine sebep olmayalım. Çay veya kahve içerken hafiften parmağına değdirip ne kadar sıcak olduğunu vurguluyoruz. Kesinlikle yememesi gereken acı biber turşusunu istediğinde "ufff çok acı" tepkisini veriyoruz. Yemiyor tabi :) Biz de ona verebileceğimiz başka bir gıdayı kavanozdan çıkarır gibi yapıp veriyoruz.

En önemli kurallar;
1- Her gıdayı kademeli ve tek tek deneyin ki vücudunda oluşturduğu tepkiyi görün.
2- Sevmiyorsa zorlamayın, aradan zaman geçince tekrar verin ya da başka şeylerle karıştırarak yedirin.
3- Herşeyi yedirmek istiyorsanız başta siz herşeyi yiyin ve önünde yiyin ki canı istesin. Hatta hamileyken ve emzirirken de herşeyi tüketmeye çalışırsanız o tada alışkın olacağından daha kolay kabul edecektir.
4- Ek gıdalara ilk başladığınız günden itibaren 2 hafta içinde sırf püreli şeyleri vermeyi bırakın. Mümkünse blendrı hiç kullanmayın. 2. haftada pütürlere başlayın ki kolay alışsın. Dişi yok diye yiyemez sanmayın. Küçük parçaları dil ve damak arasında çok iyi eziyorlar ve yemeyi öğreniyorlar. Öğürseler de ilk başta sakın pes etmeyin. Demir hala 7 dişli ama yiyemediği yok.

Daha ne kadar sağlıklı beslemeye çalışabilirim bilmiyorum. Çevre, hele kuzumun babası bile onu yoldan çıkarmaya çalışırken :) Ama en azından aklı erip, arkadaşlar edinip, birilerinden görüp istemeye ve gizli saklı yemeye başlayana kadar şu kızartmalardan, şekerlerden uzak tutabilirsem ne ala...Ne yapabilirsem kar. 


Annesi de iştahlı kurabiyemin babası da, o yüzden ağzı durmuyor. Hareketli olmasa topaç olabilirdi :) Belki annesi gibi sağlıklı şeyleri daha çok sever, belli mi olur? 

Herkese bol iştahlı bebekler dilerim ;)
Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder