İLK BAY-BAY VE İLK TAY-TAY :)

Ekim 03, 2013

Normalde bebekler 8-9. aylarda "baybay" kelimesiyle el sallamaya başlarlarmış. Kimileri daha erken. Hatta kapıdan çıkanların arkasından ağlarlarmış. Kapıyı kapatamayanlar bile olurmuş.


İşe başladıktan sonra, ki bu kuzum 6.5 aylıkken oldu, epey bir süre farkında değildi neler olduğunun. Hem onu sabahları bırakırken hem de gün içinde yokluğumu farkettiğini zannetmiyordum. Ya da ben öyle sanıyordum :) Dolayısıyla vedalaşma ve el sallama olayına giremiyorduk bile. Ama aylar geçtikçe ayrılmalar daha zor olmaya başladı. Hele ki uzun tatillerden ve çoğu haftasonundan sonraki Pazartesi sabahları kabus yaşayanlar grubuna ben de dahil oldum.

Baktım durum kötüleşiyor, vedalaşmayı öğreterek deneyim dedim. Her evden gidene "baybay" yaptırmaya çalışa çalışa, şimdi Demir kucağımda olsun olmasın herkese çocuk gibi el sallar buluyorum kendimi kapıda ;) Ama bizimkinde tık yoktu. Vedalaşmayı geçtim, en küçük bir ifade oluşmuyordu yüzünde, "ne yapıyor bu insanlar kapıdan bir o tarafa bir bu tarafa" der gibi şaşkındı böceğim. Ben giderken de peşimden tırtıl gibi kapıya kadar ağlayarak geliyor ve ayrılamıyordum. Veda etmeyi erteleyip, şimdilik vedalaşmadan öpüp koklayıp evden çıkmayı; veda etmeyi de ev içinde odalar arasında yapmayı tercih ettim ;) Ben kendi kendime her oda geçişlerinde el sallarken, o da emekleyerek, bazen de koltuk ya da duvarda sıralayarak arkamdan bakıyordu.


Derken bir gün, tatildeyken, babası kuzumun dengesinin çok iyi olduğunu fark etti. Şöyle ki ayakta koltuktan destek alarak oyuncaklarıyla oynarken farkında olmadan elleriyle destek almayı unutup sadece oyuncak arabasını tuttu ve düşmeden uzun bir süre durdu. Tabii o kadar mutlu olduk ki hemen yere bir battaniye serip pratik yaptık. Boncuğum, ilk bağımsız adımlarını 10.5 aylıkken, Bodrum Gümüşlük'te bir apart otelin yere serdiğimiz battaniyesinde, elinde bebek losyonu şişesini tutarak atmayı başardı! Hiçbir yere tutunmadan atılan 2 adım! Ne mi yaptık? İkimiz de çığlık attık! Sevinçten. İleride yaşayacağımız bel ağrılarını ve tutulmalarını ve kazaları hiiiç düşünmeden. O gün defalarca yaptığımız yürüyüş pratiğinin ardından artık ağlamaya ve dizüstü çökmeye başladığını görünce "bugünlük yeter" dedik. Çok mu gaddarız?

Bazen de böyleyiz...
Ve ilk tay tayın hemen ardındaki günlerde ağzımızdan tesadüfen çıkan "Demiiiir, ben gidiyorum, hadi bay bay" cümlesinin sonunda el sallamaya başladı miniğim. Ve yine hemen aynı günlerde gündüz uykuları birden azalarak 3'ten 2'ye indi. Biri sabahtan, biri öğleden sonra. 

Bunlar işaret mi? Evet, kocaman işaretler. Diyor ki, "yürümeye hazırım ben", "çok uyumak istemiyorum, bol bol gezdirin beni"; ve tabii ki "anne ben gidiyorum bay bay". Yani henüz demese de ben duyuyorum onu. Görüyorum ilerde el sallayarak kapıdan çıkışını...


Offf, anne olmak devamlı salya sümük gezmek. 
Anne olmak her sevinçte bir hüzün bulabilecek kadar büyük (!) bir yetenek.

Şu an nasıl mı? 11.5 ayı tamamlarken, giderek sağlamlaşan dengesiyle daha dik. Dengeyi sağlamak için yaptığı bel hareketlerine, el ve kol uyumuna, açılan bacaklarına hayranım. İlk adımlar; minicikler, küçücükler, çok basitler, çok paldır küldürler, pat pat pat sonra küüütler :), çok titrekler, çok şuursuzlar, hem çok yavaş hem çok hızlılar, hem cesur hem ürkekler ve çok tehlikeliler :) Ama çok çok çok güzeller. Hele ki o adımların sonunda size uzanan o mini minicik el ve kolların boynunuza atlaması var ya, dünyalara bedeller!

Bugünlerde minik kuşum böyle...

İnsan yavrusunun yakında yürüyecek olmasına bu kadar sevinip, "yupppi artık koşarak gelip boynuma atlayabilecek" hayalini kurup aynı anda "nasıl yani, yakında gidecek mi bizi bırakıp" diye endişelenip ağlayabilir mi?

İlk el sallamanın ardından ilk ayrılığı düşünüp, sanki yıllar hemen kapının arkasındaymış gibi panikler mi?




BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *