Şeker bebeğim ile bayramımız

Bayramları, hele ki Ramazan Bayramı'nı küçüklüğümden beri iple çekerdim.

O zaman bana göre koccaamaaan gelen aç bir aydan sonra bol bol yemeler, şekerler, ziyaretler, hediyeler, gezmeler falan hep ayrı tatlıydı.
Bayramdan günler önce hediyeler hazırlanırdı, kıyafetler ve ayakkabılar alınırdı, 1 gün öncesinde saçlarım örülürdü ya da sarılırdı, gezmek planları yapılırdı.
Her bayram sabahı erkenden kalkılır önce evdekilerin bayramı kutlanır sonra telefon trafiği başlar, uzaktakilerin gönlü alınırdı.
Hatta kahvaltı yapıldıktan sonra giyinilir, kuşanılır, kahveler tatlı eşliğinde içilirken yine el öpülür bayram kutlanırdı :)
Ziyaretler sırasında yine ve yine bayram kutlanır, hediyeler ve harçlıklar toplanırdı.
Her bayram da aynı şarkıyı dinlerdim: Barış Manço'nun yıllar geçse de hiç eskimeyecek şarkısı: Bugün Bayram!



Ben bu sene bayram sabahı 2 bayram hediyemle uyandım. Biri Ankara'dan gelmiş yanımda; diğeri inanılmaz enerji ve neşeyle karşımda. Hayatımın iki anlamıyla bayram kötü olur mu? Bu bizim, üçümüzün birlikte geçirdiği ilk bayram. Tabi karnımdaki zamanı saymazsak ;)

Bu bayramda bebeğimle bu şarkıyı dinledik ve sabah bu şarkıyla dans ederek güne başladık. "Öpücük ver" diyerek ondan baldan tatlı öpücüğümüzü aldık, giyindik, süslendik, gezdik ve bol bol öpüşerek koklaşarak hediyelerimizi topladık.


Şekerden, dünyadaki tüm tatlılardan daha tatlısı varmıymış? Varmış. Hem de insanın yavrusu kadar tatlısı yokmuş ;)

Herkese sağlıklı, mutlu, en önemlisi de sevdikleriyle birlikte; olamayanlara da sevdiklerinin mutlu olduklarını bildikleri daha nice güzel bayramlar dileriz...
Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder