9.AY: İLK DİŞ-İLK AYAKLANMA

Temmuz 25, 2013

Zaman çok acımasız. Tutulmuyor, bekletilmiyor, durdurulamıyor, geri sarılmıyor.

Bir bebeğin anne karnında şekillenmesi ve doğuma hazır hale gelmesi yaklaşık 9 ayda oluyor. Bir mucize yaratılıyor. Biz bu süreyi anne karnı dışında da bitirdik bile...kocaman bir hamilelik süresi...

En büyük aşksın sen!

Meğer minik kuzum gelişmesindeki dönüm noktalarından (milestone dedikleri) en büyüklerini yaşamak için bu ayı bekliyormuş! Çünkü artık ayakta ve dişli!

Oturmayı çoktan keşfetmiş, ileri emeklemese de geri geri gayet kontrollü giden ve poposunu ayak niyetine kullanan ve her yere onunla giden bir oğlum vardı. Ayağa kalkma çabaları ağır gelen poposunun üzerine çökmesiyle sonuçlandığından dalga geçiyordum. "Ne oldu bebeğim kaldıramıyor musun?" diye :) "Direnpopo". Ben miyim onu diyen! Koltuklara, sehpalara, bana! önüne her ne geçerse tutunup yukarı kalkmaya çalışan böceğim 9. ayı doldurmasından 1 gün sonra sadece tek hamlede koltuktan destek alarak ayağa kalktı. Kalkmakla kalmayıp adım da attı bile :) Yani beklenen "sıralama"yı yaparak, biraz da annesinin  kumandalarla teşvikiyle ikili koltuk boyunca adım ata ata yengeç misali yan yan gitti :) Bir-iki denemeden sonra artık otomatiğe bağladı ve kurulmuş bebek gibi sürünme-tutunma-barfiks çekme hareketiyle asılma-ayağa kalkma-dağılan ayaklarını toparlama ve yaylanma hareketlerini defalarca sıraladı. 2. denemesini videoya çekmeye çalıştım. Şaşırdım, sevindim, heyecanlandım ve korktum, "eyvah" dedim...Başlıyoruz! Ama en çok yedim. O tutunan elleri, yumuk ayakları, yaylanan bacakları, dengeyi sağlamak için açılan kolları, en çok da dışarı çıkık popoyu yedim yedim bitirdim :))


Bundan 2 gün sonra da akşam eve geldiğimde beni müthiş bir sürprizle karşıladı. Henüz görünmeyen, ama iğne gibi batan, sivri, keskin, bol tükürük içinde, alt-sağda çıkmak üzere olan bir dişle :) Böylece yaklaşık 1 haftadır geceleri huzursuzluğunun, saat başı kalkmalarının sebebi de belli oldu. Bazılarının yaşadığı gibi bizde ishal/kusma/ateş yapmadı ilk diş. Sadece gece huzursuzluğu vardı birazcık, bol da salya. Zaten sabaha kadar kalkmalara alışkın olduğum için onu da huzursuzluktan saymayabilirim aslında. Böylece beklediğim korkulu rüyamı da atlatmış olduk. Henüz dişi fotoğraflanacak kadar büyümedi. Minicik ağzına parmaklarımı sokup açmaya çalıştıktan sonra dişi göstere göstere resimlemeyi beceremedim henüz, çok ter döksem de :)  "Eee dişi kutlayacak mısınız? Diş hediği falan?" diye soruyorlar. Evet, kesinlikle. Ama zamanı belli değil çünkü boncuğumun bu ve bundan sonraki özel günleriyle ilgili çok güzel planlarım, düşüncelerim var. Anne yapımı organizasyon :) İnşallah gerçekleştirebilirim. İnşallah yakında, hazırlıklarımı tamamladıktan sonra.

9. ay itibari ile doktor kontrolümüze de gittik. Boyumuz 70 cm, kilomuz 8.9 kg. Bu ay bir de aşı olduk. Normalde 12. ayda vurulması gereken kızamık-kızamıkçık-kabakulak aşısı; son zamanlarda özellikle Suriye'den aldığımız göçlerle arttığı düşünülen kızamık vakalarına tedbir olsun diye 2 doz halinde 9. ve 12. ayların bitiminde uygulanıyormuş. Miniğim de 9. ayını doldurmasıyla birlikte hiç ama hiç ağlamadan, sadece gözlerimin taaa içine bakıp tahminimce güç alarak aşısını vuruldu ve ağrısız-ateşsiz bir aşı gününü daha atlatmış olduk.  

Bu aralar en sık yaptığı davranış "göstermek", yani işaret. Elinin baş ve işaret parmaklarını uzatıp diğer parmaklarını kapatarak herşeyi gösteriyor. Özellikle ışıkları. O an dikkatini çeken herşeyi. Yani o parmağın hakkını veriyor :) Düşündüğünde ise o minicik işaret parmağını ağzının kenarına götürüyor. Yemek yerken, hele ki uykusu gelmişse, hmmm diye kendi ninnisini söyler gibi her kaşıktan sonra ses çıkarıyor. Bitiyorum o seslere...

"Hmmm ne oluyor orda?" bakışı ;)

Çok meraklı. Herşeyi, her sesi, her görüntüyü merak ediyor. Gizli birşey yapmak ne mümkün. Yaptığım herşeyi de 1 kere görmesi yeterli. 1 kere sandalyeye çıkışım, 1 kere çekmeceyi veya dolap kapağını açışım, 1 kere elimle sert bir yere pat pat vuruşum öğrenmesi için yeterli. Anında kaydediyor. Tüylü-püsküllü şeylere bayılıyor. Aslında çok gıdıklandığından, hatta içi bir hoş olduğundan kendi de çok hoş oluyor :) Hayvanların çıkardığı sesleri öğretmeye çalışıyorum, çok gülüyor. Her yemek seansında o an aklıma geleni öğretmeye çalışıyorum; tabak-kaşık-çatal veya hayvanlar ya da eşyalar, ya da yüz-el-kulak-ayak gibi organlar...Dinlemeye ve öğrenmeye bayılıyor. Çok da hırslı. İstediği birşeyi alana-tutana-kaldırana kadar (her ne yapmak istiyorsa) çok çabalıyor, olmazsa da asla pes edip bırakıp gitmiyor. Mızmızlanıyor yapıncaya kadar...

Artık anne-babasını çok iyi biliyor. Daha farklı gülüyor, dokunuyor. Bazen, özellikle benimle yatmak, kucağımda uyumak istiyor. Özlemini çenemi parçalayarak, saçımı çekerek ve yüzümü-kolumu tırnaklarıyla yolarak gösterse de beni ne kadar sevdiğini anlayabiliyorum. Öyle özlüyorum ki kokusunu, öyle iyi biliyorum ki ne kadar zaman geçirsem de ona doyamayacağımı, kaderime razı olup her akşam yolunmak ve bol tükürükle sevgiye boğulmak için bekliyorum ;)

Ay parçam :*

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *