Doğum sonrası işe dönüş hazırlıkları...

1 Ekim 2012'de doğum iznime ayrıldım. 16 Ekim 2012'de doğum yaptım. 
2 Mayıs 2013'te de işe geri dönüyorum.

Yani yarın.

Yani...
Koskoca 7 ayı yiyip bitirdim! Ne kadar çabuk!

Şimdi işime, doktorama, deneylerime, tezime ve uçsuz bucaksız çalışmalarıma geri dönme zamanı. Dönmeden yapmam gereken birkaç iş vardı, bugünlerde bunları yapıyoruz;

* Bahar temizliği: Artık hiç bitmeyecek sandığımız yağmurlar bittiğine göre aylardır kirli duran camları silme ve nihayet dışarıyı net görme zamanı geldi ;) Camlarla birlikte ev de köşe bucak temizlendi. Evin tüm halıları yıkamaya gitti, tertemiz kokularla geldi. Perdeler yıkandı, asıldı. 

* Yazlıklar indi: Bir bahar klasiği olarak yine hurçlar dolap tepelerinden aşağı indi. Kışlıklar yıkanıp kaldırılırken yazlıklar dolaplara yerleştirildi. Bu sefer böceğim için de aynı şeyleri tekrarladık. Onun da küçülenlerinden iyi durumda olanlarını ve henüz hiç giymediği büyük kıyafetlerini sakladık.

* Bakım zamanı: Evin bu kadar bakımı yapılırken biz salaş mı gezelim? Bir fırsat bulup kuaförün yolunu tuttum. Bir yeniliğe ihtiyacım vardı; su dalgası yaptırmaya karar verdim. Yani kıvırcık oldum :) Biraz kesim, biraz bakım iyi geldi. Sonra da biraz alışveriş cilası oldu :)

* Kısa bir tatil: Kısacık hem de, 1 günlük. Ama işe başlama öncesi moral kaçamağı oldu bizim için. Bir de şu çimler biçilmeseydi de polen alerjilerimiz azmasaydı o gün süper olurdu...

Can damarlarım :*
* Süper dadı eğitimi: Henüz güvenilir bir bakıcı bulamadığımız için süper anneanne ve babaanneden yardım istedik. Tahmin ettiğimiz gibi onlar için Demir'e bakım işi bir zevk. Ama uzun vadede yoracağı için bir bakıcı ayarlayana kadar kuzumu bir tek onlara emanet edebilirdik. Devamlı görmeye gelmelerine rağmen ikisinden de 1'er gün (tam gün) benimle, Demirle olmalarını istedim. Neredeyse 07:00-17:00 mesaisi yaptılar ve beklediğimden daha da kolay atlattılar. Hazırlayıp buzdolabının üzerine yapıştırdığım günlük planımız, evin çeşitli yerlerindeki yol gösterici post-it'ler ve 2 günlük sıkıştırılmış paket program eğitim sayesinde benim gidişime hazır hale geldiler. Emanet ettiğim için sanıyorum ki, gözlerini bile kırpmıyorlar neredeyse. Hakları ödenmez annelerin!

* Demir'in eğitimi: 1) Uyku eğitiminden bahsettim. Benden başka sadece Murat'ım uyutabilirken eğitimde hem anneannesi hem de babaannesi başarılı ve huzurlu bir şekilde uyutabildiler kuzumu. Bunun yanında 2) ek gıda eğitimi var. Artık öğlen, öğleden sonra ve akşam yediği öğünler sayesinde yemeklere daha alışkın. Benden başka birilerinin yedirmesine de alıştı sayılır. Sadece onların "doydu artık herhalde" dediği nokta benim bitirdiğim noktadan epey bir önde. Bakmayın minik durduğuna, kocaman bir kara delik var onun midesinde :) Böylece emzirme aralarım da 2 saatten 3-4 saate çıktı. 3) Emzirmeme eğitimi var :) Geçen haftadan beri kademeli olarak emzirme aralarını uzatıp sütü sağdım ve başkasının biberonla içirmesini istedim. İlk 2 gün sabah (işe giderkenki saatte), öğlen ve akşam (işten geldiğim saatte) emzirdim. Arada 2 kez biberonla süt içti yemeklerden sonra, uykudan önce. Uykudan önce içerek hem emmek hem de süt rahatlatıyor gibi geliyor bana. Biberonla içmeye alışınca sonraki 2 gün de sabah ve akşam emzirip gün içindeki emzirmeleri de ortadan kaldırdım. 4) Bir de bensizlik eğitimi :( En zoru. 24 saat birlikteyken bir anda boşluğa düşeceğimiz için onu kalabalıklar içinde bensiz bırakmaya çalıştım. Evden birkaç saatliğine uzaklaştım. Sonuç gayet olumlu. Yanında sevdikleri ve sevenleri varken, karnı tok altı temiz, uykusunu almışken bensiz idare edecek gibi. 

İyi de ben ne olacağım ? :( Benim alışma eğitimim sanırım işe dönünce başlayacak ve biraz daha uzun sürecek  sanki...

Ben bugünden özledim ki boncuğumu! Bol bol içime çektim kokusunu, bol bol öptüm, sarıldım, baktım, baktım. Ama yine doyamadım yine doyamadım!

İnsan yavrusuna hiç doyabilir mi ömrü boyunca?



Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder