İlkbahar ayrılık mevsimi miydi?

Bahar geldi.
En sevdiğim, çevreyle beraber içimde çiçekler açtıran, pır pır kelebekler uçurtan, yüzümü daha da güldüren mevsim.
Bu sefer yapamadı.
İlk defa bu sene bu baharı hüzünle bekledim. Hatta geldi geliyor diye korkuyla günleri saydım. Kış hiç bitmesin dedim.
Bu baharı hiç sevmedim.


Çünkü;

1. İşe başlama zamanım yaklaşıyor.

Evet, son 2 haftam. 6 KOCAMAN AY! Jet hızıyla geçti ve ben hiçbirşey anlamadan izinlerim bitti. Doyamadım ki daha ben :( Ki insan her gün daha fazla sevdiği yavrusuna, can parçasına hiç doyabilir mi? Ben daha markete giderken yarım saat içinde tüm işlerimi apar topar halledip koşar adımlarla eve gelen insan, acaba bütün gün, sabah 07.15'ten akşam 18:30'a kadar nasıl dayanabileceğim, kuzumun kokusu olmadan, sesini duymadan, kollarıma almadan, gün boyu ağlamadan, kaçıp eve gelmeden veya özlemden delirmeden?

Henüz rapor hakkım olmasına rağmen maalesef işe başlamak zorundayım. Erteleyebileceğim bir durum söz konusu değil maalesef. Yine maalesef biran önce işe dönüp işlerimi hızlıca toparlayıp bitirmek de zorundayım.  Tamam çalışmayı da özledim. Severek yaptığım işimle mutlu olursam çevremi de bebeğimi de daha mutlu edeceğimi de biliyorum. İyi ama nasıl bırakacağım kuzumu? En önemlisi kimlere bırakacağım, daha biriciğim babasına bile verirken özlemden burkulurken?

En mis kokulu kurabiyem ;)
Murat'ımla ortak düşüncemiz; kuzumun anneanne-babaanne ve dedeleriyle aynı ilde olmamıza rağmen, hem onların bazı sağlık durumlarından dolayı, hem düzenlerini bozmamak için, hem de kuzumun kendi evinde oturtmaya çalıştığımız kendi düzeniyle bakımın benimle birlikte tek bir elden çıkması adına bakıcı "süper dadı" bakmaya karar verdik. Arayışına gireli 2 ay oldu ama emanet edebileceğimiz, güvenebileceğimiz birini bulmak öyle zor ki...Henüz yapabildiğimiz 1 görüşme var, ona da herkese gülücükler dağıtan meleğim yüz çevirdi, dudak büktü, bana bakıp bakıp ağladı. Yani istemedi. Aramaya devam ediyoruz. Bakalım 2 hafta içinde güvenilir birini bulabilecek miyiz, yoksa ben "amaaaan boşvermişim herşeyi" diyerek kuzumla kalmaya devam mı edeceğim?

Karnıma ağrılar giriyor. Yüreğimi 2 koca kayanın arasına sıkıştırıyorlar sanki, eziliyor. Nefesim kesiliyor onsuz geçireceğim günler geliyor diye. Durup durup ağlıyorum. 

Şimdi anlıyorum söyleyenleri. İstediği kadar insan kariyer desin, isterse dünyaları yalayıp yutsun, dünyanın en zirvesine gelsin, herkesden güçlü herkesden zengin herkesden üstün olsun. Yatları, katları, tonlarca paraları, emrinde uşakları olsun. Sadece 1 mevki: Annelik! Canının parçasını her an kollarında tutabilmek için, yıllarca didinerek kazandığı iş hayatını, tüm hayatını, sadece 1 saniyede elinin tersiyle geri çevirebilecek, alt üst edecek kadar ince bir çizgi...

2. Tayinlerin açıklanma zamanı yaklaşıyor.

Bir maalesef daha, tayin bekliyoruz. Haftaya belli oluyor. Çıkarsa, benim henüz doktoramı bitirmeden İzmir dışına çıkmam mümkün değil. Bir ayrılık daha mecbur, bu sefer biriciğim, hayat arkadaşım, aşkımla. Süresi en az 1 yıl. 1 yıl içinde, ki bu sebeple biran önce işe dönüp işlerimi toparlamam gerekiyor, herşey yolunda gider de doktoramı bitirirsem ne ala, yoksa ayrı kalma süresi uzuyor. Bu sefer kuzuma olan özlemimin yanında aşkıma özlem de eklenecek, benle beraber biriciğim de kahrolacak bizsiz zamanını geçirecek diye. 

Gün ışığım Hayat'ım;*
Birbirimize korkumuzu belli etmemek için açılan konuyu hep kapatmaya çalışıyoruz. Daha fazla birlikte zaman geçirelim diyoruz, sanki hep dip dibe değilmişiz gibi. Daha fazla kahkaha atıyoruz düşünüp ağlamamak için. Ne o benim uykusuz gecelerimde şimdiden özlemden ona bakarak ağladığımı bilir, ne ben bilirim onun bize sevgisinden iç geçirerek bakıp sustuğunda boğazında düğümlenen hıçkırığı, ne de minik kurabiyem anlar ona her bakışımızda gülerek ağladığımızı veya ağlayarak güldüğümüzü...

Buaralar böyleyiz. Gözyaşları içindeyiz. Şimdiden özlem içindeyiz. 

Zaten normalde sulu gözüm, konu dünyalar tatlısı "kuzum ve eşim" olunca hiç susamıyorum. 

Eş olmak zor, anne olmak zor, çalışan kadın olmak zor, seven kadın olmak zor...kadın olmak çok zor...!





Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

4 yorum:

  1. Canım Cananım,
    Öncelikle sakin ol. Kadın olmak çok zor ama bizim demir gibi irademiz var. Kolayca yaşananlara uyum sağlamamıza yarayan esnek ve yumuşacık yüreğimiz var. Güneşi gördüğümüzde karanlık günleri unutuveren balık hafızamız var.
    Öncelikle; bebeğinden ayrılmayacaksın. Bunu bir ayrılık olarak görürsen çok zorlanırsın. Onunla çok daha verimli zamanlar geçireceksin. Seni özlediğini görüp sevineceksin. Tabii bir dee; bir çok kadının senin kadar uzun süre süt izni kullanamadığını ve bebeklerinin 3. ayında işe başlamak zorunda olduklarını hatırla olur mu? Artık her akşam evde seni bir sürpriz bekleyecek! Etrafa saçılmış mamalar, kakayla dolmuş prima, tutuna tutuna sana doğru gelen bir bacaksız, her gün yeni bir şeyler öğrenecek ve sana göstermek için hevesle seni bekleyecek (:
    Murat'ın tayinine gelince... İnşallah gönlünüzden geçen gerçekleşir (eğer şu anda olumsuz bir şeyler düşünüyorsan, bilmeden onun gerçekleşmesi için dua ettim az önce :S Yaaaniii; gönlünden hep en güzellerini, en olumlularını geçir). Ne mutlu sana ki ailenle aynı şehirdesin. Ya onlar da olmasaydı? (Erkan ve Gülay'ı düşün. İkisinin de aileleri başka şehirde ve Erkan sürekli şehir/yurt dışında). Örnekler, karşılaştırmalar bitmez. Dönüp dolaşıp aynı şeye geliyorum; biz kadınların işi çok zor ama çok da güçlüyüz. Bol bol dua et. İçini ferah tut. Sakın paniğe kapılma, endişeye mahal verme. Sen rahatsan herkes rahat. Seni seviyorum!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim. Haklısın ne diyebilirim ki? Bu 6 ayımı gecesiyle gündüzüyle kuzumla geçirebilme şansına sahip olduğumun farkındayım çok şükür. Ama çok fena bağımlılık yapıyor insanın yavrusu be Zeynep. Tiryakilik yapıyor! Onun herhangi bir büyüme ve gelişme aşamasını kaçıracağım diye korkuyorum. İstediği an özlediği an yanında olamayacağım diye korkuyorum. Onu yalnız bırakıyorum gibi geliyor en ihtiyacı olan zamanda :( Sen, hatta aşan herkes nasıl aştı bu durumu takdir ediyorum!
      Tayin için de gönlümden hep olumlu ve güzel şeyler geçiriyorum çok düşük bir ihtimal de olsa :) O yüzden neye dua ettiysen, AMİİİN diyorum. Bazı zamanlar gücüm sendeliyor taaaam salıyorum derken senin gibi sonsuz destekli güzel kalpli bir arkadaşım geliyor; toparlıyorum tekrar. Çok teşekkür ederim. İyi ki varsın!

      Sil
    2. Hakikaten tiryakilik yapıyo bu böcükler!
      Senin en büyük handikapın bir anda tam gün işe başlayacak olman sanırım. Ben (Burcu Engin de öyle) doğum iznimden sonra süt izinlerimi falan kullandım. Yavaş yavaş oldu. Ama istersen 2 saatliğine ayrıl, istersen tüm gün; sanki sen yanında olmayınca bir anda hızla büyüyecek, senin şahit olamadığın bir ilerleme kaydedecek ve seni çok özleyecek gibi geliyor ama bu tosbaalar bizi özlemiyor Canan. "Özlemiş baksanaaa" diyorum, 30 saniye sonra beni ittirip çok meşgul zürafasının ya da eğitici kuçu kuçusunun yanına koşuyor. Eee hani özlemişti?!?!? :D
      Neyse,
      Bunlar aşılması zor ya da imkansız şeyler değil. Gözünde, kalbinde büyütme e mi? İnşallah en kısa zamanda içinize sinen iyi bir bakıcı bulursunuz.
      Kucakladım!

      Sil
    3. Di mi? Ben de özleyeceğini sanmam. Çıkar ilişkisi onlarınki, bizim sevgimiz tek taraflı şuan :D İlk başlar zor olacak kesin ama mecbur alışacağım. Amin canım, inşallah duaların kabul olur. Öperiz üçünüzü de, kucak dolusu sevgiler!

      Sil