Bitmek bilmeyen uyku eğitimi :)

6.5 ayın sonunda söyleyebilirim ki, artık uykularımız daha düzenli.

Aferin; önce kuzuma, sonra da biraz bana ;)

Uyku bizim en büyük, hatta tek derdimiz Demir doğduğundan beri. İster gündüz isterse gece olsun, hiç uyumayı sevmeyen, mümkün olsa gözünü kırpmayacak bir çocuğum var benim. Diğer bir deyişle: cin gibi! Uykusu varken bile etrafı izlemek, gözlemlemek ve tüm seslere tepki vermek istiyor hiçbir şey kaçırmamak için. Ama uyku minikler için çok önemli. Büyüme hormonu özellikle uykudayken salgılanıyor ve sadece gece uykusu buna yetmiyor. Gündüz uykuları ve uyku düzeni de çok gerekli.



Bu sebeple yaklaşık 3 aydır uğraşıp didindiğim "düzen" konusunda epey yol katettiğimizi görünce bunu anlatmak istedim. Hem böceğimin neler yaşattığını bir gün okuyabilmesi, hem de merak edenlere faydalı olabilmesi için...

Uyku düzenine ilk önce bir ritüel oluşturmakla başlamıştık. İlk başta denediğimiz de "gece uykusu düzeni" ni oluşturmak oldu. Geceleri eğer yaptırıyorsak banyo, hemen ardından emzirme, ninni ya da müzik yada her ikisi birden, sallama ve uyku şeklinde. Tabii ilk başta bunları hep kucağımızda yapıp, uykusu iyice derinleşince yatağına yatırıyorduk. O zaman da, hala da 2 saatte 1 kalksam da geceleri emzirmek için, artık gece-gündüz ayrımına alışmıştı ve genel olarak gece en geç 22:00'de yatıp sabah saat 07:00-08:00 gibi kalkıyordu.

Sıra gündüz uykularını düzenlemeye geldi. Hatta hazır gündüz bununla uğraşırken bir de yatakta uyutma çalışmalarına da başlamıştım; ellerimle :) Tabii ne oldu, elimi verince kolumu kaptırdım! Zaman geçtikçe ben ve ellerim olmadan, bana değmeden uyuyamamaya ve ellerimle oynamaya başladı yatağında. Başka bir yöntem bulmalıydım. Hem uyku düzeni olsun, hem yatağında uyusun, hem de birşeylerle oynamasın. Çok mu şey istedim?

Önce doktorumuzla görüştüm. "Tek yol var" dedi. "Yatağınız zaten ayrıysa odanızı da ayırın ve bırakın ağlasın." Çok gaddarca geldi önce. Yatağımız en başından beri ayrı ama odamızı ayırmak için daha erken gibi geliyor bana. Bir de "bırakın ağlasın" mantığını nasıl yapabilirim ki?

Derken bir gece, hiç abartmıyorum her 30 dak-45 dak (maksimum)'da bir kalkarak sabahladım resmen. Her kalkışında emmek istedi ve uykuya geçişi zor oldu; sadece göğsümde uyumak istedi emerken. Belki miniğimin bir derdi vardı ama bizim anlayacağımız bir hastalık ya da sorun göremediğimizden sabaha karşı yatakta ağlamak üzereyken şunu dediğimi hatırlıyorum: "Sen yarın görürsün Demir, bak ben seni nasıl uyutuyorum!"

Ertesi sabah 07:30'da uyandık gayet güle oynaya. Uyku vaktine kadar herşey yolunda iken sonra birden benim kuzumun içine baya keçi kaçtı! Madem öyle dedim, yatağına bıraktım kapıyı da kapatıp içeri geçtim. Aralıklarla yanına gitsem de yaklaşık 3 saat sürdü ağlaması. Sonra o uyuyakaldı, ben başladım ağlamaya. Bütün gün "nasıl ağlatırım bu kadar ben herşeyimi" diye diye iç çekerek ağladım hem de. Bunun bir yolu olmalıydı. Başladım uyku konusunda uzmanların yazdıklarını okumaya.

2 yol varmış: biri benim sinirle yaptığım ve doktorumun önerdiği yöntem: Ferber yöntemi. Diğer bir deyişle gaddar yöntem :( Güzel sonuç alma olasılığı çok yüksek. En geç 1 haftada da çocuk yatağında uyumaya alışıyor. Ama yok, bana göre değilmiş bu. Ben beceremedim yani katı yürekli durmayı.


Diğer yol; benim düzen kurduğum ve hala uyguladığım yöntem: Aletha Solter yöntemi. Aynen "bırakın ağlasın" diyor. Hatta "her ağlamada sallayarak, emzirerek vs. susturmayın yoksa sussa da kısa bir süre sonra tekrar ağlar çünkü tam rahatlayamamıştır ve sunduğunuz bu yöntemlere alıştığı için hep aynı şekilde rahatlatılmak ister" diyor. "Ağlamak rahatlatır"ı savunuyor. Aradaki fark bu uzmanın "ağlarken bırakma, yanında ol, sizin her zaman yanında olacağınızı bilsin" demesi. Bana bu yöntem daha huzurlu geldi. Madem 1. yöntemi becerememiştim, bunu deneyebilirdim. Nasıl olsa ikisinde de ağlayacak, bari kollarımda ağlasın.

Aynen dediğim gibi oldu. Önce uyku rutinini uyguladım; uyku işaretlerini gözlemleme, emzirme, gazını çıkarma, müziğini açma (bu aralar favorisi Halil Sezai-Yangın var; şarkı en fazla 2 kez tekrarlıyor, miniğimin kafası düşüyor), "iyi uykular kuzum, uyku vakti" diyip uyarma, uyku öpücüğü ve sallanarak yatağına yatırma, ninni eşliğinde. Tabii ki ağladı, ama öyle katıla katıla değil, mızmızlanarak. Ağlaması şiddetlendiğinde sakinleştiremediysem kucağıma aldım, sakinleştirdim ve tekrar yatırdım. Yine çok şiddetli ağladığında yine kucak, yine sakinleştirme yine yatırma. Her seferinde kulağına yanında olduğumu fısıldadım, sakinliğimi ve kararlılığımı korudum, ona sarıla sarıla yatırdım. Bu sayamadığım kadar tekrarlandı belki ama sonunda kuzum uykuya daldı. Yaklaşık 1.5 aydır ben evde olduğumuz tüm zamanlarda yatağında uyutmaya alıştırdım ve alıştım. Benim daha kolayıma geliyor. Artık yatağını görünce, eğer uykusu için bir engel yoksa (altı, açlığı, herhangi bir hastalığı ya da inşaat vb. gürültüsü...) uyku vaktinin geldiğini ritüelle anlıyor. Hatta bazen odaya girer girmez "hüü" diyor. Aynen yazıldığı gibi :)

Tekrar diyorum. Herhangi bir engelin ya da hastalığının olmaması bu eğitim için gerekli. Örneğin bu aralar  geceleri alerjiden hatır hutur kaşınıyor kuzum. Yatağında sakinleştirmek zor oluyor ve mecburen kucağımda uyutabiliyorum. Ama o zamandan beri biraz ağlamasına izin veriyorum, sıkı sıkı sarılarak, okşayarak, öperek. Her ağladığında emzirmiyorum ve sallamıyorum. Bu şekilde susturucu güçlerini unuttu; bu da benim olmadığım zamanlarda onun yanındaki kişilere kolaylık sağlayacak. 

Dikkat edilmesi gereken, uyku düzeninde en önemli nokta şu: uyku saati gelince o bebek yatakta olacak. Çünkü işaret veriyor, kaşınıyor, esniyor. "Biraz daha oyalarsanız uykum iyice kaçar, huysuz olurum, bu sefer yorgunluktan uyuyamam, burnunuzdan getiririm" diyor. En azından benim bebeğim böyle. O yüzden "yok efendim daha uyumaz, cin gibi, uyumak istemiyor, boşver uyumasın, bizimle otursun gülelim eğlenelim hoppaaa" demeyin zira olan, o düzeni tutturmak için aylarca uğraşan, herkesler uyurken gece-gündüz ayakta olan, sabahlayan, akşamlayan, ağlayan, çırpınan, "uyusun da büyüsün ninnnnniiiiiii" diye diye bebeğinin, eşinin, komşuların kafasını ütüleyen ve tek derdi meleğinin mutlu olması olan onu en iyi tanıyan kişiye: anneye oluyor. 

Tabi bu yöntem benim kolayıma geliyor. Biriciğim babası kollarında sakinleştiriyor, uykuya daldıktan sonra yatağına yatırıp pışpışlayarak uykunun derinleşmesini sağlıyor. Anneannesi kucakta dik pozisyonda, babaannesi de kucakta yatay pozisyonda uyutabiliyor. 

Bahar güneşim ;)
O kadar önemli ki uyku, uykusunu alınca o kadar mutlu uyanıyor ki... İster yatakta, ister kucakta, ister yatay, ister dik. Tüm yöntemler mübah uyandığında o neşeli yüzünü görmek için ;) Bal böceğim!


Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

4 yorum:

  1. sizi tebrik ediyorum bu ne çaba vallahi gözüm korktu :) bende 5,5 aylık hamileyim ve ikizlerim olacak kısmetse inşallaaah sizin kadar sabırlı becerikli düşünceli olurum. Allah uzun ömürler versin bebeğinizi ve size çok tatlı maşaallaah

    http://tukenmezdefter.blogspot.com/

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederiz. Gözünüz korkmasın. Belki sizin ikiz kızlarınız uykuyu çok sevecekler? Bana hamileyken hep dua ederlerdi; "inşallah gazsız, uykuyu ve yemeyi seven bir bebeğin olur" diye. Ben de size aynısı diliyorum. Ben 3'te 2'yi tutturduğum için uyku sınavım oldu resmen :) Ama Allah o gücü, sabrı size veriyor her gün katlana katlana artarak hem de...Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin ;)

      Sil
  2. valla tebrikler gerçekten büyük sabır:))Benim oğlum 7,5 aylık bizim odamızda beşiğinde yatıyor hala odasını ayırıp ayırmamakta kararsızım biraz dahamı geçse diye bekliyorum ?? çok şükür uykuya dalma konusunda çok sıkıntımız yok sadece bazen huy değiştiryo arada bir geçici olarak.ya mama yiyerek ya sallayarak yada poposuna pış pış yaparak uyuyo.çalıştığım için gündüz uykuları nasıl tam bilemiyorum babannesi bakıo ama hiç mızmızlanmadan uyutmayı başarıyorlar ne hikmetse:))en geç akşam 9da uyuo sabah 7:00 de ayakta tabi gece 2 kere mamaya kalkıyoruz :)) sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oda ayırmayı 6. aydan sonraya bırakın diyorlar. Birçok uzman da 1 yıldan sonra en iyisi diyor. Ben de 1 yaşını bekleme taraftarıyım ama ne olur bilmem. Biraz da onlar belirliyor galiba? Oğlunuzun uyku sorunu yok maşallah. Hatta gece 2 kere kalkmasına pek imrendim! Biz gündüz iyiyiz de, gece küçük bir canavar-cık oluyoruz nedense :) Tabi emzirdiğim için hala sabahlıyorum. Her neye karar verirsek verelim galiba en önemlisi "kararlı olmak". Öpüyoruz sizi ;)

      Sil