ATOPİK DERMATİT-ALERJİK CİLT

Nisan 16, 2013

Yani: hassas oğlum benim!

Anne alerjik, baba alerjik olursa; hele bir de mevsimlerden baharsa, tabii ki çocuk da alerjik olur.


Böceğim bugüne kadar gayet iyi bir performansla hastalanmadan kışı bitirdi, 6. ayını da devirdi. Birkaç istisna hariç.

İlk defa yaklaşık 2 ay kadar önce başta bacak ve kol eklem yerlerinde başlayan, daha sonra sırtına da sıçrayan kırmızı döküntülerden, "yara"lardan korkup doktora gitmiştik. İsmini tam anlayamadığım bir virüsün sebep olduğu virütik bir döküntüymüş geçirdiği. Ateş yapmamıştı hemen hemen ama döküntüler vücutta dağılıyordu. Doktor "buara birçok bebekte görülüyor, genelde AVM'lerde, kapalı alanlarda veya diğer çocuklarla birlikte zaman geçirilen yerlerde nefes yolu ile yayılma oluyor, iyi ki getirmişsiniz, hemen önlem alalım" dedi. "Bildiğimiz bir virüs ya da hastalık mı?" dedik, "yok, ama çocuğunuzun cildi hassas; atopik dermatit" dedi.

Bu durumu sünnetini yapan doktor da söylemişti 3. ayında. "Cildi hassas, dermatiti var, dikkat edin." Hatta daha da geriye gidersek, 1. ay kontrolünü yapan doktor da söylemişti: "kuru bir cildi var, dikkat edin". Biz de doğduğundan beri her gün banyoyla, masajlarla nemlendiriyorduk cildini ve özen gösteriyorduk. Ama yetmiyormuş.

Virütik döküntülerin olduğu dönemde eczanede hazırlatmamız söylenilen sarı solüsyon  ile yaralarının temizlenmesi ve ardından sürdüğümüz merhemlerle geçirdik kuzumun sorunlarını.

Yaklaşık 2-3 hafta önce ise başka birşey fark ettik vücudunda. Yine kırmızılık, yine döküntüler, ama bu sefer eklem yerlerinde, ayak bileklerinde, boynunda ve dizlerinde isilik tarzı küçük kırmızı-beyaz kabarcıklardı gördüklerimiz. Yayılma yoktu, sadece geçmediği zaman 1-2 gün içinde daha kızarık hale geliyordu. Bepanthen ile geçmeyince sıradan bir isilik olmadığını anladık. Dikkat ettik, aynı dönemde kuzumun özellikle geceleri artan göz-kafa-alın kaşıntıları da oldu. Hatta kaşıntılar o kadar arttı ki artık yüzünü, başını kanatmaya başladığından gece eldivenle yatırdık. Ne o uyuyabiliyordu kaşıntılardan ne de bizi uyutuyordu. Geçen hafta da güzel bir bahar gününde dışarı çıkarttığımda, ben hapşırdıkça ve burnum kaşındıkça o da kızarıp hapşırdı. Bahar mevsiminin bana en büyük getirisi olan polen alerjisi aklıma gelip "eyvah!" dedim; hadi benimki neyse ama kuzumun babasındaki alerjik durum çok ileri seviyede. Her gün ilacını almadan evden çıkamıyor bu polen mevsimi. Polenlerin yoğun olduğu günlerde de dışarı çıkmamayı tercih ediyor. Bu yüzden kuzumun sorununa çare bulamayacağımızı anlayınca doktora gitmeye karar verdik. Hatta bu sefer baya ayrıntılı muayene eden bir doktora götürdük. 

Sonuç: atopik dermatit! çok şaşırdık :))

Uyarılarını, okuduklarımızla harmanlayıp kısaca özetleyim;

* Çok hassas bir cildi varmış. Hafif kuruluk varmış. Yine de gördüğü kuru ciltler arasında en iyisiymiş. Bizlerde polen alerjisi varsa ondan olma ihtimali çok çok yüksekmiş. Polen alerjisi de atopik dermatitli ciltlerin kızarık ve kaşıntısını tetikleyen bir faktörmüş.

* Cildi nemli tutmak yapabileceğimiz tek şeymiş. Her gün banyo yaptırsak da önemli olan haftada 2 kereden fazla sabun-şampuan ürünlerini kullanmamakmış. Banyosunu 5 dakika suda bekletme-oynama şeklinde yaptırmak cildi daha fazla nemlendirirmiş. Banyodan sonra cildi çok sürtmeden kurulamak, daha nemliyken hemen nemlendiricileri sürmek fayda sağlayabilirmiş. Banyo yapmadığımız günler olursa o günlerde de sabah-akşam en az günde 2 sefer tüm vücudu nemlendirmemiz gerekiyormuş. Bizim yaptığımız gün sonunda nemlendirmekti. 

* Sabun yerine kullandığımız şampuanın, vücut ve yüz kremlerinin "alerjik bünyeler için" test edilmiş olması yetmezmiş, "atopik dermatitli" ciltler için olan kremlerden kullanmamız gerekirmiş. Biz Emolium serisini tercih ettik. Vücut emülsiyonu, yüz kremi ve vücut şampuanı: 90 TL cik :). İnternette bu hassas ciltler için başka ürünler de bulduk. Doktorumuzun diğer tavsiyesi de Mustela ürünleri oldu.


* Ev sıcaklığının 18-22 C derece arası olması gerekiyormuş. Çok giydirmemek, üşütmesinden ziyade terlemesinden korkmamız gerekirmiş. Yünlü şeyler kesinlikle yasak. Tamamen pamuklu giyecekmiş. Biz de zaten 22'yi geçirmemeye ve vücuduna temas eden tüm kıyafetlerin pamuklu olmasına dikkat ediyoruz.

* Çamaşırları sabunla yıkanmalı ve yumuşatıcı kullanılmamalıymış. Her türlü parfüm ve kimyasallar yasak. Granül sabunla yıkadığımız için bu etkenin de üzerinde durmadık. Ayrıca uzun zamandır kullandığım tek kimyasal parfümüm bebeğimin kolonyası. Onunla beraberken makyaj yapmamaya, parfüm-deodorant sürmemeye, kucağıma alacaksam yüzüme ve ellerime krem bile sürmemeye çalışıyorum.

* Atopik dermatitli ciltler öyle kaşınırmış ki, bebeğin bütün yaşam kalitesini etkileyebilirmiş. Gündüz ve gece uykularını bozabilirmiş, mutsuz edermiş. Ne kadar nemlendirmiş olsak da kaşıntı olan gecelerde ilaçlar şartmış. Zyrtec isimli antihistaminik şuruptan günde 1 kez akşamları yatarken çeyrek ölçüden daha az (yaklaşık 1 ml, fazlası sersemlik yapıyor, bizzat denedik) vermemiz gerekiyormuş, ki rahatlıkla uyuyabilsin. Vücudundaki kızarıklıklar için de kortizon içeren bir merhem verdi. Kızarıklık veya kabarıklık olduğu zamanlarda ince bir tabaka halinde sürmemiz gerekiyormuş ilerlememesi için.

* Atopik dermatitli ciltler alerjilere daha yatkın olurmuş. Polen alerjisi bir örnek, genetik olduğundan da kaçınılmaz. Ama gıda alerijilerine de dikkat etmek gerekirmiş. Ek gıdalara yavaş yavaş geçtiğimizi söyleyince bizi beslenme uzmanına da yönlendirdi ve ekledi; "En iyi alerji testi annenin gözlemidir. Yeni gıdaları teker teker, 3-4 gün bekleyerek beslenmesine ekleyin. Vücudunu gözlemleyin. Israrcı olmayın, siz mutlu olduğunuz zamanlarda yedirin ki o da mutlu olarak yesin." Ayrıca sadece bebeğin yediklerinin değil annenin yediklerinin de alerji yapabileceği konusunda uyardı. İlginçtir, bu mevsim ÇİLEK çıktığından beri abarttığımı fark ettim ve onu keserek Demir'in vücudunu gözlemledim. Çok şükür ki kızarıklıkları geçti ve maalesef ki ben en sevdiğim meyveden mahrum kaldım. Şimdilik başka bir suçlu bulamadığımızdan çileği linç ettik...offf off!


* Beslenme uzmanı da nasıl beslediğimi sordu. Ara öğün olarak verdiğim yoğurt ve meyve suyuna (elma ve armudu denedik şu ana kadar) ilave olarak sebze pürelerine de başlamıştım ki, önce muhallebi vermem gerektiğini söyledi?! Sanırım sebzelere alerjik durum gösterebilir ve sebze tatlarından sonra tahıl tadını sevmeyebilir diye onu daha sonraki aylarda vermem daha iyi olurmuş. Peki dedik. Herkes farklı birşey söylüyor sonuçta. 2 haftalık sebze denemesinden sonra, şimdi de 1 haftadır muhallebi deniyorum. Şimdilik pirinç ununu az suyla pişirip, çok koyu olan muhallebiyi anne sütüyle sulandırıp veriyorum. Burada kocaman bir MAŞALLAH! Yoğurt, meyve suları ve sebze pürelerinden (patates, havuç, kabak, maydanoz, pirinç, kereviz karışımını denemiştim en son) sonra muhallebiyi de yalanarak yuttu kuzucuğum. Ama favorisi anne sütü, ama memeden! Tiryaki oğlum ;)

* Ayrıntılı muayene sonrası genel sağlık durumunu da sorduk. Kas, sosyal, fiziksel ve nörolojik gelişimi çok iyiymiş. "Çok konuşuyorsunuz galiba çocuğunuzla, aynen böyle devam" dedi. Ben de "olmaz mı, bizden fırsat kalırsa konuşmayı sökecek de susamıyoruz" diyecektim :) Ölçümlerini aldı, kilosunu sordum, "kilosunu sadece siz anneler ve çevrenizdekiler merak eder; biz doktorlar için önemli olan gelişimidir" dedi. 

Cildindeki kabartıların olduğu dönemde merhem, kaşıntı olduğunda şurup çok işe yaradı. Düzenli olarak nemlendiriyoruz sabah-akşam. Banyosunu her gün yaptırmıyoruz artık, yaptırdığımızda da leğende oturtup-yatırıp suda oyun oynuyoruz birazcık :) İyi haber, genelde 1 yaşından sonra bu hassas ciltlerin daha iyiye gidebileceği, 5 yaşından sonra da alerjik durumların epey azalacağı. Konuyla ilgili faydalı bulduğum linkleri yazının arasına sıkıştırdım, ilgilenenler için.

Durumu kontrol altına aldığımız için pek mutlu ve rahatız, da olan çileğe oldu işte ;)





BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

2 YORUM

  1. Merhaba, bebeğimde atopik dermatit i duydugumda bizde çok şaşırmıştık. Neyse doktorumuz Biobaby olarak bir ürün tavsiye etti. eczanelerde satılıyor oldukça da makul fiyatlı. kullanıyoruz sonuç çok güzel.

    YanıtlaSil
  2. güzel. tavsiye üzerine kullandık ve iyiki almışız.

    YanıtlaSil

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *