AŞILARLA HAYATIMIZ

Nisan 19, 2013

Minik kurabiyem;

Bir aşı ayını daha atlattık. 6. ayımızı tamamlamamız sebebiyle Hepatit B (3. doz), DaBT-IPA-Hib (5'li karma, 3.doz), KPA (zatürre, 3.doz) ve OPA (çocuk felci, ağızdan) olmak üzere 4 aşımızı vurulup geldik. Tek bir keskin çığlıkla işlemi tamamlamamızı sağladığın için gücünden dolayı seni tekrar kutluyorum. Minik Iron-Man'im benim ;)



Güzel haber, 12. aya kadar bir daha aşımız yok. "Yuppiiii" dedim senin yerine de, zira ben aşı günleri senden daha fazla yoruluyorum kendimi sıkmaktan :) Bu ara her tarafta kızamık salgını var. Suriye'den aldığımız göçün bunda etkisi olduğu söyleniyor. Hamile arkadaşlarım, daha önceden geçirmemiş olanlar ve bebekleri olanlar ne yazık ki tetikte. Bu yüzden devlet bir kampanya başlatmış ve 12. ayda vurulan kızamık aşısını biraz öne çekmişler; 9. aya. Eğer kampanya devam ederse o zamana Temmuz ayında sen 9 ayını doldurduğunda, senin dilinde "bibi" olmaya gideceğiz yine. Şimdiden uyarayım sonra "hani 1 yaşına kadar bir daha yoktu?!" demeyesin :)

Aşı olmaya giderken herhangi bir ilaç vermedik sana. Biraz savaşsın vücudun istedik. Kızma, gaddar değiliz. Sadece senin çok narin olmanı istemiyoruz. Aşıdan eve geldikten sonra hafiften huzursuzluğun oldu ama akşama kadar gayet iyiydin. Akşam hafif ateşin çıkmaya başladı. 38 olsaydı o zaman ilaç vermeyi düşünecektik. Ama 37.8'de kaldı. Sık sık emzirdim, yemeklerini de gayet güzel yedin. Yatmadan ılık bir banyo yaptırdık sana. Gece boyu 2 saatte 1 ateşini ölçtük ve giderek azaldığını görünce çok sevindik. Aferin benim kuzuma! Bu aşı sınavını da atlattın.

Son zamanlardaki günlük hayatımızdan bahsedeyim sana: 


Sabah 07:00-08:00 arası "günaydııııın" şarkılarıyla kalkıyoruz. Baban işe gidiyor, biz de tüm gece biriken kakalarını temizliyoruz :) Söylemeden edemeyeceğim, sadece anne sütü içerken ne güzelmiş o koku! Şimdi ek gıdalara başladığımızdan beri maşallahın var oğlum! Odanın demiyorum, evin havasını değiştiriyorsun. Çöpü 1 gün bekletemiyorum bile, hemen kapı dışarı! Neyse...Bu işlemi bayılmadan yaparsam hemen sonrasında her yerine kremlerle masaj yapabiliyorum. Seni aklayıp paklayıp hemen emziriyorum çünkü meme beklemeye tahammülün SIFIR! Henüz kahvaltıya başlamadığımız için kahvaltın = anne sütü. 2 gündür kahvaltı olarak yumurta sarısına* başladık. Sonra seni hazmetmen için ana kucağına koyup BABY TV'ni açıyorum. Biraz geçince, halı gibi her daim salonumuzun ortasında duran kocaman renkli battaniyelerinin yani oyun parkının üzerine yatırıyorum, rahatça yuvarlan, rahatla diye. TV açık yaklaşık 30 dakika anca duruyorsun. Ben bu arada evi toparlıyorum ve yanına geliyorum. Bu kanalda yaşına uygun çok güzel şeyler var. Birlikte konuşarak, yuvarlanarak öğreniyoruz. Gün içinde tv izlemen sadece bu kadar. Zaten sen de fazlasını istemiyorsun. 


* 1 yumurtayı kaynar suda yaklaşık 10 dakika haşlıyorum. İyice katılaşmış yumurta sarını beyazından ayırıp, 1/2 çay kaşığı yumurta sarısını çok az kaynatılmış soğutulmuş içme suyuyla sulandırıyorum. Uykudan önceki emzirmeden hemen önce sana vermeye ÇALIŞIYORUM. Şu ana kadar tahminimce hoşlanmadığın tek gıda. Ağzını sımsıkı kapatıyorsun ve üst dudağınla alt dudağını öyle bir kilitliyorsun ki mümkün değil açmak! Ama yedirmeyi başardım! Sen duuur, elbet bulurum yedirmek için daha güzel yollar da, civcivim benim :D

Saat 10:00-10:30 gibi uykun geliyor. Tekrar altını değiştiriyorum, emziriyorum, gazını çıkartıp "uyku vaktiiiiii!" diyorum. Uyku müziğini açıyoruz, seni öpüp koklayıp yatağına yatırıyorum. Evet kuzum, hala uyku eğitimindesin ve 2 haftadır çok aşama kaydettin. Bunu ayrıca yazacağım ama şunu söyleyim ki artık göğsümde değil, kucağımda değil, kendi yatağında uyuyabiliyorsun. Önceden kucağımızda uykuya dalmadan seni yatağına yatırmak mümkün değildi ama şimdi yatağınla uykuyu bağdaştırmaya başladın! Uyuduğunda saate bakıyorum, en az 1 saat en fazla 2 saat uyuyorsun. Gündüz uykuların yatağında uyumaya başladığından beri daha düzenli. Ben de gün içinde işlerimi daha düzene koyabiliyorum. 

Saat 11:00-12:30 civarında kalkıyorsun ve kalktığında artık hemen ağlamıyorsun. Müziğini dinliyorsun, dönencenle konuşuyorsun, ayaklarınla oynuyorsun, havada uçan tekmeler savuruyorsun :) Genelde senin "uuu" seslerinle seni sanki gün boyu görmemiş gibi çok çok çok özleyerek yanına koşuyorum. Güle oynaya kalkıp altını değiştiriyoruz veeee öğle yemeği! Hemen seni mama sandalyene oturtuyorum. Sen yanımda otururken ben de mutfakta uğraşıyorum. Hem sen oturmayı daha iyi öğrenmiş oluyorsun hem de birlikte oluyoruz bol bol konuşarak. Öğle yemeğin bazen muhallebi* bazen sebze çorbası* oluyor. Yedikten sonra sandalyende oyuncaklarına oynama vakti. Artık yaklaşık 2.5 saat uyanık kalabiliyorsun ve bol bol oynayabiliyoruz seninle.

* Muhallebi: Yaklaşık 2 çorba kaşığı pirinç ununu biraz içme suyuyla pişiriyorum. Çok koyu kıvamdayken içine anne sütü koyup koyu muhallebi kıvamına gelinceye kadar sulandırıyorum. Yaklaşık 150 ml muhallebiyi bitirebiliyorsun. Ikea renkli kaşıklarını pek seviyorsun!
* Sebze çorbası/püresi: İlk başta çeyrek patates, çeyrek havuç ve 1 tatlı kaşığı pirinçle başladığım çorbayı giderek çeşitlendiriyorum. Yarım soyulmuş patates, çeyrek havuç, çeyrek kabak, 1 tatlı kaşığı pirinç, 1 tatlı kaşığı irmik, bir tutam maydanozu az içme suyunda pişirip suyunu çektiriyorum. Piştikten sonra süzgeçten geçirip 1 çay kaşığı zeytinyağı ekliyorum. Pütürlü, koyu kıvamlı püremizi muhallebiyle aynı ölçülerde yiyebiliyorsun. Birkaç gün sonra ıspanak ekleyeceğim, haberin olsun ;)


Öğle uykuna yaklaşırken yine bir alt kontrolü. Saat 14:00 civarı uykun gelmiş oluyor, emziriyorum ve tekrar yatağa yatış. Yaklaşık 30 dakika içinde uyumuş oluyorsun. 

Saat 16:00 civarı en geç kalkıyorsun. Yine hoplamalar zıplamalar öpücükler eşliğinde "günaydıııın" larımızdan sonra biraz boğuşuyoruz ve acıktığın için dooooğru mama sandalyene :) İkindi zamanımız yoğurt* vaktin oluyor. Yemeğini bitirmenle babanın eve gelmesi genelde kesişiyor. Sonra da baban seni yiyiyor :) Sizin boğuşmalarınız bitince hep birlikte sofraya oturuyoruz. Müsadenle bu sefer biz yiyeceğiz sen bakarken :) Sen de masada bizimle otururken inanılmaz keyifli oluyorsun.


* Yoğurdu evde kendimiz Paşabahçenin küçük kapaklı kavanozlarında yapıyoruz. Yaklaşık 220 ml . Sütümüz de Tire Pastörize Süt. 1 litrelik sütten yaklaşık 5 kase yoğurdun oluyor. Her güne yeni bir kase. Senden kalanı biz tüketiyorduk ama artık senden pek kalmıyor. Yalayıp yutuyorsun yoğurdu :) Her gün açtığım kaseyi önce ben kontrol ediyorum. Biraz bile ekşimişse sana vermiyorum. Yoğurt gibi faydalı bir yiyeceği güzel tanı diye ;)

Eğer hava güzelse, polenler çok rahatsız etmiyorsa yürüyüşe çıkıyoruz. Zaten senin de akşam üstü şekerleme saatin geldi. 18:30-19:00 civarı yaklaşık 1 saatlik şekerleme yapıyorsun. Dışarıdaysak etrafı seyrede seyrede gözlerin kapanıyor. Biz de biriciğim babanla rahaaaat rahat sohbet edebiliyoruz.

Uyandığında, yaklaşık saat 20:00 civarı hemen meyve püreni hazırlıyorum. Şapır şupur bitiriyorsun ve yatana kadar yine oynuyoruz seninle. Banyo zamanınsa 21:30 civarı. Güle oynaya "bıcı bıcı"; senin kadar biz de ıslanarak, masajlarla, yağlarla, ohhh mis gibi kokularla rahatlatıyoruz seni. Gel keyfim gel! Sonra babaya "iyi uykular", ışığı kapatma, anneyle emzirme seansı, annenin sonlandıramadığı "iyi uykular öpücükleri", uyku müziğini açma ve yatağında uyutma mücadelesi. Banyodan sonra uykuya dalışın daha kolay oluyor. Sen daha mutlu ve daha yorgun oluyorsun. Senin pilin bitmiş, babanın pili bitmiş, annenin de pili bitmiş oluyor sen uykuya dalınca. 


* Meyve olarak elma, armut ve muzu kullandım şimdiye kadar. Elma ve armudu yıkadıktan sonra kabuklarını soyup, çekirdeklerini çıkartıp, cam rendende rendeliyorum. Sonra da suyunu süzüyorum. Çeyrek porsiyonla başlamıştım ama artık 1 tam elma veya armudun suyunu bitirebiliyorsun. Bugünlerde suyunu tam süzmemeye ve araya posalardan da koymaya başladım. Maşallah onu da yiyebiliyorsun. Muzda şu an çeyrek porsiyondayız. Rendeleyip anne sütüyle karıştırınca güzel oluyor. Çok veremiyorum çünkü elma suyu tükettiğinde bile 1 gün kakanı görmeyince "eyvah!" dedim, muzu çok verirsem ne olur acaba! (Düşün miniğim, o kokuya razıyım!)

Ama annen ne yapıyor? Tam olarak ben de bilmiyorum ne yaptığımı ama kendi kendimi şarj ediyorum galiba 1-2 saat içinde ve gece mesaisine hazır hale geliyorum :) Çünkü kuzucuğum hala 2 saatte 1 kalkıp emiyorsun sabaha kadar "40'ı çıksın biter, 3 ay dolsun biter, 6 ay olsun biter!" diyenlere inat! :) Allah öyle bir güç veriyor ki, senin yatağında dönme sesinle kalkabiliyorum, gözüm kapalı emzirip, ağlarken ev içinde gezdirerek susturup tekrar yatırabiliyorum ve sabah 07:00-08:00 arası gündüz mesaisine hazır hale gelebiliyorum gücüm yenilenmiş olarak. Henüz işe dönmedim. 2 Mayıs itibari ile bu perfomansı sergilemeye devam edersem cidden doğa üstü güçlerim olduğunu düşüneceğim çünkü bu tempoya doğduğundan beri dayanabilmek için insan dışı birşey olmam gerekiyor!

Kanatsız Meleğim ;*

Sen bunların hiçbirini hatırlamayacaksın. Bu yüzden yazıyorum ;) Şunu bil ki; bütün bu yoğunlukta, yorgunlukta, uykusuzlukta en sık, en çok, en düzenli, en bıkmadan, en usanmadan, en tarifsiz, en koşulsuz, en karşılıksız, en bambaşka, en kocamaaaan, ibadet eder gibi yaptığım tek şey: seni çok ama çok sevmek herşeyim!  

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

2 YORUM

  1. ayy çok güzel olmuş yazın eline sağlık:))
    bende işe başlamadan önce böyleydim,sonra sıkıldım işe başlasam biranönce dedim ama şimdi o günleri özlüyorum:(
    bu arada brova kuzucuk yatağında kendi kendine uyuyorsa ,bu işin sırrını bende alabilirmiyim:))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Çok kızdığımda ve yorulduğumda bazen "işte bu kadar yorulmuyorum" diyip isyan ediyorum ama daha 10 dakika geçmeden özleyip "iyi ki daha vaktim var" diyorum :)

      Uyku konusunu ayrıca yazacağım ama kısaca özetlersem; "yatağına bırak, ağlasın, kapıyı çek çık" mantığındansa uykusu geldiğince önce onu "yatması gerektiği" fikrine çeşitli şekillerde hazırlayıp, yatağına yatırıp, normal (katılırcasına değil!) ağlamasına izin veriyorum. Ninni söyleyerek, hep yanında olarak, çok ağladığında kucağıma alıp 10-15 saniye sakinleştirip tekrar yatırarak.

      Detayları bir sonraki yazımda uzun uzun anlatacağım. Umarım sizin kuzunuzda da işe yarayacaktır ;)

      Sil

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *