4 AY 1 HAFTA: HAYATA TUTUNMA

Şubat 20, 2013

Kuzum 1-2 haftadır önceden keşfettiği elleriyle tamamen kavramaya başladı! Ve her tuttuğunu ağzına götürmeye :)


Üzerindeki ince battaniyenin uçlarını tutarak ağzına götürüyor. Tüyleri gelince yalanıp yüz buruşturuyor. Ağız mendilini tutup çekiyor, ucunu emerek fık fık diye ses çıkarıyor. "Vik vik" diye öten ince küçük peluş bir oyuncağı var, turuncu, henüz öttüremiyor ama onu da tutup ağzına götürüyor. Hele banyo yaparken banyo filesine tutunuşu çok ama çok tatlı. Destekli olarak oturmaya başladığı için fileye tutunduğunda rahatça yıkanmasına izin veriyor. Ama en büyük tutuşu emziğinde yapıyor; parmaklarını emziğin tutma yerine yerleştirip çekip fırlatıyor. Ya da emziği bilinçsizce ağzından çıkarıp, ters çevirip sapını ısırmaya başlıyor. Ellerini fena keşfetti ve sanırım bu keşif çok hoşuna gitti ki devamlı ellerini emiyor. Parmakları değil, baya baya o küçücük ama ağzına göre kocaman olan elini büzüp ağzına tamamen sokmayı başarabiliyor ama küçük diline kadar sokunca da "böğğğ" diyip gözlerini patlatıyor. Şapşalım benim :)

Ayrıca damak ve dişleri de kaşınıyor tahminimizce. Çünkü parmağımı alıp diş etlerine öyle bir sürtüyor ki, acıyacak diye ben korkuyorum. Çok da salyalandı. Diş çıkarmak için erken gibi, yoksa değil mi???

Desteğimizle oturmaya bayılıyor. Hele ki sofra başında. Benim gibi rengarenk masaları çok seviyor. Canlı renkler var diye masadan gözlerini alamıyor. Bir de yalanıyor ki, sanki canı çekiyor. Oturmayı bırakın, babası tay tay yaptırmaya başladı 4 aylık çocuğa :) Benim kuzum da baya baya ayaklarını basıyor ve eğer karşısına geçip de "gel gel" diyorsam sanki koşarcasına geliyor bana. Büyümesini hiç ama hiç istemiyorum da, böyle koşup koşup boynuma atlayacağı günü iple çekiyorum...

Yaklaşık 1 ay önce sırt üstü yatarken hafif yan dönmelere başlamıştı. Hatta sünneti tam zamanında yaptırdık diye düşünmüştük. Sonra bunu öyle ilerletti ki altını açıp bezini değiştirirken bir sağa bir sola giden bacaklarını toparlayıp düz tutmaya çalışırken epey zorlanıyorum. Son olarak geçen gün yüzüstü yatarken ve yukarıya bakmaya çalışırken hoooop diye bir döndü sırtüstü! Pek sevindim! Sonra bir daha çevirdim, yine döndü! Benim sevincimi ve çırpınmamı gören biriciğim "sen sevin, bundan sonra yatakta yalnız bırakıp gidemeyeceksin" dedi ve sevineyim mi korkayım mı bilemedim :) Olsun, çok güzel yuvarlanıyorsun minik kuşum!

Bakışları giderek daha anlamlı. Artık ona kızdığımız zamanları daha iyi anlıyor bir de dudak büzüyor. Babası kızdığında bana bakmayı ve eğer ki ben gülüyorsam benden yüz bulup şımarmayı öğrendi. O yüzden böyle durumlarda ona bakmamaya çalışmak gerekli ki yüz bulmasın hemen. Küçücük ama öyle akıllı ki...

"Aguu"cukların yanında "pbbbp" gibi sesler çıkarmaya daha doğrusu baloncuk yapmaya başladı. Sanırım fazla salyaları akıtmadan değerlendiriyor :) Ama büyük bebeğim "baba mı dedi" diyip kuzumun üzerine sevinçle atlayacak kadar heyecanlı. Ne diyim ki,  "evet baba diyor, sesli harfleri yok sadece, bir de bol baloncuklu" diyemiyorum :))

Dokunma duyusu gitgide daha çok gelişiyor. Elleriyle herhangi birşeye dokunduğunda hemen çekmek yerine, dokunduğu nesneye göre değişik tutum sergiliyor. Dokunduğu klavyeyse, tuşlara vurmalı basıp benim hiç açamadığım pencereleri açabiliyor. Benim saçım ya da babasının göğüs kılıysa, genelde parmaklarının arasına dolayıp çekmeyi tercih ediyor. Altını açtığımda kendi bacaklarını yukarıda tutup bana kolaylık bile sağlıyor. Ana kucağındayken de ellerimizle onun ellerinden tutuyorsak belini ve poposunu hemen kaldırıp kendisi kalkmaya çalışıyor.

Artık bizlerin dışında yakın çevresinde devamlı gördüğü kişileri de tanımaya başladı. Herkese gülümsüyor, herkese pozitif ama bazı özel kişilere ayrı gülüyor, ayrı sıcak, çok net farkediyoruz. Değil ağlamak, yanlarında sessiz, sakin, huzurlu ve çok mutlu. Küçücükler ama insan seçiyorlar sanki...

Yüksek sesi hiç sevmiyor. Onunla bağıra bağıra heyecanla konuşulmasını ya da şaka bile olsa kızarak bağırılmasını sevmiyor. Hele ki uykudan yeni kalktıysa ve yüksek ses tonuyla sevgi gösterisinde bulunuluyorsa hiç ama hiç hoşlanmıyor. Yumuşak ve hafif ses tonlarında konuşmaya ve sevilmeye bayılıyor yoksa hırçınlaşıyor.

Çok ama çok meraklı. Artık emzirirken sessiz sakin bir odaya geçiyorum ve çoğu zaman müziği bile kapatıyorum. Dikkati hemen dağılıyor ve en küçük seslerde tüm çevresini inceliyor. Hele gezmeye çıktığımız zamanlarda öyle inceleyişi var ki heryeri, sanki tek tek herşeyi beynine not ediyor.

Hala çok hareketli, hala gece veya gündüz uykusunu hiç ama hiç sevmiyor. Gündüz yarım saat uyku-2 saat uykusuz şeklinde günü tamamlıyoruz. Gece en iyi ihtimalle 2 saatte 1, bazen saatte 1 kalkıyoruz. Hala kucağı çok seviyor ve ben tek elle tüm işlerimi halletmeye çalışıyorum. Hala sevgi, ilgi en çok ve her zaman istediği şeyler. Hala ve daha da fazla gülümsüyor.

4. ayımızı da tamamladık ve ben hala bir zombiyim, evet. Ama her geçen gün onun kahkahalarıyla, iletişimimizle daha mutlu ve daha huzurluyum. Her geçen gün değil AN onu daha çok seviyorum ve Allah'ıma binlerce kez şükrediyorum ona sahip olduğum için...

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *