3 AYLIK BEBEK SÜNNETİ!

Ocak 23, 2013

İnsanın canı, neresi ağrıyorsa oradaymış...Neresi sancılıysa aklı da kalbi de o sancılı yerinde döner dururmuş. Hele canı acıyan kendimiz değil de meleğimizse işte o zaman HAYAT onun acısı geçene kadar dururmuş!

Henüz 14 haftalıktı cinsiyetini öğrendik bizim kuzucuğun. Şaşkın gözlerden, sorulardan, mutluluktan, heyecandan sıyrılınca hemen eşi dostu arayıp güzel haberi verdik. Daha dün gibi aklımda anneannemin ilk duası: hayırlı sünnetlikler, askerlikler, damatlıklar olsun...O zaman dank etti, "eee sünneti ne zaman ve nasıl yapacağız?" Adetlere bağlı kalarak yapılması zorunlu birşey değil belki ama sağlık açısından bakınca olaya "ya yaptırmazsak da ilerde bir sorun olursa" düşüncesi bile bu olayı "zorunlu" hale getiriyor ne yazık ki...

Çok araştırdık, okuduk, erken ve geç yapanlarla sohbet ettik. Hamileyken daha karar verdik; "bir doğsun hemen yaptırırız". Ben "lohusalık bitiminde gidelim" dedim; biriciğim Murat'ım bu konuda benden daha hassastı, "biraz geçsin" dedi. Ailelerimiz "daha küçükken nasıl oluyormuş ki" diye sordular. En iyisi doğumu beklemekti.

Ve meleğim doğdu, kokladım, öptüm; sünneti düşündüm; "daha var" dedim...1 haftalık oldu, daha da sevdim; "sünnet için erken, hele ben tamamen toparlanayım" dedim...Lohusalığım, koskoca 40 gün bitti; çok alıştım; "daha küçücük az daha büyüsün" dedim...Yılbaşı geldi, geçen hafta 3. ayımızı doldurduk ve bir baktım ki "daha dursun" lafıyla beklediğim ve beklettiğim her saniye her geçen an onu daha çok seviyorum, ona daha çok alışıyorum. Öğrendim ki bunun sonu yok, sevgimin ucu bucağı yok. Her geçen gün onu bir önceki günden daha çok seviyorum. Kuzum her gün biraz daha büyüyor ama bir sonraki güne göre hep "daha küçük" diyorum. O zaman farkettik korkmayıp, biraz güçlü olup bir karar vermemiz gerektiğine ve verdik. 

Üniversiteden samimiyetine çok inandığım ve titizliğine de çok güvendiğim bir arkadaşımın ve de doğumumu yapan doktorumun önerdiği çocuk doktorunun tavsiyesi üzerine İzmir'de Karşıyaka'da bir çocuk cerrahisine gittik. Randevu aldığımız doktorun ismi: Cengiz GİDENER. Muayenehanesinin temizliğiyle, çalışanlarının ve kendisinin güleryüzüyle, çalışmadaki titizliğiyle gerçekten insanların neden tavsiye ettiğini daha iyi anladık. 

Tabii gidene kadar nasıl kendimi yiyip bitirdim, "acaba doğru karar verdik mi, konuşmasını mı bekleseydik bize derdini söyleyebilsin" diye nasıl sorguladım, "belki doktor görünce sünnet olmasına gerek yok der" diyip nasıl kendimi avuttum, "muayenehanesi pis ise hemen döneriz" diyip nasıl kendimi kandırdım hiç anlatmayım...

İlk önce bizi çalışanları karşılayıp hemen emzirme odasına aldılar. Demir'in altını değiştirdik ve uyuşturucu "Emla" kremini sürdüler. Üzerini streç film ile kapatıp bizi doktorun odasına aldılar. Cengiz Bey kendinden çok emin bir ses ve vücut diliyle bize baştan sona tüm işlemi ve sonrasını detaylarıyla bilgisayarda hazırladığı bir sunu eşliğinde anlattı. Tabii cümlesine şöyle başladı: "anne olarak içeri giriyorsunuz, seçme şansınız yok; baba isterse girmeyebilir". Erken gitmemizin avantajlarını anlattı. Ben görmeye nasıl dayanacağımı düşünürken araya paravan çekileceğini, benim sadece Demir'i oyalamam gerektiğini, zaten işlemin 15-20 dakika süreceğini söyledi ve ekledi: "bebeğin iletişimi en iyi anneyledir yalnız annenin tedirginliğini hemen hisseder, rahat olun ki o da rahatlasın".


Sunum sonrası kısa bir emzirmenin ardından işlem odasına alındık.
Pırıl pırıl, rengarenk balonlarla süslü duvar kağıtlarıyla kuşatılmış, oyuncaklarla dolu kutu gibi bir odaydı. Miniğime anlata anlata odayı gezdirdim, alışmasını sağladım. Murat'ım da kamera ve fotoğraf makinesini hazırladı. Doktorumuzun hazır olmasıyla onu ordaki küçücük yatağa yatırdım. Muayene etti ve başladık...


Ben 15 DAKİKA'nın saatlerce geçmeyeceğini bilmiyordum...Tam da doktorun dediği yerler dışında hafif mızırdanan ve acıdan daha çok iki bacağının sabit tutulmasından hoşlanmadığı için ağlayan ama gözünden yaş bile akıtmayan, daha 3 aylık olmasına rağmen işlem başladığında kafasını bana doğru çevirip "birşey oluyor anne, beni bırakma" diye bakan ve işlem bittiğinde ağlamanın aksine hüzünlü, yorgun, mutlu, mahsun, durgun gözlerle bakan, çok ama çok güçlü bir oğlum var benim. Ben meğer onun ağlamasıyla oyunlar yapıp onu sakinleştiriken onun o bakışlarıyla güç kaybedip kendimi salıyormuşum. Ağlamaktan içim çıktı. O bakışlarını gördüğümde doktora "yeter artık bitir çok uzadı" diye bağırasım geldi ama tam da o sırada doktorumuz "tamamdır" dedi, sadece 15 dakika. İyi ki bağırmamışım rezil olurdum...Murat'ıma baktım, bir elinde telefon, bir elinde kamera. Yüzü sapsarı, elleri, ayakları titriyor. Odadan çıktık, birbirimize sarıldık. Gücünden dolayı Demir'imizi öptük, kokladık. Paramızı ödeyip çıktık. Bu arada merak edenler için tutar: 1000 TL.


Sünnet sonrası olanlar aynen doktorumuzun dediği gibiydi. 1-1.5 saat sonra uyuşturucu iğnelerin etkisinin geçmesi sebebiyle huzursuzluk başladı. Doktorun önerdiği yarım fitili koyduk, bezini değiştirdik ve önerdiği kremi sürüp altını kapattık. "6 saat sabredin" dedi. Hem uyuşturucuların hem de acının etkisiyle çok durgundu. Sonra toparladı. Birlikte oyun oynadık, çizgi film seyrettik. 2 gün hafif kanama ve 37.4'e vuran ateşi oldu. Calpol şurupla düşürdük. 2 gün gece ve gündüz her 2 saatte 1 altını değiştirip kremini sürdük. Sonra hem kanama geçti, hem ateş düştü ve normal hayatımıza geri döndük. 5 gündür banyosuzluktan baya baya koksa da kuzum, onun en kötü kokusu bana dünyanın en güzel parfümü!


Herşeyim! Bugün kontrolün var. Biz iyileşmeni görüyoruz, umarım doktor da güzel yorumlarıyla içimizi rahatlatır. Umarım doğru kararı vermişizdir. Umarım canını çok acıtmamışızdır. Umarım bizi affedersin, bu kadar küçükken nasıl kıyabildiğimizi, aslında hiç ama hiç kıyamadığımızı, canımızın öyle yandığını, içimizden parçalar koptuğunu anlarsın. Umarım seni ne kadar çok sevdiğimizi hiç ama hiç unutmazsın!

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

5 YORUM

  1. Maşallah benim torunum cesur yürek canlarım sizde cesur yüreklisiniz tebrik ediyorum,bu akşamki kandil için yaptıgımız duğalar hocaların okudukları ayetler sizleri korusun,bütün dilekleriniz gerçekleşsin, güneş ay ve yıldızım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onun gücü bize cesaret verdi anne. Amin, Allah bütün kuzucukları korusun :)

      Sil
  2. Her gün yaşadığım olayın ilk kez perde arkasını yaşadım;demek o tarafta duygular böyle akıyor.... kuzucuklar yaş olarak ayı ne kadar küçük olursa yaşanabilecek sorunlar o kadar az oluyor, ama en büyük avantajı sünnetin psikolojik sıkıntısı yaşamamış oluyorlar ve günlük hayatları çok az etkileniyor. Eminim oğlunuz büyüdüğünde okul çağı çocuklarının sünnetlerinde çektiği sıkıntıları öğrendiğinde size her zaman doğru kararınız için teşekkür edecektir...Dilerim her zaman umutlarınız gerçek olur...

    YanıtlaSil
  3. İlk kez perde arkasında neler yaşanıyor sayenizde bende hissedebildim. Genelde ilk 6 aylık bebeklerde sünnet ve dahada da önemlisi sünnet sonrası rahat geçmekte ama en uygun zaman ilk 3 haftalık dönem bu dönemde bebeğinizin karnı tok, gazı yok ise....hiç sorun yaşanmamakta...Demir de aslanlar gibi yaşamının ilk sınavlarından geçti.... Dilerim tüm umutlarınız gerçek olur sevgiyle kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Cengiz Bey; sizin yanınıza güzel tavsiyelerin yanında korkularla ve sorularla geldik. İnsanın yavrusu söz konusu olunca herşey farklı oluyormuş. Şimdi düşünüyoruz da iyi ki erkenden ve iyi ki size gelmişiz. Keşke her doktor sizin titizliğinize ve güleryüzünüze sahip olabilse...Demir her gün daha iyiye gidiyor. Ne kadar teşekkür etsek, ne kadar övgüde bulunsak az, ellerinize sağlık! Sevgiler...

      Sil

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *