Kuzumla 1. ayımız

Meleğim;

Ben bu yazıyı yazarken sen uyuyorsun. Mektup yazar gibi oldu ama gerçekten uyuyorsun :) En azından uyumaya çalışıyorsun. Ben de biraz önce içtiğin sütün bir kısmını üzerime geri boşalttığın için üzerimi değiştirmiş başında rahat ve derin bir uykuya dalmanı bekliyorum. Senin "ıhh ıh" seslerin oldukça hala tavşan uykusunda olduğunu bildiğimden rahatça yatamıyorum, yatsam uyuyamıyorum. Ne zamanki deriiiiin derin nefes alıp verdiğini duyuyorum, işte o zaman ben de uykuma geri dönebiliyorum.

Şu an sabah ezanı okunuyor. Ve ben her gece, her gündüz olduğu gibi şimdi de defalarca şükrediyorum; sana sahip olduğumuz için, o eşsiz kokunu koklayabildiğimiz için, her geçen gün daha da güzelleşen tenine dokunabildiğimiz için... Öyle güzelsin, öyle tatlısın ki. Bazen, yani çoğu zaman hem seni içime tekrar koyasım geliyor sevgimden, hem de "görmeden n'aparım" diyorum vazgeçiyorum. Bana deseler ki (ki diyorlar) tarif et, nasıl bir şey diye... Edemiyorum, tarifi yok, bunu anlatan kelime yok. Tek diyebildiğim "sevgim taşıyor". Hani derlerdi, "anne baba olunca anlarsın" diye. İşte o an bu anmış. Neden dediklerini şimdi daha iyi anlayabiliyorum. Muhtemelen bu kalıplaşmş atasözünü biz de sana diyeceğiz anne-babalarımız gibi ve sen de "oofff hep aynı şey" diceksin bizim gibi...

Sevgi Kelebeğimiz 

Bugün, 16 Kasım 2012'de tam tamına 1 aylık oldun.
Ne kadar çabuk geçiyordu zaman önceleri, senden sonra ise hakkaten tutamıyorum zamanı. Gecem, gündüzüm, haftanın günleri, hafta içim hafta sonum, tarihler birbirine girmiş durumda. Önemli günler eskiden benim için doğum günleri, bankada işimin olduğu günler, seminer ya da kongre günleri, maaş günleri vb. idi. Şimdi senin doktor kontrollerinin olduğu günler dışında her şey silindi, önemini yitirdi. 

Bugün de o doktor kontrollerinden birindeydik, aylık kontrol. 1. ayın sonunda yaklaşık olarak 4450 gram kiloda ve 55 cm boyundasın. Kilo alışın gayet iyiymiş. Bu sebeple (inşallah da böyle devam eder) sadece anne sütü yeterli. Tahminimizce hafifçe atlatmış olduğun sarılık çok şükür ki problem yaratmadı. Hala gözlerinin akında hafif sarılık var, ona da süt sarılığı deniyor ve önemsiz. Cildindeki kızarıklıklar tamamen kayboldu, sivilceler de epey azaldı. Her geçen gün daha parlıyorsun :) Bu hafta kalça ultrasonu çektirdik, kalça çıkığı gibi herhangi bir probleminin olmayışı içimizi daha da rahatlattı. Bugün de aşımız vardı: Hepatit B'nin 2. dozu. Sağlık ocaklarında ücretsiz yapılan aşılardan biri bu. Sen o kadar güçlüsün ki kuzum, kısacık azıcık bir ağlamayla bunu da atlattık. Bundan sonra 2. ay aşıları var sırada...

Seninle olan iletişimimiz git gide artıyor. 1 haftadır bize gülümsemeye başladın. Önceden sadece uykuda gülümserdin, "melekler güldürüyor" derlermiş. Şimdi baya baya gözlerimizin içine bakarak gülüyorsun ve biz o an toz şeker gibi dağılıyoruz babanla. Yarım yarım "aah, uuh" sesleri de çıkarmaya başladın. Gözlerinle bizi, ya da nesneleri takip edebiliyorsun. Biz konuşurken çok çok dikkatli dinliyorsun. Yalnız bazen öyle bir kaş çatıyorsun ki kucaklarına alanlar senden korkuyor :) Evimize gelen arkadaşlarımız sana bayılıyor. Çok da huzurlu bir şekilde onlarla oturuyorsun (maşallah). Hele ki anneanne-babaanne ve dedelerin senin için deliriyorlar. Kapıdan içeri girer girmez sana koşup bizi unutuyorlar, ayrılırken de bizi şöyle kısaca bir öpüp senin kokunu içlerine doyasıya çekiyorlar. Sana olan sevgilerini ve özlemlerini gözlerinin parıltısında görmemek mümkün değil. Söylemeseler de senin kokunun her daim burunlarında olduğunu biliyorum ben. Ben hep anneanne-babaanne-dedeleriyle büyümüş şanslı insanlardan biri olduğum için bu farklı ve kocaman sevgileri senin de tatmanı çok çok istiyorum. İnşallah sen de olabildiğince onları görerek büyüyeceksin.

Nazar Boncuğum
En başta korkuyla beklediğim geceleri de artık birlikte daha kolay atlatıyoruz. Çoğu zaman gece sadece ben kalkıyorum, babanın artık kalkmasına gerek kalmadı çünkü işin belli ki benimle :) Geceleri rutine de bağladık sayılır. Her ağlamanda en başta karnını doyuruyorum. Gece çok kötü durumda olmadığın sürece altını bile açmıyorum uykun bölünmesin diye, çünkü tekrar uyumak bilmiyorsun; cin gibi bakıyorsun etrafa. Emzirmeyi bile sessiz ve loş bir ışıkta yapıyorum gözlerini açmana fırsat vermeden.Genel olarak benim saati kurmama bile gerek yok, en geç 2-3 saatte 1 kalkıyorsun. Gece 22:30-23:00 gibi banyo saatin. Sonra masajın, emzirme vakti, gaz çıkarma derken 23:30-00:00 gibi uykuya dalıyorsun. Sonra ya 1-3-5-7 nöbeti ya da 2-4-6-8 nöbeti. Valla hiç sektirmiyorsun, tebrik ederim :) Sabah kalktığında tekrar uyuman mümkün değil. Şu ana kadar en geç 9'a kadar uyudun. Sonra bir süre gözlerin açık. Kahvaltı saatimiz baban hala işe gitmediği için 12'yi buluyor. Kahvaltı yapmak için seni o sevdiğin ana kucağına koyuyoruz ama sen genelde kahvaltıyı bizle beraber baba kucağında yapmayı, kahvaltı bitiminde kucakta uyuyakalıp sonra ana kucağına geçmeyi tercih ediyorsun. Akşam yemekleri de böyle oluyor nedense :) Sen uyuduğunda bir sürü iş yapıp, izlemek istediğimiz filmleri seyretmeye çalışıyoruz. Geçenlerde 2 saatlik bir filmi 6 saattte izleyip rekor kırdık :) Akşamları da banyo saatine kadar uyumana izin veriyoruz, sen de bize birbirimize ya da misafirlerimiz gelirse onlara zaman ayırmamız için izin veriyorsun, ayrıca teşekkür ederiz kuzum :) Sonrasında yine gece ve uyku vakti. En sevdiğim, en paha biçilemez anlar ise geceleri koynumda uykuya daldığın ve ılık nefesini boynuma verdiğin anlar. Seni o halde yatağına yatırmak öyle keyifli ki bazı anlar uykum olmasa yatırasım gelmiyor. Tüm bu zaman içinde senin kaç defa evin baya baya havasını değiştirecek şekilde kokuttuğunu (altını demiyorum, evin diyorum), değiştime sırasında fıskıye yüzünden her tarafı kaç defa sildiğimizi, hele ki benim o fazla gelen süt ve gaz çıkarma seansları yüzünden gün içinde kaç çeşit kıyafet değiştirdiğimi ve artık parfüm de kullanamadığımız için doğal kokularımızın senin gibi süt ve süt artığı olduğunu hiiiç söylemeyim...ki utanmayasın ileride :)))

Pazartesi baban işe başlıyor, tüm izinlerini yedi bitirdi :) Önce anneanne-babaanne ve dedeler, sonra baban derken herkes gidince iş başa düşüyor meleğim...Hem korkuyorum, hem de senle olan her günümde olduğu gibi yine çok heyecanlanıyorum.

Seninle her gün ayrı güzel, ayrı heyecanlı, aşk dolu, sevgi ve huzur dolu...

Nefesim, Hayatımın Anlamı




Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

10 yorum:

  1. Tek kelimeyle harika bir aile olnuşsunuz Canancım. Öpuyorum sizi gerçek aile yapan minik meleği.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım benim çok teşekkür ederiz. Siz de öylesiniz. Herhalde meleklerimiz ailelerimizi daha da güzelleştiriyorlar ;)

      Sil
  2. Bi'tanem!
    Pardon; iki tanelerim...
    Gözlerim doluyor.
    Sizi çok seviyorum.
    Yazamıyorum. Bil ki seni çok iyi anlıyorum. Ne zaman aklın karışırsa, zor bir durumla karşılaşırsan, sadece konuşmak için bile olsa saat kaç olursa olsun beni ara tamam mı?
    Güzel annem benim, güzel arkadaşım....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zeytin tanemin annesi, asil arkadaşım benim! Varlığın, bir telefon uzağımda olduğunu bilmem yeter! Sen ve meleğin, iyi ki varsınız...

      Sil
  3. Meltem KARATAŞ19 Kasım 2012 00:42

    tatlım ne de güzel anlatmışsın.tıpkı benim minik damlamla yaşadığımız şeyler.benim kzım da 3,5 aylık oldu.dünyanın en güzel duygusu anne olmakmış gerçekten.insan ne kadar fedekar olduğunu anne olunca anlıyor.ve ne kadar mükemmel bir varlık olduğunu da.yani bu performansa sahip olduğumu bilmiyordum.
    bu arada resimlerde dikkatimi çekti de belki biliyosundur da eldiven pek önermiyor doktorlar.dokunma hissi gelişsin ve seni daha iyi hissetsin diye.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Meltemcim, Damla'n çok tatlı, minik prenses. Öyle güzel bir duyguymuş ki, tarifi yok, benzeri yok, anlatmaya imkan yok. Gerçekten ben de kendimi bambaşka görür oldum ve annemin ve tüm annelerin kıymetini çok daha iyi anlıyorum şimdi.
      Eldiven konusunda haklısın. Ben de kucaktayken ve özellikle emzirirken ellerinin çıplak olmasına özen gösteriyorum. Ama biryerlere giderken hava soğuduğu için üşütmesini de istemiyorum. Resimler genelde gezmeye hazır olduğumuz zamanlar ;)

      Sil
  4. ruhumun parçaları;harikasınız,mümkün olsa sizi içime sokup hayatıma devam edicem.Her anı öyle güzel ve içten yazıyorsun ki,hepsini ben de ıslak gözlerle yaşıyorum,bebekliğiniz gözümün önüne geliyor.Allah sizleri birbirinizden hiç ayımasın CANLARIM...ELİNE SAĞLIK...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anniiim biz zaten sizlerin içindeyiz, aynı Demir'in bizim içimizde olduğu gibi ;) Ben ağlayasınız diye yazmıyorum ama insanın yavrusu söz konusu olunca gözleri hep yaşlı olurmuş meğer, şimdi daha iyi anlıyorum sizleri...Amin, hiçbirimizi birbirinden ayırmasın...

      Sil
  5. Canım Cananım güzel kızım bloğunuza yazdıklarını okurken gözlerim doldu çok duygulandım.Anneliğin daim olsun her şeylerini doya doya yaşayın
    Anneciğim. benim yaşamama güç veren Güneşim,Ayım ve yıldızım sizi kucaklar dolusu çok çok öpüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz anne; tüm destekleriniz için, her daim güzel dilekleriniz ve dualarınız için. Üçümüz de sizleri öpüyoruz...

      Sil