Anne Sütü ve Emzirme

"Anne sütü bir bebeğin alabileceği en iyi besindir" deniyor Emzirme Reformu'nda...
ve ekliyor; ilk 6 ay sadece anne sütü, daha sonra ek gıdalarla 2 sene emzirme...

Ancak maalesef emzirme konusunda ülkemizde iş hayatında ve toplumsal hayatta birçok sorun yaşanıyor. Çalışan annelerin süt izinlerini gereği gibi kullanamaması, kullandığı takdirde baskıların yapılması, bakanlıkların doğum izni ve "ilk 6 ay sadece anne sütü" politikalarının birbirleriyle çelişmesi, özellikle özel sektörde ücretsiz izin isteklerinde zorluk çıkartılması, emzirme odalarının yetersizliği, emziren annelerin yoğun çalışma şartları gibi iş hayatında karşılaşılan sorunlar hakkında Emzirme Reformu sitesinden bilgi alınabilir.

İş hayatı yanında bir de toplumsal hayatta karşılaşılan bazı sorunlar var ki, çok daha ciddi boyutta. İnsan işin içine girmeyince tam idrak edemiyormuş, ama o kadar önemliymiş ki bu emzirme konusu...

Merak eden, bana soran, yeni anne olacak ya da ileride anneliği düşünecek, ya da anne olup aklında soru olanlar için yazmak istedim, bizzat kendimin ve çevremdekilerin yaşadıklarından yola çıkarak...

* En başta hamile ve yeni anne olmuş bir kadın çocuğunu kucağına alır almaz emzirme konusunda yeterince bilgilendirilmeli. Emzirmenin önemi, süresi, faydası, doğumdan hemen sonra başlamanın ne kadar önemli olduğu defalarca anlatılmalı.

* En önemlisi EMZİRME TEKNİĞİ BİR EMZİRME UZMANI TARAFINDAN GÖSTERİLMELİ. Malesef hamileyken kitaplardan, dergilerden, makalelerden okumak ve çevreden bilgi almak yetmiyor. Görmek de yetmiyor. İnsan yaşamalı. Bebeğini kucağına almak, onu ilk defa ellerinin arasında tutmak güzel. Ama anne-bebek arasındaki ilk bağ karnından çıkar çıkmaz koklayınca kuruluyorsa, bu bağ emzirmeyle pekişiyor.

Hastanelerde her ebe, her hemşire farklı bir teknik gösteriyor. Kimi uyuyan bebeği ağlatarak uyandırmayı, kimi ağlayan bebeğin emzirilmeyeceğini söylüyor. Kimi "bebeğin emme refleksi çok iyi" diyor, kimi "refleks gelişmemiş, zaten uykuya çok meyilli, kan şekeri düşük" diyor. Kimi "sütünüz yeterli, devam edin" diyor, kimi "neden mama getirmediniz yanınızda" diye tersliyor. Tecrübesizce yapılan yorumlardan sonra eğer pes ederseniz, moralinizi bozup kendinizi bırakırsanız kendinizi azalan sütünüzle elinizde mama kaşığıyla bulabilirsiniz...

Ben bunu yapmadım. İlk gece çok direndim. Annemin ve biriciğimin desteğiyle önce sütümün olduğuna, geldiğine ve geleceğine inandım. "Yetecek" dedim. Yılmadan her ağladığında, o ağlamasa da her 2 saatte bir emzirdim. Mama vermemek için olabildiğince çok emzirdim, ki emzirdikçe süt gelsin, sarılık olmasın, olsa da çabuk atlatalım diye. 

Ertesi sabah emzirme uzmanı geldiğinde sadece 5 dakikada bize tekniği öyle bir anlattı ki, minik kuzum o gün bu gündür hiç zorlanmadan emdi. Onun da yinelediği şeyler;

* Her annenin sütü vardır. Sütü yapan hormon daha hamilelik sırasında vücutta zaten üretiliyor. "Sütüm yeter mi" diye düşünme, her annenin sütü kendi çocuğuna yeter. Yeter ki emzir, emzirdikçe daha çok süt gelecek. Daha çok süt geldikçe hem bebeğin daha iyi doyar, hem bağışıklığı daha çabuk ve daha iyi gelişir, hem rahim daha çabuk toparlanır, hem daha hızlı kilo verirsin. Sen kilo vermeye ve 6 hafta spor yapmaya çalışma.

* Meme ucunun ya da büyüklüğünün bebeğin emmesiyle ve süt oluşumuyla ilgisi yok. Meme ucunu bebek emdikçe çıkartır zaten.

* Yediğin besinlerin gazları sütle bebeğe geçmez. Ama üşütürsen o zaman bebeğin de gazlı olur. Bu yüzden herşeyi ye, tüm besinlerden almaya çalış. Üşütmemeye de çalış.

* Emzirdiğin sürece, özellikle ilk 6 hafta bol sıvı al. Günde 3 litre kadar; 1 litresi süt ve süt ürünleri, 1 litresi meyve suları, çorba, hoşaf, 1 litresi de su. Sadece bol su içme. Gereğinden fazla su içersen sütü seyreltir kalitesini düşürürsün.

* Emzirirken bebeğini sıkmadan kavra, kendine paralel tut, ağzını memenin ucuna değdirerek aranması ve açmasını sağla, koyu renkli yerini tamamen ağzına almasını bekle. Bu şekilde meme ucu çatlakları olmaz. Her emzirme sonrası göğüslerine meme ucu için uygun kremden sür. Ekstra sabunla yıkamana gerek yok. 10- 15 dakikadan az emzirme. Uyuyorsa uyandırabilirsin ve hem emzirme sonrası gazını çıkarmayı unutma. Bebek memede uykuya dalana kadar emzirebilirsin. 

* Sütün zaten %80'i su. Suya ya da başka gıdaya gerek yok bebek için. Ama emzirmelerden sonra 1 çay kaşığı su verirsen pamukçuk oluşumunu engelleyebilirsin. 

* Göğüslerin şişerse ilk günlerde pompayla sağ, ama sakın biberonla verme. Çay kaşığı kullan. Biberonu ve memeyi emerken dilin aldığı pozisyonlar farklı olduğu için biberona alışırsa zorlanırsın.

* En önemlisi de moralini yüksek tut, sütünün olduğuna ve yeteceğine inan. Olabildiğince dinlenmeye ve 6 hafta yorulmamaya çalış.

Başka bir emzirme uzmanı ile de sohbet ettik birgün. Bebeklerin emzirdikten sonra kusmasının önemli olmadığını, ilk 4 ay mide kapakçığının tam gelişmediğinden reflü olabileceğini, bunun için yatağına hafif eğim vermemin onu rahatlatacağını söyledi. Ayrıca pıhtı (çökelek) şeklindeki kusmanın bebeğin sütü sindirdiğini, direk sütü çıkarmasının da fazla gelen sütü çıkardığını ve iyi emdiğinin göstergesi olduğunu belirtti. "İlk 1 hafta nasıl yorucuysa, 2. ay ve 4. ayda da zorluk yaşanır" dedi. Her bebekte olurmuş, 2.ayın başında süt gelse de kalitesi düşermiş, bebek doymaz 3-4 gün çok ağlayabilirmiş. "Sabret, sakın mamaya başlama, tekrar eskisi gibi olur" dedi.

Ben de olabildiğince bunları uygulamaya çalıştım ve çalışıyorum. İlave olarak kuzumun eldivenini çıkarıyorum, ki tene temas etsin diye. Gözleri açıksa mutlaka onunla konuşuyorum bir yandan. Öyle güzel dinliyor ki...Emzirme yastığına ihtiyaç duymadım. Kendi kucağımda olması çok daha güzel geldi. Her ağladığında emzirmeye çalışıyorum, 1 saat geçmiş olsa bile. Her arandığında da emzirmeye çalışıyorum, haddinden fazla emip emdiğinin yarısını çıkarsa bile. Kısır döngüye girmekten bazen yoruluyorum. Emzir, gazını çıkar, fazlalığı çıkarsın, temizle, yine aransın, hooop tekrar başa dönüp emzir...Evet yorucu, evet çok çok sabır istiyor ama inanın değer...

İlk günler daha yorucuydu. Daha çok küçük, o küçücük ağız nasıl açılır ki diyorsunuz, ama kocaman oluyor :) yavaş yavaş tabi...ağzına alamıyor, alıp tutamıyor, tutsa tam ememiyor. Sonra yoğun süt üretimi başlayınca göğüsler o kadar şişiyor ki hiç ağzına alamıyor. Şişip bir de ağrı ve ateş yapınca zaten emzirilmiyor. Burda pompalar devreye giriyor, iyi ki varlar da biraz sütü boşaltıp hem ilerisi için depoluyorsunuz hem fazladan süt üretimini sağlıyorsunuz hem de ağrı ateş hafifliyor. 

Geceleri emzirme ayrı yorucu. Çünkü emzirmenin hipnotize edici bir özelliği var. Onu izlemek öyle büyüleyici ve etkileyici ki...İlk gecelerde kuzumu emzirip ona bakarken içimin geçtiği çok anlar oldu. Annem ya da Murat yanımda olmasa uyuyabilirdim de.  Bu yüzden yalnız bırakılmamalı insan. Hem doğumun yorgunluğu, hem gece uykusuzluğuna alışık olmamak, hem her kalktığında çok ağlatmadan ve bekletmeden emzirebilmek için telaş insanı epey yoruyor. Ama alışınca insan belki de bebeğiyle en güzel, en özel, en yakın ilişkiyi emzirirken kuruyor.

Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

2 yorum:

  1. anniiim ağzına sağlık,öyle güzel anlatmışsın ki;sana öğreteceğimiz hiç birşey kalmamaış.umarım hayatınızda hiç zorluk yaşamazsınız yada zorlukları su gibi kolay aşarsınız.yeterki ümitsiz ve sabırsız olmayın.canlarım...yüreğimin parçaları...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Olur mu anniiim sizler benim ilk öğretmenlerimsiniz. Aslında birçok şeyi sizin desteğiniz sayenizde öğrendim ki ben. İlk geceki sabrın olmasa başaramazdım. Sen olmasan ben hiç birşeyi başaramazdım...Canım annem!

      Sil