BİR İNSAN YETİŞTİRMEK

Eylül 25, 2012

Minik kuzum,

Bir birey yetiştirmek ne kadar zor...Hele bu devirde...Bunu anca bir birey yetiştireceğin zaman anlıyorsun, daha önceden çevredekilerin "bir gün sen de anne-baba olunca anlarsın" dediği zamanlarda değil :) Ben de bunu yeni yeni idrak etmeye başlıyorum.

Sana, seni dünyaya getirme sürecinde yaşadığımız, hissettiğimiz, yaptığımız herşeyi elimden geldiğince anlatmaya çalışıyorum. Ama bizlerin yani ailenin dışında dünyamız, ülkemiz, doğacağın çevre ve senin için önemli olabilecek her konu hakkında da bilgi vermek isterim.



Ben 28 yaşındayım. Bana göre dünyanın en güzel şehirlerinden biri, senin de inşallah doğacağın yer olan İzmirliyim. Her zaman en sevdiğim, yaşamaktan ve buralı olmaktan en mutlu olduğum şehir olmuştur burası. Evimdir. Pis kokusunu bile özlemle içine çekip "ohhh mis" dediğim yerdir. Güneştir, güleryüzdür, sıcaklıktır, meltemdir, burnumda tütendir, ailedir, akrabadır, sevdiğimi bulduğum kenttir. 2008 yılına kadar her tatile gelişimde içime huzur dolan, her ayrılışımda gözlerimde yaş bırakan güzelliktir. Kavuştuğumda toprağını öpesim, havasını doyasıya içime çekesim gelir. Ülkemizin her şehri  elbette güzeldir, ama herkesin vatanı kendine özeldir. Hem dedenin mesleği dolayısıyla hem de gezmeyi çok sevdiğimizden çok şehir gezdim, yurt içi ve yurt dışında çok yer gördüm, ama İzmir başkadır. İzmiri çok güzel tanıtmış olan bir köşe yazarımızın yazdığı yazıyı bir gün sana da okuyacağım. Umarım sen de doğunca burayı çok seviceksin ve büyüyüp bizimle gezdikçe buranın farkını daha iyi anlayabileceksin. 


Dedenin mesleği demişken, ben bir asker çocuğuyum. Babam havacı bir subay. Tam 31 sene çalıştıktan sonra bu sene emekli oldu. Emeklilik hediyesi olarak da şu an seni beklemekte :) 

Ben kendimi bildim bileli asker çocuğu olmakla gurur duydum. Ülkemin sevgisiyle, Atatürk'ün sevgisiyle dolu, iyi ve düzgün bir insan olabilmek için yetiştirildim. Asker çocuğu olmak ne demek dersen, bunu sen de yaşayacaksın derim. Çünkü dedenin mesleğiyle o kadar gurur duymuşum ki demek ki, Allah karşıma babanı çıkardı. O da havacı bir subay. Şu an 32 yaşında. Babaannen ve deden tarafından çok iyi yetiştirilmiş, vatanı için her daim canla başla çalışmaktan çekinmeyen, korkmayan bir asker. "Asker çocuğu olmak" ne demek mi? Belki bu alıntı yazı biraz ipucu verir sana...

- Memleketinin olmaması demektir. (nüfus cüzdanında yazar, kütük orda demekle yetinirsiniz) 
- Doğum yerinizin sizin için hiçbir şey ifade etmemesidir. (tesadüfen o şehirden geçersiniz anneniz size "bak oğlum sen şu hastanede doğdun" der) 
- Ailenizdeki tüm bireylerin doğum yerinin farklı olması demektir. 
- Ailedeki herkesin asker gibi yaşaması demektir. (zira sizin yapacağınız bir hata “x şunu yapmış” şeklinde değil “y albayın oğlu şunu yapmış” şeklinde konuşulacaktır) 
- Her gittiğiniz şehirde bir önceki şehirle anılmanızdır. (istanbul'dayken marmarisli'li çocuk, marmaris'deyken ankara'li çocuk v.b.) 
- Okul değiştirme rekorları kırmak demektir. (üniversiteye giden 12 yıllık eğitim sürecinde 8 ayrı okulda okumak gibi) 
- Tayin olunan şehirde yeni dostluklar,aşklar kazanıp sonra onları kayıtsız şartsız terk etmek ve gittiğiniz yerde bunları sıfırdan yapabilmek için yırtınmak demektir. (ki muhtemelen bunu başarıp “oh ne güzel ortamımı kurdum” dediğinizde, yeni bir tayin emri babanızın eline ulaşmıştır) 
- Okulun ilk günlerinden nefret etmek demektir. (herkes birbirini tanımaktadır sizse benim gibi yeni bir var mı diye bakınıp ilk irtibatı onla kurmaya çabalarsınız. muhtemelen isminiz sınıf listesine yazılmamıştır. en alta kalemle eklersiniz. numaranızı da bilmiyorsunuzdur. ilk bir hafta böyle misafir sanatçı gibi okula gidip gelirsiniz…) 
- Babanız emekli olana kadar evinizin size ait olmaması, oturacağınız evi seçememeniz, poster yapıştırırken bile “demirbaşa zarar vermeyelim” kaygısı taşımak demektir. 
- Vatan sevgisini kitaplardan okuyarak değil, bizzat yaşayarak öğrenmektir. 

Tüm bunlara rağmen dışarıdan bakan gözler 
- sizin kamplarda nasıl eğlendiğinizi 
- ordu evlerinde nasıl ucuza kola içtiğinizi 
- lojmanların devlete yük olduğunu 
- askeri araçlardan bedava istifade ettiğinizi 
- babanız maaşının ne kadar yüksek olduğunu (!) 
- askerlik zamanımız geldiğinde babamızın bize torpil yapacağını 
konuşurlar… binlerce kez açıklamış olmanıza rağmen… 

Her şeye rağmen bizim tek yaşadığımız babamızın mesleğiyle gurur duymak ve mesai aracı lojmana girdiğinde, tek tip elbiseli insanlar arasından babamızı bulmaktır.

Asker çocuğu olmak bu kadar gurur vericiyse bir de asker olmayı, bir dönem ya da hayatı boyunca askerlik yapmış olmanın, ama vatanını seven, Atatürk ilkelerine bağlı, Cumhuriyetine sahip çıkan bir asker olmanın ne denli şerefli bir görev olduğunu bir gün sen de anlayacaksın miniğim. Ne yazık anlayamayanlara...!

Bir gün sen de bu askerlerden biri olacaksın. En önemlisi kendi, aklı hür bir birey olacaksın. Sana en önemli tavsiyelerimden biri, başkalarının fikirlerinden etkilenmeden önce, ilk önce, kendi aklın, fikrin, düşüncen, vicdanın olsun. Bunun için çok oku, çok dinle, çok gez, hatta bunları birlikte de yapacağız. Her konu hakkında gerçeğiyle, derinlemesine bilgi sahibi olduktan sonra kendi düşüncelerini oluştur. Sırf birileri öyle söyledi diye onu öyle yapma, hemen etkilenip o fikrin o kişinin peşinden gitme. Karşındakiler, yanındakiler ne kadar eğitimli olursa olsun, ne kadar sana yakın olsalar da (biz, ailen bile olsa) fikirleri al, ölçüp tart kafanda, değerlendir, araştır, sonra hem aklına hem kalbine yani vicdanına uygun olanını seç. Bizler dediğimiz için seçme.

 Şimdi bana diceksin ki, "iyi güzel de ikide bir bahsettiğin bu Atatürk de kim?"

İşte asıl amacımız sana bunu anlatmak.

Atatürk, kendini bilmeye başladığın andan itibaren sana tüm yönleriyle tanıtmaya çalışacağımız, bizim bu ülkede bu topraklarda özgürce yaşayabilmemizi sağlayan, bizden öncekilere, bizden sonrakilere en güzel ilkeleri, en güzel toprakları, en güzel bayramları hediye eden, dünyanın en zeki, en ileri görüşlü ve en önemli devlet adamı, en büyük lideri. Yıllaaaar önce bize düşmanlardan kurtuluşu ve Cumhuriyeti vadetmiş, önderliğinde ona inanan kocaman bir Türk milleti sayesinde zafere ulaşmış ve bize eşsiz bir tarih bırakan büyük insan. 


Onu anlatmaya kelimeler, kitaplar yetmez.
Tüm dünya onun büyüklüğünü görmüş, onun aklı, zekası, askerliği, insanlığı ve onuru önünde eğilmeyi bilmiş. Bizler onun yaşadığı dönemde henüz yoktuk. Onunla tanışamadık. Ama şanslıyız ki onu çok seven ve ayaklı tarih kitaplarımız olan büyüklerimiz tarafından onun sevgisiyle aşılandık. Tarihimizi, geçmişimizi öğrendik ki geleceğimiz için ders çıkarttık. Onunla aynı ülkede var olmaktan, aynı milletin çocukları olmaktan onur duyduk, kendimizi şanslı saydık böyle bir lidere sahip olmaktan. 

Maalesef bazı insanlar anlayamıyorlar ki bugün bu topraklarda bağımsızca, dilediklerince yaşamalarının ve çocuklarını da böyle yetiştirebilmelerinin sebebi O ve O'nun izinden giden vatansever şehitlerimizdir. Şimdi bize öğretildiği gibi biz de sana öğreteceğiz onu, geçmişimizi. Atatürk sevgisi belki de sana bırakacağımız, öğretebileceğimiz en büyük sevgi. Bu öyle büyük bir sevgi, öyle bir bağımlılık ki, ne yapılırsa yapılsın, ne söylenirse söylensin aleyhinde; azalması mümkün değildir. Bizler gideriz, yerine yenilerimiz gelir. Önemli olan her geçen nesilin ona, fikirlerine ve bizlere bıraktığı bu ülkeye sahip çıkmasıdır. İşte bu yüzden bu liderimizi sana olabildiğince tanıtmaya çalışacağız. Bizim sevdirmemize gerek yok. Zaten tanıdıkça, onun zekasını kavradıkça, anlatmak istediklerini anlamaya çalıştıkça, onun ne büyük insan olduğunu görecek ve senin dönemine kadar belki senden sonra bile bir daha böyle bir devlet adamı tanınamayacağını anlayacaksın.

Bunları yazınca farkettim ki, insanın kendi öğrenmek için okuması araştırması farklıymış, birine öğretmek için doğru cümleleri araması farklıymış. Birine, hele ki parçana, canına öğretmeye ve anlatmaya çalışmak, tek taraflı yazma daha doğrusu pek tatlı oluyormuş :) Şu an sesin çıkmıyor da, bakalım konuşup, karşımıza geçip,  fikirlerini savunacağın günleri de görebilecek miyiz? :)


BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

6 YORUM

  1. Canım Yavrum,
    Annen ve ben sizleri Atatürk sevgisiyle yoğrulmuş, Cumhuriyet sevdasında yeşermiş, vatan, Türk milleti, Türk bayrağının kutsallığını anlatarak büyütmüş olmanın haklı gururu ile büyütmenin sevincini hep yaşıyoruz. Bunu sizlerde gözlemleyebilmek bu vatana yapılacak en büyük hizmettir. Her ana baba evladını Atatürk ilkeleri ile büyüte bilse vatanımız yücelecektir.
    Artık görev sizlerin, sizde torunumu bu ışıklar altında yetiştirmeniz en kutsal görev olacaktır.
    Bunu da en iyisiyle yapacağınıza inancım tamdır.
    Allah yardımcınız olsun. Allah torunumun şansını bol, talihinin güzel olması dileği ile sizleri öpüyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Babam, bizi böyle yetiştirdiğiniz için ne kadar teşekkür etsek az. Bakalım biz de sizler kadar başarılı olabilecek miyiz...Onun şansı bol olsun dediğin gibi...

      Sil
  2. Sevgili Kızım;

    Daha önceleri sizlere söylenen "Hele bir anne baba olun da o zaman görün dünyayı" dediklerinde haklı olduklarını şimdi anladığını yazmışsın ve içten gelen samimi duygularınla süslemiş olduğun satırlarını çok beğenerek okuduk. Allah bebişinizin gününü göstersin inşallah. Bir insan yetiştirmek çoook zor Allah yardımcınız olsun. Bizler sizleri yetiştirirken bu kadar bilinçli değildik ama yine de elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalıştık. Aynı çabayı şimdi sizde görüyorum, eminin ki çok güzel bir çocuk yetiştireceksiniz. Allahım sağlıklı, uzun ömürlü, akıllı, vatanına, milletine ve ailesine hayırlı, faydalı biri olarak göndersin onu, size ve bize.
    sevgilerimizle.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederiz baba. Sizler elinizden geleni fazlasıyla yapmışsınız, inşallah biz de yapacağız. Tüm güzel dileklerine amiiiin diyorum...

      Sil
  3. anniiim...sizinle her zaman gurur duydum,duyacağım,yazdıkların beni çok duygulandırdı.Eminim ki siz de ilerde çocuğunuzla gurur duyucaksınız.sizleri çoook seviyoruz göz bebeklerimiz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. annniiim biz de sizi çok seviyoruz, kocaman öpüyoruz ;)

      Sil

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *