37. haftada "Çatı Muayenesi" :S

Bu haftaki kontrol, tüm hamileliğim boyunca sonucunu en çok merak ettiğim kontrollerden biriydi.
Bir nevi vücudumun vereceği bir sınavdı. Ve ben malesef bu sınavdan geçemedim:(

Bugüne kadar gerek benim sağlığım, gerekse bebeğimizin sağlığı ve duruş pozisyonu normal doğum için o kadar uygundu ki, ben de çok istediğim için kendimi çok şartlamışım. İstediğim olacak sanıyordum. Taa ki düne kadar.


Dün, 36.haftamızı tamamlamış olduğumuz için doktorumuz çatı/pelvis muayenesini yaptı. Muayene öncesi stresimi, heyecanımı, korku ve utancımı hiiiiç anlatmayayım!
Bir de normal doğum istiyorum!!! Şöyle ki muayene koltuğuna "nasıl oturucam, ne yapıcam şimdi" diye yaklaşan biriydim dün. 

"Nasıl birşey? Acıdı mı?" gibi soruları duyar gibiyim. Zaten duydum :) Ben de merak ediyordum ve yaptıran arkadaşlarıma sorduğumda her birinden farklı bir cevap almıştım. Benim cevabım: evet ben de birşey hissettim, acıdan çok RAHATSIZLIK. Belki kendimi kastım, doktorumun ilk söylediği şey "en önemlisi kendini rahat bırakman, sıkmaman" olmasına rağmen! Elinizde değil ki o koltuğa oturup, bir de söylenildiği gibi oturup, bacaklarınızı açmak ve kendinizi sıkmadan beklemek. Kadınlara normalde rutin olarak yapılan "smear" testine çok benzer bir şekilde yapıldığını da duydum. Oturuş aynı, ama parça alımı yok çatı muayenesinde. Sadece doktor eliyle kontrol ediyor pelvis kemiğinin açısını. Çok kısa bir işlem, saniyeler sürüyor size dakikalar gibi gelse de. E tabi içinizde bir el ne kadar acıtmaz ya da ne kadar rahatsız etmez orası her kişinin kendi vereceği cevap. Sonuçta normal doğum düşünen herkese yapılması zorunlu birşey, o yüzden dayanacağız mecbur...

Kontrol sonrası hafif bir kanama da olabiliyormuş ama bende hiçbir sorun olmadı.

Bu kontrol, gebeliğin son haftalarında annenin pelvis/çatı kemiklerinin yani doğum yolunun değerlendirilmesi için yapılıyor ve doğum yaklaşmadan önce normal doğumun gerçekleşebilme ihtimali değerlendiriliyor. Normal doğumun kesinlikle gerçekleşemeyeceği ve büyük ihtimalle sezaryana dönüleceği bazı durumlar varmış. Çatı muayenesi de bu kritik durumları belirleyen aşamalardan biriymiş. 


Dünkü muayenemizden sonra doktorumla konuşmamız şu şekilde oldu:

- Çatı oldukça dar. Bu durumda normal doğum çok zor, riskli.
- Ya ben normal olsun diye ısrar edersem? Hangi riskleri göze alabiliriz?
- Normal doğum için sancı gelmesini bekleriz. Ama o kadar sancı çektikten sonra büyük ihtimalle açılma olmayacaktır. O durumda vakumla çekmem gerekebilir ki bu benim hiç tercih ettiğim bir uygulama değil. Bebekte doğum anında travmaya, annenin vücudunda ise doğum sonrası travmalara sebep olabiliyor. Beni en son, tüm işlerin sarpa sardığı durumda uygulayabileceğim bir yöntem. Üstelik boşu boşuna o kadar sancı çekmiş ve bebeği ve kendinizi sıkıntıya sokmuş olursunuz. Ayrıca son anda acil sezaryandansa planlı sezaryan her zaman daha güvenilirdir.
- Birkaç hafta daha beklesem, bu çatı denen şey açılır mı?
- Pelvis kemiğinin açısı genetik olarak bellidir. Doğuştan nasılsa öyle olucaktır. Bundan sonra değişiklik olmaz. Ama yine de isterseniz 2 hafta sonra tekrar muayene ederim. Siz ikiniz düşünün, kararınız ne yönde olursa ben uygularım. Ama şunu söyleyim, sizin durumunuzda eşim ya da kardeşim olsa kesinlikle sezaryan derdim.

Bu açıklamalardan sonra ne diyebiliriz ki? "Düşünelim" dedik.

Bu "benim için" olumsuz olan konuşma dışında güzel haberler aldık. NST sonucuna göre henüz kasılmam yok ve bebeğimiz kıpır kıpır hareketli. Ultrason ölçümlerine göre de, kilosu 2973 gram, boyu 47 cm olmuş. Tombik yanakları ve gülümser yüz ifadesiyle pek şekerdi.

Rutin kontroller dışında bu sefer uzun zamandır yapılmayan kan tahlillerini de istedi doktorumuz. Pıhtılaşma ve kan grubu testleri ile birlikte mikrobiyolojik testler yapıldı. Bunlar doğum zamanı uğraşılmasın diye doğum öncesi yapılması gereken testlermiş. Tüm sonuçlar normal çıktı.

Önce moralim bozuldu açıkçası muayene sonrası. "Herşeyin doğalı güzel, korkmuyorum, kesinlikle normal doğum istiyorum" derken bir anda aklımda hiç olmayan bu doğum şekli keyfimi kaçırdı. Henüz kararımızı vermedik. Ne olursa olsun inat edip doktorumuzun dediği riskleri göze alarak normali mi beklemeliyiz, yoksa ona güvenmeli ve onu tehlikeye sokacak duruma bile bile girmemeli miyiz bilemedik. Düşünmek için zamanımız var. 


Ne kadar moral bozucu olsa da onun tebessüm eden yüzünü düşündükçe, sağlıklı oluşunu duyup kıpırtılarını ve hatta git gide şiddetlenen hareketlerini hissettikçe, "amaaaan sağlıkla gelsin de dünyaya, ne şekilde gelirse gelsin" diyorum.

Tek dert bu olsun, di mi?


Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

5 yorum:

  1. Canım Yavrum,
    Dün haberini alınca telefonla ulaşmaya çalıştım. Ama çok uzun süre meşguldu. Murat ile görüştüm. Annenden haberi alınca bu yazdıklarını kulaklarımda duymuştum sanki. Senle konuşamadım ama Murat'a anlatmaya çalıştım.
    Sana ,kendini bildiğinden beri hep söylediğim, öğretmeye çalıştığım bir şey vardır. O da "Hakkında Hayırlısı ne ise o olsun" cümlesidir. İnanan insanın en büyük duası budur, ve şimdiye kadar ailemize hep hayır getirdiğini gördüm. Sakın moralini bozma, Allah senin ve yavrun için bunu uygun görmüştür. Önce sizlerin sağlığı çok önemlidir. Eskiden bazı şeyler bilinmediği için riske atılabiliyordu. Senin doğumunda annenin, senin ve benim neler çektiğimizi hep anlattık sana. Böylemi olsa idi. Bak şimdi bu riskler önden gözükebiliyor. Şanslısın.
    Sakın kafana takma, üzülme. Hakkınızda hayırlısı bu imiş. Düşün ki karnındaki bebek özürlü olabilirdi, sende ve onda sıkıntılar olabilirdi, şükür Allah'ıma fazla eziyet çekmeden de hamileliğin geçiyor. İnşallah kısa süre sonra da her şeyi unutacaksın. Sen yavrunu kucağına alacağın günün özlemini düşün.
    Seni çok seven, seni senden fazla düşünen Baban.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım babam,
      Çok teşekkür ederiz. Yorumlarınız ilaç gibi geliyor.
      Dün biraz canım sıkıldı, yansıtmak istemedim size sesimle. Ama dediğin gibi "hayırlısı neyse öyle olsun" diye dua ettik hep, ediyoruz da. Sadece MALESEF günümüzde doktorlara güvenmek çok zor. Çok yazık, en çok güvenilmesi gereken kişiler en şüpheyle yaklaştığımız kişiler oldu. O yüzden hemen karar vermek yerine düşünmeyi tercih ettik. Çok şükür ki pıtırcığımızın da bizim de sağlığımız yerinde. İnşallah sorunsuz bir şekilde tamamlayacağız. Sonsuz desteğinin karşılığını, hakkını nasıl öderim senin...TEŞEKKÜR EDERİZ.

      Sil
  2. Canım benim,
    Sıkma canını. Ben son dakikaya kadar "Normal doğum" diye tutturduğum için tam dört gün normal doğum sancısı çektim. Ancak açılma olmayınca, doktor "Bebeği daha fazla yormayalım" dedi ve sezeryana aldı beni. Düşünsene o yorgunluğun (sancılar biraz yorucu oluyor da...) üzerine bir de sezeryan sonrası çekilen ağrılar eklendi. Benim durumum pek de iç açıcı değildi senin anlayacağın.
    Sen en azından doğuma yorgun olmadan gireceksin.
    Pıtırcık sizin için bunun uygun olacağını düşünmüş demek ki.
    Yine de mutlaka sor, araştır.
    Sevgiler...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Canım ya 2'sinin de zorluğunu çekmek...:( Dün konuştuğumuz gibi, herkesten farklı bir doğum hikayesi duydum, ama sorunsuzunu duymadım. Ben de çok tutturdum bugüne kadar "herşey normal olsun" diye. Ama fazla şartlamamak gerekiyormuş kendini. Bu hafta karar veririz artık, tek tesellim kavuşmaya çok az kalmış olması :)

      Sil
  3. 29. Haftadaym ve doktorum alttan muayene istedi ilk oturduğumda çok gerildm ve istemeden sol bacağımi kasiyorum canimda acidi biraz siz bu durumda nasıl rahat oldunz gerçekten yaşayan birinden yardım istiyorum :(

    YanıtlaSil