34. haftamızı doldurduk! Son viraj mı :S

Eylül 11, 2012

Doktorumuzun deyimiyle son viraj!

Aman Allahım, daha dün 2 çizgiyi görmedim mi ben? 
6. haftada değil miydi ilk kontrolümüz?
Daha 14. haftayı yeni geçmedik mi cinsiyeti öğrendiğimiz?

E şimdi 34 bitti, hatta gelişime göre 35.haftanın ortalarındayız! Koşturuyor muyuz?

Zaman, o zamanlar o kadar yavaş akıyorken şimdi o zamanlar neden bu kadar çabuk geçmiş gibi geliyor ki bana?

Neden? Tabi ki heyecandan!

Bu hafta, yani bugün yine her zamanki gibi içim rahat olarak gittim kontrole. Ama nedense NST cihazından çıkıp da doktorumuz Serkan Güçlü'nün sedyesine uzandığım anda heyecan yaptım. Acaba, "ee artık son virajdayız" dediği için mi ki? E ben zaten biliyodum bunu, ama nasıl bir kalp çarpıntısı ki bizim pıtırcık da içimde hiiiç durmadı. NST'ye bağlıyken kuzu gibi yatan kuzucuk ultrasonda ona bakarken tekmeler eşliğinde probu itti durdu. Sanırım heyecanımla onu da tetikledim.




Artık minik kuzumuzun pek minikliği kalmıyor gibi, tam tamına 2546 gram olmuş. 2 haftada 400 gram aldığını varsayarsak, daha önümde 5 hafta var dersek, doktorumuzun hesabıyla 3.5 kilonun üstünde olma olasılığı var. Bu olasılık onun tombikliği açısından, doğumdan sonra ilk haftalarda zaten kilo kaybedeceği için iyi. Tombişliğini yanaklarından görmek mümkün, suyun içinde şiş gözüktüğünü varsaysak bile iyi besleniyor herhalde ;)

İyi de, ben bir de çıkışı düşünüyorum :S Haftaya büyük kontrol: Çatı muayenesi var! Eğer o muayeneyi geçemezsem ve bebeğim çıkacağı yeri düşünmeden kontrolsüzce büyümeye devam ederse (miniğimde suç yok tabi, ben çok fazla besleniyorum ya da yediğim yarıyor ona maşallah!), bu sefer sezeryan olayını konuşmak gerekicekmiş. Normal tarih: 17 Ekim olarak gözüküyor, 24 Ekime kadar yolu var. Ama sezeryan olursa 8-10 Ekim civarı doğum olabilir. Ya da beklenenden erken de dünyaya gelebilir.


Şuan pozisyonu hala normal doğum pozisyonu. Baş aşağı sarkıyor ne zamandır minik :) Yeri gayet rahat ve geniş duruyor, hareketleri kıpır kıpır. Boyu 45.5 cm olmuş. Kan akımları normal. Şuan doğsa da akciğerleri gelişmesini tamamladığı için herhangi bir sorun olmazmış. Doktorun içi rahat, da benim değil. Az daha kalsın orda, böyle rahatız biz ben taşırım, uyuturum, beslerim içimde. Daha hazır değilim :) Bundan sonraki zamanda beyin gelişimine devam ediyor ve vücut yağ depoluyormuş.

Ben mi nasılım?

Heyecan dışında iyiyim. Aslında genel olarak çok rahattım, rahatım da hala. Sanırım sadece bazen düşündüğüm zaman büyük günü, kavuşmayı, ayrılmayı, doğum anını, sancıları, ilk belirtileri, doğumun nerde nasıl başlayacağını, ilk yatışı, ilk görüşü, 2 iken 3 olmayı, bebekli olmayı, anne baba olmayı, iyi bir anne olup olamamayı, yetememeyi, tekrar bir düzen yaratabilmeyi, vs vs. kısaca hayatımızın değişeceği O ANI, bir garip hissediyorum. Korku, sıcaklık, buz kesme, kalp çarpıntısı, uykusuzluk ya da karışık rüyalar, ve son zamanlarda meydana çıkan baş ağrısı... Gelip geçici bu hisler sanırım artarak devam edicek O ANA kadar...

Vücudumun artık bu haline epey alıştım. Her ne kadar çok kilo almadın deseler de aynaya bakıp "hepsi yalancı" diyorum :) 16.5 kilo aldım ve daha 1 ayım var...Allahtan bol bol yüzdüm ve yürüdüm bir de hareketsiz olsam 25 kiloyu bulurdum herhalde. Karnım henüz yer çekimine direniyor, aşağı düşmedi. Ama annemin kontrolüyle 1-1.5 parmak kadar bir inme söz konusu. Bu da büyüklerimizin ultrasonsuz doktorsuz zamanlarda yaptığı kontrollere göre doğuma yaklaşık 3.5-4 hafta kadar kaldığını gösteriyor. Hala aşağıya doğru çok fazla baskı olmadığı için aşırı bir tuvalete çıkma isteği yok. Baskı hissi ve kasılmalar var, ama normalmiş. Ayaklarım hala şiş, ama bu şişlik derecesi de normalmiş. Nefes darlığı da hala var, özellikle sırt üstü yattığımda. Tek pozisyon iyi: sola dönük yatmak. Doğumdan sonra bir süre her yatış pozisyonunu deneyeceğim, aylardır aynı yatış olunca uyuşuyorsunuz artık.

Sadece daha da ağır hareket ediyorum her yerde. Dalıp çok hızlandığım anlar da oluyor ama o zamanlarda içimdeki kuzu rahatsız oluyor ki her tarafımı gerim gerim geriyor, mecburen yavaşlıyorum. Bazen gerginlikten karnım patlayacakmış gibi duruyor, bazen yumuşuyor. Ama yumuşak anları git gide daha az. Allahtan bu gerginliğe (henüz) bir çatlak oluşmadı, sadece bazı zamanlar hafiften bir kaşıntı oluyor. Cildimi nemli tutarak bunu da azaltıyoruz. Lekelenme de şuana kadar gözükmüyor. 

Daha önceden hamilelikte saçlarımın gürleştiğini söylemiş miydim? Merak edenler olduğu için burda da belirteyim. Ben liseden beri saçlarımı böyle sağlıklı ve gür hatırlamıyorum. Parladığını söylüyorlar. Hamilelikte hormonların aşırı salgılanması yüzünden saç dökülmesini nerdeyse hiç yaşamadım. E tabi beslenmeye de dikkat ediliyor, ek vitamin de alınıyor. Ben bir de bu süreçte saçlarımı aktardan aldığımız sarımsak özlü bir şampuanla yıkadım, ve yine sarımsak özlü saç bakım kremi ile bakımını da yaptım. Hepsi birlikte iyi geldi diye düşünüyorum. Doğumdan hemen sonra hormonlar normal seviyesine indiği için hamilelikte dökülmeyenler dökülecekmiş nasıl olsa. 1 ay daha böyle uzun, sağlıklı ve parlak saçlarla dolaşmanın keyfini çıkarabilirim (hamileliğin vücuda en güzel katkısı) Saçların dışında hamilelik sürecinde tırnakların uzayışı da çok hızlı, diğer tüylerin de. Malesef saçlara katkısı kadar sevinemiyorsunuz bu duruma :S


10 gün sonra 36. hafta kontrolümüz. Bundan sonra haftalık kontrollere başlıyoruz, bakalım kaç hafta "kontrol"lü gidebileceğiz ;)


BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *