32 haftayı bitirdik, çalışmaya devam...

Eylül 02, 2012

Artık geri sayım başladı.
Neyden mi? Teorik olarak 40 haftadan, yani son 8 hafta...Ama gerçekte bebeklerin sadece %5'i bu zamanda gelirmiş. Dolayısıyla tam olarak neyden geriye sayacağımızı bilmediğimizden miladı şu anlık 40 hafta kabul ettik ;)

32. haftamızın son günlerinde doktor ziyaretimiz vardı, hem bebeğimizi görmek hem de 32 haftalık raporumuzu almak için. Henüz çalışmama engel bir durum olmadığı için "son 3 haftaya kadar çalışabilir" raporumu aldık. 

Bebeğimizi görmeden önce 2. kez NST cihazına bağlandım. Herhangi bir rahim kasılması görülmediği için gönül rahatlığıyla en beklenen ana geldik ve miniğimizi göreceğimiz sedyeye uzandım. 

Bu sefer ilk defa bizim minik kuş arkasını dönmüştü bize. Dolayısıyla organlarını inceleyebildik ama yüzünü göstermedi. Doktorumuz Serkan Güçlü biraz yürümemi ve 1 saat sonra tekrar bakacağını söyledi. Biz de bu sırada hastanemize çok yakın mesafedeki IKEA'ya gittik, yemeklerimizi yedik, kahvemizi içtik ve yürüyeceğimiz sürenin çoğunu birşeyler yiyip içerek tamamlayıp hastaneye gittik ;)

En güzel an, henüz tanışmamış olsak da anne-babanın çocuğuyla kavuşma anı galiba. Öyle meraklı öyle heyecanlı oluyormuş ki insan o küçücük ekrana bakarken. Bizim uslu şirinimiz sözümüzü dinledi ve o tatlı mı tatlı yüzünü bize gösterdi.



Tombik olmuş :) "Oy oy oyyyy, nokta burunlum, yerim ben onuuuu" sesleriyle sevdik uzaktan. Kilosu 2100 gram olmuş, boyu da 43 cm. Kilo ve boyuna göre gelişimi yine 4-5 gün önde gözüküyor. Doğum tarihi de Ekim'in ortası gibi. Amniyon sıvısı yeterli, bebek hareketleri gayet düzgünmüş. Erken doğum riski henüz yok. Plasentanın yerleşimi önde değil. Bebeğimizin pozisyonu hala aynı, doğum kanalında değil ama baş aşağı duruyor ve çoğunlukla karnımın sağ tarafında yer alıyor. Arada bir değişmekle birlikte kontrol sırasında bağdaş kurarak oturmuş gibiydi ve poposu ve ayakları benim midemde ve kolları sağ bel boşluğumdaydı. Bu da benim son zamanlarda sağ böbreğime doğru inen yumrukları ve aniden nefesimin kesilmesini açıklıyor!

Her ne kadar hamilelik 40 haftalık bir süreç olsa da, erken doğumlar çok yaygın. Bebeğin iyi gelişimi için de anne karnında ne kadar kalırsa o kadar iyi. 37 haftadan önce olan doğumlar prematüre olarak sayılıyor ve bir süre bebeğin hastanede kalması gerekiyor. Ama 37'ye gelmeden de, okuduğumuz ve duyduğumuz kadarıyla önce 28. haftayı atlatmayı, sonra 30'u doldurmayı, sonra 32. haftayı tamamlamayı önemsedik. Böyle böyle haftaları sayarken her haftanın bitişinde çok daha rahatlıyor insan. Şuan itibari ile bebeğimizin akciğerleri gelişimini hemen hemen tamamlamış durumda. Sürekli olan hıçkırıkları da solunum egzersizi yaptığını gösteriyormuş ve her ne kadar başladı mı 15 dakika civarı sürse de bu hıçkırmalar onun iyilik durumunun göstergesiymiş.

Ben yine de emin olmak için doktorumuza hangi haftadan sonra artık derin bir nefes alabileceğimi sordum. O da 32. haftayı ikimizin de sağlıklı bir şekilde tamamlamış olduğumuzdan ve miniğimizin de 2 kg'yu geçmiş olmasından dolayı artık içinin rahat olduğunu söyledi. Ama durabildiği kadar orda dursun da dedi ;)

Bundan sonra kontrollerimiz 2 haftada 1. 34. haftamızın sonlarına doğru tekrar bir kontrol var. Kavuşmamıza az kaldı ve bizim heyecanımız giderek artıyor. Nasıl bastırıcaz bu kalp çarpıntısını? Bu gidişle doğum anındaki heyecanı ve merakımızı düşünemiyorum bile :S

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *