Değişimler...

Kuzum, boncuğum, böcüğüm!

Giderek senin benim bedenimde olma fikrine daha da alışıyorum. Hayatımı ister istemez seni düşünerek planlıyorum. Attığım her adımda yaptığım her harekette senin nasıl olacağını ne hissedeceğini düşünmeye çalışıyorum ister istemez. Sana günlerimi şöyle özetleyim:

Sabahları kalkar kalkmaz hemen tiroid ilacımı alıyorum. Ardından kendime hafif ama senin yararlanabileceğin bir kahvaltı hazırlıyorum (1 dilim ekmek, peynir, zeytin, domates, salatalık, yumurta ve sütten oluşan). Kimi zaman evde kimi zaman iş yerimde düzenli yapmaya çalışıyorum çünkü benim kahvaltıyla pek aram olmasa da senin bütün gece acıkmış olabileceğini düşünüyorum. Ve sabah içmekten en nefret ettiğim şeyi 1 bardak sütü mutlaka içmeye çalışıyorum.Üzerime rahat edebileceğim kıyafet (ki taytlar olmasa ben ne yapardım!) ve ayakkabı seçiyorum. İyi ki yaz geliyor da babanın aldığı birkaç elbiseyle öyle rahat ediyorum ki...Her zamanki gibi hafif bir makyaj yapıyorum, hafif bir çantayla ve gün içinde içinde atıştırmalık ıvır zıvırın olduğu poşetimle evden ayrılıyorum.


İşte gün boyu mümkün olduğunca limonlu ya da limonsuz bol su içmeye çalışıyorum ve günümün bi kısmını tuvalette geçiriyorum :) Öğlenleri yemeğimi iyi yemeği tercih ediyorum.Mutlaka biraz çorba, yoğurtlu salata ya da cacık ve içinde et ya da baklagil olan proteinli bir yemek. Genelde makarna-pilav ve yağlı kızartmalardan uzak durmaya az yemeye çalışıyorum. Yemek sonrası 10-15 dakika süren yürüyüşümü yapıyorum zorunlu olarak. Yiyebilirsem gün içinde ya da akşamları meyve mutlaka yiyorum. Şanslısın ki seninle kışı atlattık, kış meyvelerinden birlikte epey yedik. Hala da baban sayesinde portakal ve greyfurt suyu içmeye devam ediyoruz, bazen sabah bazen akşamları. Buara mevsim bahar olduğu için baya bi erik,çağla,çilek üçlüsünden yiyoruz. Hatta o kadar erik yedik ki bana bi erik ağacı dikmeyi planlıyolar. Muhtemelen senin bile için ekşimiştir ama kendimi tutamıyorum:S Arada bir de canım tatlı istediğinde (nadir oluyo) bi parça bitter çikolata yemeye çalışıyorum, hiç olmazsa tatlı nedir öğrenesin diye:)

Akşamları  eğer evdeysek daha hafif ve dikkatli yemeye çalışıyorum. Favorim balıklı salata ve çorba.Yanında yoğurt da olabilir. Hem hazmetmesi kolay oluyo hem de önlenemez kilo alışımı frenlemeye çalışıyorum. Bunların yanında gün içinde badem, ceviz, kuru erik vs. yemeye çalışıyorum. Yemekten sonra Elevit'imi alıyorum ve tekrar su ve tuvalet dolu bir akşam beni bekliyor. Babanla daha sonra ya film izliyoruz ya hamilelik hakkında bişeyler okuyoruz ya da senin hakkında sohbet ediyoruz. Ya da arkadaşlarımızla veya ailelerimizle zaman geçiriyoruz.

Gördüğün gibi iştahım hiç açık değil (!). Dünyayı yiyomuşum yahu!!!


Akşam yatarken ise içinde kakaodan zeytin yağına, bademden avokado yağına binbirtürlü şifa olan bir yağ karışımını vücuduma sürüyoruz ki çatlaklarım olmasın. Benim düşünceli kuzum, tabi önce doktora danıştıktan sonra aktara gidip doktorumuzun söylediği bikaç yağ istemiş. Aktardaki adam "eşiniz hamile mi?" diye sorup elinde olan etkili bu karışımı babana vermiş. O da hemen hemen her akşam bana bu yağı sürüp doğuma kadar ve doğum sonrasında güzel görünmem için elinden geleni yapıyor.

Ve sonra başlıyor uzun geceler :S

Hemen hemen her gece 1 kez (genelde sabaha karşı) tuvalet için uyanıyorum. Ben hiç alışkın değildim böyle gece uykumun bölünmesine, artık 4 ay sonunda alıştım sayılır. Bazı geceler erkenden bi uyanıyorum, 1-2 saat sebepsiz uyuyamıyorum. Karnım geceleri daha bi geriliyo ve büyüyo sanki. İçimde büyüdüğünü ve karın çeperlerime yaptığın baskıyı hissedebiliyorum. Öyle gergin oluyorum ki bi taraftan diğerine dönmekte zorlanıyorum, hele sırt üstü yatmak çok zorluyor. Genelde önerildiği gibi sol tarafıma yatmaya gayret ediyorum. Uyuyamadığım bu zamanlar birsürü sorular soruyorum kendime cevabı olmayan. Acaba nasılsın, herşey yolunda mı içerde? Acaba iyi bakabiliyor muyum sana ve daha sonra da bakabilecek miyim? Sahi ben nasıl bakıcam küçücük minnacık sana? Acaba beni sevicek misin? Acaba anlaşabilicek miyiz? Acaba iyi yetiştirebilicek miyiz seni? Acaba nasıl çıkarıcam seni içimden? Çok tosun olma olur mu, ya da koca kafalı :) Sığabileceğin kadar büyü de rahatçacık çık ordan :))

Bazen de saçma sapan rüyalar görüyorum geceleri. Birini de dün akşam gördüm: sözde doğum yapmışım ama senin yerine ikiz kız bebekler doğurmuşum. Ama ikisi de birbirine benzemiyo, biri diğerinden daha büyük. Bir de ikisi de doğar doğmaz yürümeye başladı, küçük değillerdi. Üstelik beni sevmedikleri gibi benden kaçmaya çalıştılar. Nasıl korktum, uyandığımda hemen elim sana gitti. Varlığını içimde hissetmek (her ne kadar hareketlerini hissedemesem de) öyle güzel ki...

Artık karnım daha da belirgin. Dışardan bakınca herkes anlıyo. E kilo da aldım tabi, herkes yakıştığını söylüyo ama hiç memnun değilim ben kilo takıntılı biri olarak! Şimdi beklediğim, sen kendini ne zaman iyi ve güçlü hissedersen, bana kendini hissettirmen. Bir kıpırtı, bir hareket her neyse...Ne zaman nerde nasıl hissedicem bilmiyorum ama sabırsızlıkla o anı bekliyorum boncuğum...
Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder