Babası gibi yatıyo kuzucuğummm

Artık baloncuklarımın yerini küçük seyirmeler aldı;)

Karnımın her tarafında, bazen sağda bazen solda bazen aşağıda küçük küçük dürtmeler eşliğinde nerden geldiğini bilmediğim bir tarafta hissediyorum bebeğimi. Sanki tırnağıyla dürtüyo gibi, içimi gıdıklıyo gibi ;)

Önceleri "gazdır, histir, psikolojiktir" dediğim bu dürtmeler ilk başta çok nadir olsa da giderek hemen hemen hergün hissettirmeye başladı kendini. Hatta bir gece küçük bi lokum yiyip öyle yatmıştım yatağa ve hemen ardından dürtülmeye başlayınca tadını sevdiğini anladım. Şimdi ne zaman kıpırtısını hissetmek istesem evde, hele Murat'ın da elini koyup onun da hissetmesini sağlamak istesen bi parça tatlı bişey yiyip uzanıyorum ;)

Bunun dışında, bir gece öncesine kadar, ayaklarımda akşam üzeri oluşan hafif şişliğin ve sadece bir gün ayağıma giren krampın dışında herhangi bir şikayetim yoktu. Ama o gece karnımda göğsüme vuran karın ağrısıyla uyandım.Evde ne kadar turladıysam da geçmek bilmedi. Su içtim, koltuk koltuk gezdim, tüm yatış pozisyonlarını denedim, ayaklarımı havaya kaldırdım, tuvalete girdim ama yok! Muratı da uyandırmamak için diğer odaya uzandım ve sabahı sabah ettim resmen...

İnsan kendinde bir problem olunca çok panik yapmıyor, içerim bi ilaç geçer diyor. En kötü hastaneye gideriz bir iğne bir serum tamam. Ama şimdi ilaç içemiyorum, ağrının kaynağını bilmediğim gibi acaba bende birşey yok da bebeğim mi sıkıntıda diye düşünüp iyice panik yapıyorum.

Sabah hemen doktorumuzu aradık, önce artık karar verdiğimiz üzere Tınaztepe Hastanesine gitmek için öğleden sonrasına randevu aldık. Bu ara ağrım da geçmişti zaten. Doktorun ya acelesi olduğundan ya da ruhen kötü olduğundan bizi resmen başından savdığı için aldığımız ölçüm sonuçlarına ve "birşeyiniz yok" cevabına güvenemedik. Biz yine başından beri gittiğimiz doktorumuz Serkan Güçlünün yanında soluğu aldık.

Veee iyi haberler! Ayrıntılı ultrason sonucuna göre bebeğimizin beyini, organları, kemik gelişimi, kan dolaşımı herbişeysi normalmiş. Hatta kemikleri uzun boylu olacağını gösteriyormuş, hangimizin selvi boyuna çektiyse artık (!) Kilosu 270 gram boyu da ortalama olarak 19 cm olmuş. İçimde öööle kuzu gibi yatıyo, hem de babasının yatış şekliyle bir eli yukarıya doğru yanağının yanında, diğer eli aşağı doğru yumruk şeklinde sanırım uyuyodu. Hala şeklinden birilerine benzetemiyo olsak da içimdeki varlığı ve kendini hissettirmesi bile bize yetiyo..



Rutin kontrollerin dışında o ağrının kaynağının üşütmeden ya da gazdan olduğu sonucuna vardı doktor. Özellikle "karpuz, erik, çilek" gibi meyvelerin çok gaz yapacağını söyledi ve anında o gün hepsinden bol miktarda yediğimi söyledim. Sanırım aşırı yükleme yaptım aynı gün. Ve bu gaz ağrısı beni o gece kıvrandırmış. Ödem ise bu haftalarda normalmiş, tansiyonum böyle düşük olduğu sürece önemli değilmiş.  Hatta idrarda protein bile çıkabilirmiş biraz. Yine de tuzdan uzak, protein ağırlıklı yemekle beslenmemi önerdi. Ayrıca diğer doktorun AYNI GÜN aldığı tüm ölçümlerin neredeyse 1 hafta ileri olduğunu da öğrendik. Sonraki kontrolü 20.haftaya değil, 3 hafta sonraya verdi ve bizi rahatlamış olarak uğurladı:)

Bu arada 20. haftadan sonra tetanoz aşısı vurulmam gerektiğini hatırlattı. Bunu aile hekimleri de yapabiliyormuş ücretsiz olarak. Şimdi haftayı bekliyorum, hem aşımızı olmak için hem de haftaya olan Bodrum gezimiz için...


Google+ ile Paylaş

Hakkında Canan Canal

    Blogger Yorumları
    Facebook Yorumları

0 yorum:

Yorum Gönder