2'li test sonuçları...yuppiiii!

Nisan 11, 2012

Başlıktan da belli olduğu üzere kıpır kıpırım, pek mutlu pek heyecanlıyım.(Hemen burda maşallah diyip, dilimi ısırıyor ve biyerlerimi kaşımayı ihmal etmiyorum). Dün sonuçlarımızı aldık ve çok şükür ki bir kez daha, herşeyin normal olduğunu, kan ve ultrason sonuçlarına göre down sendromlu riskinin düşük olduğunu (1:10000'den daha az) öğrendik ve yine bebeğimizi gördük. Aslında doktorumuz tam söyleyeceklerini bitirmişti ki son kelimelerini bekleyemeden kuzu gibi bakıp "görebilir miyiz yine?" diye sordum. Hemen de ekledim itiraz etmesin diye, "geçen hafta tam anlamadık, cihaz arızalandığı için de..." Ne kadar inandırıcı oldu bilmiyorum ama gözlerimdeki istekten "hemen hemen" dedi. Keşke haftalık kontroller olsa aylık yerine...Hatta günlük bile olabilir:) Ama bunun bebeğimi nasıl rahatsız edebileceğini düşünüyorum da, rahat rahat yatıp büyürken sürekli dürtülmek hiç hoş olmasa gerek...

Dün yine hareketsiz kaldığı bir an doktorumuz probla karnımı 3 kez dürtünce bizimki rahatsız oldu. Hatta 3 boyutlu resmini çekerken gördük ki elini karnıma dayamış itiyo, "yapmayın" diyo ya da sığamıyo. Henüz hareket dilini çözemedik, sanırım alışıcaz yakında. Yeri yeterince büyükmüş ona ama bize her baktığımızda sıkışıp kalıyo gibi geliyo :) Daha bi büyümüş, 7.2 cm olmuş ve gelişimine göre 13+3 gün olarak gözüküyor. Görüntünün en güzel yeri de miniğimizin BANA sarılarak yatıyor olmasıydı :) 13 haftayı sağlıklı ve sorunsuz bir şekilde tamamlamış olmanın verdiği rahatlık ve keyifle soluğumuzu ailelerimizin yanında aldık. Hemen telefonlarımıza sarıldık. Hem benim hem biriciğimin akrabalarından bazılarına (ki ben anneannemi ve babaannemi tercih ettim) güzel haberi vererek artık istediklerine müjdeyi verebileceklerini söyledik.Öyle korkutmuşuz ki onları daha erken söylemek için diye önce bi durdular, anlamadılar, sonra jet hızıyla aramışlar. Arkadaşlarımızla da iyice paylaştık, zaten artık benim saklayacak bi halim kalmadı :)



Tüm bu 13 haftada (ilk trimesteri tamamlamış olarak söyleyebilirim ki)
bebeğim beni hiç üzmedi, hemen hemen hiç rahatsızlık vermedi. Uzun süredir mide yanmalarımı hissetmiyorum. Kokulara karşı zaten rahatsızlığım olmadığı için bulantı da hiç yaşamamış biri olarak hakkaten çok şanslı hissediyorum kendimi. Yorgunluk durumum daha iyi, öyle yata yata büyütenlerden değilim galiba :) Gece daha geç vakte kadar oturabiliyorum çoğu zaman (12'yi görebiliyorum artık). İştahım hala yerinde her zamanki gibi :)) Ama daha dengeli besleniyorum, mide yanmalarım olmadığı için ekmek ve makarnaya saldırmıyorum. Her zamanki gibi sağlıklı beslenmeme arada bir kaçırarak devam ediyorum. Arada bir de, dün olduğu gibi mesela, turşu kavanozunu görünce deliriyorum. Dün annem turşu yapmış daha 5 günlük. Olmamış belli tam sevdiğim, kütür kütür. Hem de lahana, salatalık biber, ayrı ayrı kavanozlarda. Bir de tuzu az atmış şişmeyim diye. Çığlık atçaktım resmen kavanozu görünce. Kapağı açtığım gibi ellerimle yedim turşuyu hepsinin gözü önünde. Rahat bi koca yemek tabağı yemişimdir soluk almadan. Kıtlıktan da çıkmadım, biliyorum daha önce çoook turşu gördüm bu ilk değil :) Hep severdim bu illeti ama şimdi sevmekle kalmıyorum, yamyamlaşıyorum. Geçen haftalarda annemin otlu böreğini sıcak sıcak ellerimle yediğim gibi çatalı almak için bile zaman kaybetmeden sanki biri önümden çekip alıcakmış gibi turşu için de çıldırdım. Tuzsuz olduğundan şişmedim, henüz şikayetim yok. Zaten bol su ve sıvıyla dengelediğime inanıyor yine akşamı iple çekiyorum o kavanozu görmek için :) 

Yalnız tuvalet ihtiyacımın neden hep geceleri geldiğini de anlamış değilim. Yatmadan önce tuvalete girmeme ve bişey içmememe rağmen nedense hemen hemen her gece 1 kez kalkıyorum. Geceleri sorunsuz ve deliksiz uyuyan biri olarak bana öyle zor geliyo ki, gözüm kapalı yürürken gece kendi kendime "alış canan" diyorum, bundan sonra sanırım böyle ve daha da kötüye gidicek :S Bir de son zamanlarda arada bir olan gece rahatsızlıkları başladı. Pat diye uyanıyorum, uyuyamıyorum sonra kolay kolay. Bi ton şey düşünüyorum bu arada, neler neler, ne planlar, ne hayaller, ne endişeler ne üzüntüler. Geçen gece Murat'a baktım, onu izledim gece uyurken. Sonra dedim ki o olmasaydı hayatımda napardım, "ya ona bişey olursa?" dedim ve başladım ağlamaya, susamıyorum, tıkandım iyice :( Sonra da dua ettim birsürü, tam da sabah ezanı vaktinde. (Dualarımı burda yazmıyım, okursa bana demediğini bırakmaz). Ağlaya ağlaya uyuyakalmışım...Bir de gece bitaraftan öbür yana dönerken uyanıyorum karnımın gerilmesiyle. Sanki dört bi taraftan karnımı çekiyolar, hem aşağı hem yukarı hem sağdan hem soldan. Sağa yatıyorum olmuyo, sırt üstü yatınca zaten daha çok geriliyorum. Mecburen doktorumun da dediği bebeğimin de yaptığı gibi sola doğru cenin pozisyonunda yatıyorum. Ama bu da bi süre sonra uyuşturuyo resmen bünyeyi, değiştiriyorum. Özetle gecelerim artık tuhaflaşmaya ve uykum huzursuz edici olmaya başladı :S

Bunların dışında artık dışardan bakılınca göbeğimin baya baya benden önde gittiği anlaşılıyor. Hani zayıf ya da normal kiloda olan kızlar vardır ama göbekli olurlar ya. İşte ben de buara karşımdakilerin "bebek mi göbek mi" diye sorguladıkları zamanlardayım. Giyim şeklim değiştiğinden kimi öyle anlıyodur, kimi hep bu kilomda bildiğinden tahmin ediyodur. Ama okulda bölümümdekilerin tek tek anladıklarının hatta yolda geçenlerin bile gözlerinin direk karnıma kaydıklarının gayet net farkındayım :)

Serkan beyle bir sonraki kontrolümüz 3 Mayıs'ta. O hafta 16. haftamız olduğundan 3'lü test de yapılacak her ihitimale karşı. Bu arada biz başka hastaneye de gidip haftaya tekrar kontrole girip meleğimizi görücez :)

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *