10. hafta: El sallıyor pıtırcık :)

Mart 21, 2012

2 haftalık huzursuz bekleyişin ardından geçen hafta tavsiye üzerine randevu aldığım hastaneye (Özel Tınaztepe Hastanesi) nihayet dün gittik. Hem hastanenin hem de doktorumuzun tarafımızca didik didik incelenmesinin ardından yine korkuyla ve heyecanla uzandım yatağa. Bu heyecandan kalbimin atışı resmen dışardan duyulucak gibi oluyor, ellerim titriyor, biranda buz kesiyor bütün vücudum. Allahım henüz sadece 1/4 'ini tamamladık yolun, bakalım sonuna kadar nasıl dayanıcam çatlamadan?

Ben heyecanımın ve kalp atışımın yavaşlamasını beklerken tam da karşımdaki ekranda pıtırcığımızı görüyorum. Nasıl büyümüş bu sefer, tabi azcık orantısız bir büyüme ama olsun :) Boyu 3 cm'e ulaşmış. Boyunun yarısını kafası oluşturuyor şuanlık. Daha belirgin hale gelmeye başlamış. Kalp atışları çok hızlanmış, dakikada tan 176 kez! Tam da o sırada bir kıpırtı gördük, bizim pıtırcık sol elini sallamaya başladı bize, sonra hareketlendi kıpır kıpır yerinden oynadı. Ayakları henüz çok net seçilmiyor, sadece doktorun tarifiyle görebildik. Ama kollarını salladığından görebildik. Çok hareketli olduğundan bu kalp atım hızı, şuan için kesemiz ve bebeğimizin boyu gayet normalmiş. 2 hafta sonra hareketleri daha net görebilicekmişiz.




Aklımda olan sorulardan midemin yanmasını ve şimdiden 2 kilo aldığımı söyledim. Midem için rennie ilacını verdi, şurup olarak. Mide tabakasını kaplayıp dışkı ile atıldığından bebeğe geçişi yokmuş. Buara olan başağrılarım için minoset (plus olmayan, plus ında kafein varmış) içebilirmişim. Zaten zorda kalmazsam içebileceğimi düşünmüyorum bu ilaçları, onu etkilemek istemiyorum. Dayanabildiğim kadar dayanmam lazım. Kilo konusuna ise takılmadı, ayda 1-1.5 kilo normalmiş. Çok alırsam ilerde diyetisyene de başlayabilirmişim. Bulantım olmadığı için ise şanslıymışım (farkındayım ama kaşınıyorum galiba! ah bu korkular...).

Doktorumuzla doğum konusunu detaylıca konuştuk. Bundan sonra da gideceğimiz hastanelerde bu konular ile ilgili bilgi sahibi olursak daha iyi bir karar verebiliriz.

O küçücük elin bize doğru sallanmasıyla bu kadar mutlu olabilirdik. Birden haftalar öncesine, içimdeki ilk sesi hissettiğim zamana gittim. Ne kadar uzun zaman geçmiş aradan. Ozamanlar sadece bir HİS, şimdi "ben iyiyim, merak etmeyin!" diyerek el sallayan bir pıtırcığa dönüşmüş. Anladım ki tüm endişelerim yersizmiş ve o beni mutlu etmek için sinyal gönderirmiş. Demek ki, "sen iyi ol ki o da iyi olsun" sözleri çok doğruymuş ;) 

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *