4.Hafta: Hamileyim galiba!

Şubat 11, 2012

İçimde garip bir HİS var. Ağrı değil, sancı değil, mutluluk, heyecan, acı, üzüntü, sıkıntı, dert değil. Bir olay değil yaşadığım ya da duyduğum bir söz aklımda kalan...Sadece his var. Garip, tuhaf bir his. Sanki ben, ben değilim gibi. Sanki birşey olucak gibi. Sanki hayatım değişecek, hiç birşey aynı olmayacak gibi. Kötü haber mi beklediğim, değil. İyi haber mi o da değil. Bekliyor muyum birşey? Hem gibi hem değil. Peki nedir beklediğim? Nedir bendeki tuhaflık. 2 gündür yüzümü inceliyorum, hasta mı olucam gibi? O da değil.Sanki içimde bir kıpırtı var, heyecanlı mıyım? O da değil. Nedir bu duygu değişimi bende? Regl öncesi sendrom mu? Iııh, o da değil. Tarif edemediğim, kelimelere dökemediğim, içimden, çooook derinliklerlerden gelen bir ses, bir kıpırtı, bir dürtü, bir HİS sadece. "Canan, hazır ol" diyen bir ses...Kimin sesi bu?

İşte kendi kendime olan bu konuşmalarla gittim 6 Şubat'ta eczaneye. Yağmurun altında yürüyüp evime en uzak eczaneden bir test aldım ve Murat gelmeden eve koştum. Henüz regl tarihim gecikmesini bırak, daha 2-3 gün vardı. Ama içimdeki sesi durduramıyordum. Bir çare bulmalıydım, sebep sunmalıydım kendime. Testi yaptım ve beklemeye başladım sonuca bakmayarak. Yazılı olan sürenin sonunda baktığımda sanki çooook derinden, çok silik, çok uçuk bir 2.çizgi gördüm. Sanki mi? Hayır kesindi gördüğüm. Yanlış olabilir miydi? Belki, ama değildi. Bu hissin karşılığıydı bu. Test yanlış değildi. Folyoya sarıp çekmecemize kaldırdım, tarihi attım.


3 gün daha geçti.
Regl tarihim bugün olabilirdi. Ama biliyorum olmayacak. Eminim ben, susmuyor içimdeki ses, kıpırtım var biliyorum. Bu sefer evin hemen yanındaki eczaneye gittim. Kalabılığın arasından sessizce bir test istedim. Okadar sessizdim ki, 2. kez istemek zorunda kaldım. Testi kaptığım gibi eve geldim. Aşkım gelmeden hemen uyguladım. Başladım beklemeye, bu sefer başında. 2-3 dakika sonra 2. çizgiyi yine gördüm, daha belirgin pembe. "Acaba mı?" demedim bu sefer. Biliyordum dedim, eminim! Bunu da folyoya sarıp çekmecemize attım. Akşam bize gelen annemle babamın ve Muratın yanında zor oturdum, alev alev yanıyorum. Nasıl saklayacağım daha.

Ki saklayamadım da. Her zamanki gibi benim periyodumu takip eden ve ruh halime göre toleransını yükselten  biriciğim yine sorusunu sordu. Konu değiştirmeye çalıştım ama yok, saklayamıyorum, yanıyorum ki içten içe. Çekmeceyi açıp içindekileri getirmesini söyledim. Alır almaz anladı ve yatağa öyle bir zıpladı ki, kedim benim, uçtu sevinçten. "Tamam, şimdi bu yükle sen de uğraş bakalım" dedim içimden :)


2 gün daha geçti. 11 şubatta bir test daha aldık. Zaten eminim de, ikimizin gözü önünde tekrarlamak istedim, 3 olsun içimiz rahatlasın dedim.Veee bu sefer hiç beklemeden 2. çizgiyi gördük bile. Rahatladık mı? Hayır! Bekleyelim bir süre diye düşündük, daha çok erken, çok yeni. Gereksiz yorumlar duymak istemediğimiz için doktor randevusunu şubatın sonuna almaya karar verdik. Henüz kimseye de söylemek istemedik. Ve ilk randevumuzu Prof. Dr. Serkan Güçlü'den 21 Şubat 2012'ye aldık. Geriye heyecanlı bir bekleyiş kalıyor bize...

BUNLARI OKUMAK İSTEYEBİLİRSİN

0 YORUM

Translate

İLETİŞİM

Ad

E-posta *

Mesaj *